BÜ’de Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu’nun Kurulmasının Ardından

Banu Tanç

Gökçe Oflu

Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü olarak yıllardır yürüttüğümüz üniversitede cinsel taciz konulu çalışmalar, bazı akademisyenlerin ve üniversite yönetiminin desteğiyle kurulan Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu’yla (CİTÖK) kurumsal bir kimlik kazanıyor. 2011 güz döneminde Serra Müderrisoğlu, Can Candan ve Karanfil Soyhun’un çağrısıyla tekrar başlayan çalışma, düzenlenen forum ve söyleşilerle kampüs gündemine taşındı. Komisyonun kurulma sürecine dair daha ayrıntılı bilgi için bü’de kadın gündemi’nin 23. sayısındaki “Boğaziçi Üniversitesi’nde Cinsel Taciz Politikaları: 2011-2012 Yılında Gelinen Nokta” başlıklı yazıyı inceleyebilirsiniz.[1] Bu yazı ise kurulan komisyon hakkında kampüs kamuoyunu bilgilendirmek ve komisyonun eksikliklerini belirtmek üzere kaleme alındı.

Rektörlüğe bağlı olan bu komisyonun yetki ve sorumlulukları arasında cinsel tacizle ilgili şikâyetleri değerlendirmek ve okulun tüm bileşenlerine yönelik hem bilgilendirici hem önleyici çalışmalar ve etkinlikler yapmak yer alıyor. Yani komisyonun birincil görevi gelen şikâyetleri değerlendirmek, sonuçlandırmak ve gerekiyorsa yaptırım uygulayacak olan disiplin kuruluna bilirkişi gibi rapor sunarak değerlendirme sürecinde etkin olmak. YÖK yönetmeliği müsaade etmediği için, maalesef bu birimin disiplin kurulunda olduğu gibi yaptırım uygulama yetkisine sahip olması yasal olarak mümkün değil. Bundan böyle kurulan komisyon haftada bir toplanarak bu çalışmalar ve etkinliklerle ilgili yeni öneriler üretmeye ve cinsel taciz şikâyetleri için işletilecek prosedürleri belirlemeye çalışacak.

CİTÖK on bir kişiden oluşuyor. Bu sayı özel olarak belirlenmiş olmamakla birlikte üyeler de seçilerek değil, kendi istekleriyle komisyona dahil olmuş kişiler. Komisyona dahil olmaları, gerek çalıştıkları alanda karşılaştıkları olaylarla gerekse kişisel tecrübeleriyle cinsel tacizin özel bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği kanısına varmış olmalarından kaynaklanıyor. Üyeler arasında okulun birçok farklı biriminden görevliler, akademisyenler ve BÜKAK’tan öğrenci temsilcileri bulunuyor. Üye isimleri ise şu şekilde: Öğrenci İşleri Dekanı ve Sosyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Biray Kolluoğlu, Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Serra Müderrisoğlu, Ekonomi Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Şemsa Özar, Batı Dilleri ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlisi Can Candan, YADYOK İleri İngilizce Öğretim Görevlisi Aylin Vartanyan, Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Hande Sart, BÜREM’den Uzm. Psikolojik Danışman Tülin Arman, Mediko Sosyal Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Serap Çakıcı Alparslan, Koruma ve Güvenlik Şube Müdürü Ejder Karahan, Öğrenci Faaliyetleri Sorumlusu Selver Kılıçarslan ve BÜKAK’tan öğrenci temsilcileri.

Cinsel taciz şikâyetlerini değerlendirecek bir yapının ve işleyişinin oluşturulması CİTÖK’ün en temel görevleri arasında. Bu değerlendirme yapısının kurulmasıyla cinsel taciz şikâyetleri tek bir kurum tarafından değerlendirilecek ve bu sayede Üniversite Yaşamı Etik Kurulu (ÜYEK) ve Öğrenci Etik Kurulu (ÖEK) arasında şikâyetleri değerlendirme konusundaki ikilik ortadan kalkmış olacak. Disiplin Kurulu’na intikal eden cinsel taciz vakalarında komisyondan bir temsilcinin yapılacak toplantılarda bulunması talebi ise rektörlük tarafından onaylandı. Bu sayede şikâyetçinin mağduriyetini arttırmadan, olay kendisine tekrar anlattırılmadan değerlendirilme sürecinin işlemesi için ilk adım atılmış oldu. Ağustos 2012’de değişen Yükseköğretim Kurumlarındaki Öğrenci Disiplinleri Yönetmeliği’ne göre cinsel tacizin cezası iki yarıyıl uzaklaştırmadır.[2] Yine yönetmeliğe göre “kişinin vücudu üzerinde cinsel davranışlarda bulunmak suretiyle cinsel dokunulmazlıklarını ihlal etmek” ise okuldan atılmakla cezalandırılmaktadır.[3] Yeni yönetmelikte cinsel suçlara dair cezai yaptırımların bulunması ve bunların üniversite kamuoyunca bilinmesi bu suçların cezasız kalmayacağının görünmesi açısından önem taşımaktadır. Ancak komisyonun tek ve nihai amacı bu suçları ağır bir şekilde cezalandırmak değildir. Dolayısıyla komisyonun bir diğer görevi, yaptığı etkinlik ve eğitim çalışmalarıyla cinsel taciz, saldırı ve tecavüzü önlemeye çalışmak, okulun tüm bileşenlerini bu konuda mümkün olduğunca bilinçlendirmek, tacize maruz kaldıklarında yapabilecekleri ve tacizin uygulayıcısı olduklarında başlarına gelecekler konusunda düzenli olarak bilgilendirmektir. Bu hedefe ulaşmak için komisyon toplantılarında çıkan önerilere; üniversiteye yeni gelen öğrencileri oryantasyon döneminde seminer ve broşürlerle cinsel taciz ve Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu’nun varlığı hakkında bilgilendirmek ve hazırlık sınıflarının okuma paketlerine cinsel tacize yönelik okumalar eklemek örnek gösterilebilir.

Komisyonun bir diğer görevi Tacizden Koruma ve Korunma Kılavuzu’nu revize ederek yeni bir politika belgesi oluşturmak. Komisyon, bu belge oluşturulurken yurtiçi ve yurtdışında cinsel taciz konusunda kurumsal politikalar geliştirmiş olan üniversitelerin çalışmalarının incelenmesine ve konunun hukuki, psikolojik, toplumsal süreçlerine dair uzmanlardan deneyim aktarımı istenmesine karar verdi.

Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu’nun her hafta düzenlenecek olan toplantılarının ilkinde ele aldığı konu, kampüste yaşanan acil durumlarda nasıl bir prosedürün izlenmesi gerektiği oldu. Her an ulaşılabilecek bir acil durum hattının kurulması ve saldırıya maruz kalan kişinin kendi telefonuyla bu hattı arayamaması durumuna karşı kampüsün çeşitli yerlerine yalnızca bu hatta erişecek telefonlar yerleştirilmesi kararlaştırıldı. Bazı komisyon üyeleri acil durumlarda neler yapılması gerektiğine dair broşür hazırlama konusunda sorumluluk aldı. Bunların yanında yine cinsel tacizi kampüste görünür kılma ve çözüm süreçleriyle ilgili eğitim verme amacıyla uzman isimlerin ve cinsel taciz vakaları konusunda deneyimli kişilerin katılımıyla dönem süresince etkinlikler yapılmasının sürece önemli katkılar sağlayacağı düşünüldü.

Kampüste cinsel tacizle mücadele etmek için çalışmalar yürüten kurumsal bir yapının oluşturulması oldukça değerli ve diğer pek çok üniversite için de örnek teşkil edebilir. Ancak komisyonun kurulma sürecinde harcanan emeğin boşa gitmemesi için hem komisyon üyelerinin hem de BÜKAK’ın üzerinde hemfikir olduğu Cinsel Tacizi Önleme Ofisi’nin en kısa sürede kurulması gerekmektedir. BÜKAK’ın eğitim araştırma çalışmalarının sonucu yaptığı öneride komisyon ve ofis farklı yetki ve görevlere sahip birimler olarak sunulmuştu. Yeri ve çalışan(lar)ı sabit, ulaşılması kolay olan bir kurum olan ofis kurulduğu takdirde, bilgilendirici/önleyici çalışmalar ve etkinlikler düzenlemekle, yayınlar hazırlamakla, yıllık raporlama yapmak ve kendisine ya da komisyon üyelerine ulaşan şikâyetlerin hızla değerlendirilmesi için tüm komisyon üyelerini haberdar etmekle sorumlu olacak. Komisyon ise yukarıda da söylediğimiz gibi, gelen şikâyetleri değerlendiren, sonuçlandıran ve disiplin kuruluna bilirkişi gibi rapor sunarak değerlendirme sürecinde etkin olan bir birim. Üyeleri sürekli değişen ve bireysel inisiyatiflerle ilerleyen komisyonun ve komisyonda alınan kararların sürekliliği ancak kurulacak bir ofisle sağlanabilir. Ofisin kurulması için hem komisyon üyelerinin hem de kampüste konuyla ilgili duyarlılık gösteren herkesin üniversite yönetimine talepte bulunması bu süreci hızlandırabilir. Biz de BÜKAK olarak gerek komisyon içinde gerekse kampüste yapılacak etkinliklerle cinsel tacizin sürekli kampüs gündeminde yer alması için çalışmalarımıza ve okuyucularımızı ilerleyen süreçlere dair bilgilendirmeye devam edeceğiz.

 



[1] Ariya Toprak ve Gökçe Oflu, “Boğaziçi Üniversitesi’nde Cinsel Taciz Politikaları: 2011-2012 Yılında Gelinen Nokta”, bü’de kadın gündemi, 2012, s. 9-13.

[2] Madde 8/e, “Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği”, 18 Ağustos 2012, bkz.: http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=7.5.16532&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=%C3%B6%C4%9Frenci%20disiplin, 23 Ocak 2013 tarihinde erişilmiştir.

[3]A. g. e., Madde 9/ç, 23 0cak 2013 tarihinde erişilmiştir.