Boğaziçi Üniversitesi’nde Cinsel Taciz Politikaları: 2011 – 2012 Yılında Gelinen Nokta

2006 yılında okul yönetiminin, akademisyenlerin ve BÜKAK’ın katılımıyla Boğaziçi Üniversitesi’nin cinsel tacize karşı kurumsal politikalarını geliştirmek adına bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirilmişti. BÜKAK, bu toplantıda yaptığı sunumda mevcut durum değerlendirmesine ve cinsel tacize karşı alınabilecek önlemlere yer verdi. Bu sürecin sonunda okuldaki cinsel taciz politikalarını değiştirmek için harekete geçilmesi planlanıyordu. Ancak okul yönetiminin bu konudaki isteksiz tavrı ve süreçte çalışan hoca ve öğrencilerin takipsizliği sonucu bu konuda bir değişikliğe gidilemedi. Geçtiğimiz güz döneminde, yeniden harekete geçmek isteyen Serra Müderrisoğlu, Can Candan ve Karanfil Soyhun’un talepleri üzerine tekrar bir araya gelmeye ve BÜKAK’ın geçmiş deneyimini ve önerilerini gözden geçirmeye başladık. Hocalarla yaptığımız bu görüşmelerde bü’de kadın gündemi’nin onüçüncü sayısında yer alan ve mevcut kılavuzu inceleyip eksik yönlerini eleştiren yazıyı temel aldık.[1] Bu süreçle beraber kulüp içinde bir cinsel taciz çalışma grubu kurduk ve okul içinde konuyu gündemleştirmek için neler yapabileceğimizi daha detaylı konuşmaya ve tartışmaya başladık.

Kulüp olarak daha önce de yürüttüğümüz cinsel taciz çalışmasının bu seneki ayağında öncelikle elimizde olan materyalleri okuduk. Bunların ilki okulun mevcut cinsel taciz politikasını beyan eden “Tacizden Koruma ve Korunma Kılavuzu” idi.[2] Bu kılavuz Türkiye’de bir üniversitede, taciz meselesini konu almış ve yayınlanmış ilk kılavuzdu. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki bu adımdan sonra Sabancı ve Ankara Üniversiteleri’nde de cinsel taciz politikaları geliştirildi. Bizler de bu çalışmayı sürdürürken üniversitelerin taciz politikalarını incelemek için hem Türkiye’deki hem de Amerika Birleşik Devletleri’ndeki okulların cinsel tacize dair duruşunu beyan eden ve uygulayıcı kurumlarını konu alan metinleri karşılaştırmalı olarak okuduk. “Tacizden Koruma ve Korunma Kılavuzu” olarak adlandırılmış ve Boğaziçi Üniversitesi’nin internet sayfasının derinliklerine yerleştirilmiş olan bu metinden yola çıkarak kulüp içinde yaptığımız tartışmalardan sonra okulun cinsel taciz politikalarındaki sorunlarla ilgili birçok noktada ortaklaştık. Bunlardan bazıları doğrudan bu metinle, bazılarıysa okulda cinsel tacizle ilgilenmesi beklenen kurulların işleyişiyle –ama daha çok işlemeyişiyle- ilgiliydi.

Gerek kulüp içinde gerek hocalar ve Öğrenci İşleri Dekanı ile bir araya gelerek yaptığımız bu tartışmalar, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen bir forumla kampüs gündemine taşındı. Forum kampüsteki herkesi ilgilendiren bir konuyla alakalı olmasına rağmen katılım beklenenden çok azdı. Yine de tartışmalar oldukça verimli geçti. İlk olarak halihazırdaki “Tacizden Koruma ve Korunma Kılavuzu”ndan bahsedildi ve kılavuzun eksiklikleri tartışıldı. En çok üzerinde durulan konu ise vakit kaybetmeden kurulması gereken bir Cinsel Taciz Komisyonu, yani tacize maruz kalan kişilerin başvurabilecekleri kurumsal bir yapı oluşturmaktı. Bu yapıya ihtiyaç duyulmasının en önemli sebebi ise kuşkusuz şikayetlerin hem Üniversite Yaşamı Etik Kurulu (ÜYEK) hem de Öğrenci Etik Kurulu (ÖEK) tarafından ele alınacağının ifade edilmesiyle ortaya çıkan karmaşaydı. Ayrıca bu kurulların hiçbir yaptırımının olmaması ve kurulda görev alanların cinsel taciz konusunda herhangi bir eğitim almamış olmaları, cinsel taciz durumunda işleyecek sürecin ilerlemesini zorlaştıracak etkenlerdi. Bir taciz durumunda başvurulacak net ve sabit bir kurumun olmaması ve işleyişinin belirsiz olması zaten başlatılması zor olan şikayet sürecini daha da zora sokmaktadır. Ayrıca cinsel taciz konusunda eğitim alan komisyon üyeleri, diğer hak ihlallerinden daha farklı değerlendirilmesi gereken cinsel taciz vakalarını daha deneyimli ve uzmanlaşmış bir şekilde ele alarak yapıcı çözümler sunabilirler. Cinsel Taciz Komisyonu yapacağı duyurularla da şu an ÜYEK ve ÖEK’in cinsel taciz vakalarına bakma konusundaki görünürlüğünden daha fazlasına sahip olacaktır. bü’de kadın gündemi’nin on ikinci ve on üçüncü sayılarında bulunan, BÜKAK’ın, cinsel taciz politikalarına dair yaptığı çalışmaların sonucunda hazırladığı slayta göz gezdirirsek kurulması önerilen bu komisyonun dört ana görevinin olması gerektiğini söyleyebiliriz: Cinsel taciz şikayetlerini değerlendirmek ve duruma göre arabuluculuğa veya disiplin soruşturmasına ön ayak olmak; bir cinsel taciz vakasıyla karşılaşıldığında Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi (BÜREM), Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (BÜPAM), Mediko ve avukatlar arasında koordinasyon sağlamak; komisyona gelen vakalar ve sonuçlarına dair verileri düzenli olarak kaydedip her sene bunları yıllık raporlara dönüştürmek ve son olarak, cinsel tacizi önleyici çalışmalar yaparak çalışanların ve öğrencilerin bu konudaki duyarlılığını artırmaktır.[3]

Forumda tartışılan bir diğer konu ise Cinsel Taciz Komisyonu’nun sadece, feminist itkilerle hareket eden birtakım akademisyen ve öğrencilerin inisiyatifine bırakılması durumunda zamanla etkisini ve gücünü kaybetme ihtimalinin bulunmasıydı. Bu yüzden, kampüste cinsel tacizi önlemek ve Cinsel Taciz Komisyonu’nun devamlılığını sağlamak için bir Cinsel Taciz Ofisi kurmanın gerekli olduğunda karar kılındı. Cinsel Taciz Ofisi bültenler ve broşürler dağıtarak, çeşitli seminerler ve atölyeler düzenleyerek veya internet yoluyla BÜ mensuplarını cinsel taciz konusunda aydınlatacak; Cinsel Taciz Komisyonu’nu ve diğer kurumları olası bir şikayette gerektiği biçimde koordine edecektir. Kurulması önerilen bu ikili yapıda tacize uğrayan kişinin şikayet sürecinden minimum zararla çıkması göz önünde tutulmalı, mevcut durumdaki gibi bürokratik engellerle kişi daha fazla yıpratılmamalıdır. Bu kurumların BÜPAM ve BÜREM’le kuracakları bağ bu nedenle çok hassastır. Ayrıca, bünyesinde sadece öğretim üyelerinin değil, öğrenci ve personelin de bulunması ve şikayetçinin dilediği komisyon üyesiyle görüşmesi süreci kolaylaştıracaktır. Aynı zamanda bu yapıların sadece kişiler arası durumları değil, şikayet edildiği takdirde okulda yapılan etkinlikleri ve asılan afişleri değerlendirmesinin önemi vurgulandı. Şikayetçi ya da tacizde bulunduğu iddia edilen kişi BÜ mensubuysa, tacizin kampüsün içinde mi dışında mı gerçekleştiği göz önünde bulundurulmaksızın gerekli işlemlerin başlatılması ve “zaman aşımı” gibi bir tehlikeye açık kapı bırakılmamasının önemli olduğuna değinildi. Akademisyen – öğrenci gibi eşit statüde olmayan bireylerin kurduğu ilişkilerin ortaya çıkarabileceği sorunlardan kaçınmak için ise, bu tür ilişkilerde herhangi bir taciz olayı gerçekleşsin ya da gerçekleşmesin, mümkünse aradaki hiyerarşik ilişkinin ortadan kaldırılması önerildi. Örneğin, öğrenci – hoca arasındaki herhangi bir ilişki durumunda öğrencinin mağdur edilmeden başka bir derse geçmesi gibi…

Yukarıda bahsedilen ihtiyaçlar hocalarla ve yönetimle yaptığımız toplantılarda da üstünde ortaklaşılan ihtiyaçlardı. Geçen dönem boyunca yaptığımız bu çalışmadan henüz somut sonuçlar almış değiliz. Ancak önümüzdeki dönemde değişen üniversite yönetimine taleplerimizi bildirip birlikte çalışarak okulda cinsel tacize karşı mücadeleyi daha görünür kılmayı ve işlerliği olan bir sistem kurulmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bunun için attığımız ilk adım Serra Müderrisoğlu, Can Candan, Şemsa Özar ve Öğrenci İşleri Dekanı Biray Kolluoğlu ile yeniden bir araya gelip komisyonun acilen kurulmasını talep eden bir dilekçeyi rektörlüğe iletmek oldu. Bu komisyonun işleyişinin devamlılığını sağlayacak, rektörlüğe bağlı bir cinsel taciz ofisinin kurulacak olması zaman alacak gibi görünse de, bir sonraki hedefimiz olmaya devam ediyor. Ayrıca önümüzdeki dönemde bu konunun okulun tüm birimlerinde tekrar tartışmaya açılması için hem idari personel hem akademik personelden konuyla şimdiye kadar ilgilenenlerin öncülüğünde forumlar düzenlenmesi düşünülüyor. Bizler de kampüste toplumsal cinsiyete bağlı ayrımcılığı önlemek için elzem olan bu tartışmayı kampüsün gündeminde tutmak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.



[1] Bkz. BÜKAK Cinsel Taciz Çalışma Grubu, “Tacizden Koruma ve Korunma Kılavuzu Üzerine Bir İnceleme,” bü’de kadın gündemi,  say. 13 (2007): 35

[2] Bkz.“Tacizden Koruma ve Korunma Kılavuzu, Boğaziçi Üniversitesi Resmi İnternet Sitesi, http://www.boun.edu.tr/tr-TR/Content/Default.aspx?SectionID=350. 8 Ekim 2012 tarihinde erişilmiştir.

[3] “Üniversitede Cinsel Taciz,” bü’de kadın gündemi, say. 12-13 (2007): 15-55, 7-49.