Belgesel Çalışması

BÜKAK’ta “Boğaziçi Üniversitesi’nde Başörtüsü Yasağı” Konulu Belgesel Çalışması

2008 yaz dönemi itibariyle BÜKAK’ta Boğaziçi Üniversitesi’nde başörtüsü yasağını konu alan bir belgesel çalışması yürütmekteyiz. Belgeselin ortaya çıkmasındaki nedenlerden biri eğitimde başörtüsü sorununun Türkiye’de yüksek siyaset malzemesi haline getirilmesine, yasağın başörtülü kadınları nasıl etkilediğinin ve başörtülü kadınların bu yasağı nasıl deneyimlediklerinin önemsizleştirilmesine, başörtülü kadınların kamusal alanda istedikleri biçimde varolma haklarının ihlal edilmesine ve iradelerinin yok sayılmasına duyduğumuz tepkiydi. Belgeselimizin amacı başörtülü öğrencilerin diğer kadın öğrencilerden farklılaşan yaşam deneyimlerinin ve yasaklara karşı yürüttükleri mücadelenin görünürleşmesine katkıda bulunmak, başörtülü kadınlarla başörtülü olmayan diğer öğrenci kadınların hangi zeminlerde dayanışabileceğine ve ortak feminist bir dilin nasıl oluşturulabileceğine dair Boğaziçi özelinde bir tartışma başlatmaktır. Bu belgesel Boğaziçi Üniversitesi’nde 1980’lerden bu yana eğitim alan başörtülü kadın öğrencilerin, başörtüsü yasaklarını nasıl deneyimledikleri ve bu konunun okulda nasıl tartışıldığı konusunda başörtülü ve başörtüsüz kadınların tanıklıklarına dayanıyor.

Belgesel çalışmamıza öncelikle belgeselimizin dramaturjisini oluşturmamıza katkı sunması amacıyla başörtüsü yasağı ile ilgili çeşitli okumalar yaparak başladık, kendi aramızda bu konuda tartışmalar yürüttük. Belgeselimiz çoğunlukla sözlü tarih görüşmelerine dayanacağı için; sözlü tarih görüşmelerinin nasıl yapılacağı, nelere dikkat etmek gerektiği konusunda bilgi sahibi olmamız gerekiyordu. Feminist Kadın Çevresi’nde yer alan ve doktorasını feminist antropoloji üzerine yapan Şirin Özgün bize sözlü tarih üzerine bir seminer vererek bu eksikliğimizi gidermemize katkı sağladı. Sonrasında belgesel çekiminin teknik gereklilikleri konusunda bir öğrenme sürecine girdik. Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’ndan (BGST) Onur Günay ve Mehmet Özveren ile birlikte kamera kullanımı ve montaj konusunda çeşitli atölye çalışmaları yaptık. Bu öğrenme sürecimiz devam ederken okulumuzda halen öğrenci olan ya da mezun kadınlarla çekimler yapıyorduk. Bu yazının kaleme alındığı tarihe kadar toplam on üç görüşme gerçekleştirdik.

Belgesel çalışmamıza ilk başladığımızda hedefimiz 8 Mart 2009’a kadar belgeseli tamamlamaktı. Ancak süreç içerisinde belgeselin tamamlanması hedefimizi güz 2009’a erteledik. Bu kararı vermemizdeki sebeplerden biri hedeflediğimiz görüşme sayısına henüz ulaşamamış olmamızdı. Ayrıca 1980’lerden bugüne kadar Boğaziçi’nde eğitim almış olan başörtülü kadınlarla görüşmeyi hedeflememize rağmen, ağırlıklı olarak 2000’li yıllarda Boğaziçi’nde okumuş kadınlarla görüşebilmemiz ve 1980’li, 1990’lı yıllarda öğrenci olmuş sadece bir kadınla görüşmüş olmamız belgesel sürecimizdeki en büyük eksiklikti. Erteleme kararımızın ardındaki bir diğer neden de 1980’li yıllardan bu yana başörtüsü mücadelesinin Boğaziçi’ndeki tarihini ele alırken bulmamız gereken arşiv görüntülerine ulaşmak için yeterli zamanımızın kalmamış olmasıydı. Bu nedenlerle belgeseli tamamlama hedefimizi güz 2009’a çekmemizin nitelikli bir ürün ortaya çıkarmamız için daha doğru olacağına karar verdik.

Belgesel çekmeye başlamamızla beraber Türkiye’de belgesel sinemacı kadınların çalışmalarını araştırmaya ve çekilen belgeselleri izlemeye koyulduk. Aslında Türkiye’de belgesel çeken kadınlar sinemanın diğer alanlarında film çeken kadınlara kıyasla görece daha fazlalar, fakat yaptıkları çalışmalar yeterince görünür değil. Bu sebeple Türkiye’de belgesel sinemacılıkla uğraşan kadınların çalışmalarını ve tecrübelerini görünür kılmak amacıyla BÜ’de Kadın Gündemi adlı bültenimizin 16. sayısı için “Belgeselcilikte Yeni Bir Dil: Feminist Belgeselcilik” başlıklı bir dosya hazırladık.

Belgesel çekmeye başlamamızla beraber Türkiye’de ve dünyada belgesel sinemanın durumuna dair çalışmalar yapmaya başladık. Önümüzdeki dönemlerde kendi belgeselimizde perspektif oluşturması için, dünyada ve Türkiye’de çekilmiş kadın konulu belgesellerin dramaturjik ve teknik yapısını inceleyerek çalışmalarımıza devam etmek istiyoruz. Özellikle 80’ler ve 90’larda okulda öğrenci olmuş kadınlara görüşmelerimize devam etmeyi ve arşiv çalışması yürütmeyi planlıyoruz.

Başörtüsü yasağına dair çekeceğimiz bir belgesel ile başörtülü ve başörtüsüz kadınlar olarak bir araya gelmemiz daha pek çok konuda bir arada bir şeyler üretebileceğimizi anlamamızı sağladı. Projeye başlamaya karar vermeden önce BÜKAK’ta başörtüsü konusunda yaptığımız fikir alışverişleri ve belgesel çalışmamızın kendisi gösterdi ki başörtüsü mücadelesi kadınların dayanışması ve zorluklara karşı birlikte mücadele etmesiyle daha anlamlı bir hale gelecek.