Bir Durum Analizi: Kampüste Flört Şiddeti

Rana Kayacan
Selen Aktaş
Selenay Boz

Flört şiddeti, özellikle sosyal medyanın yaygın kullanımıyla beraber konuyla ilgili artan bilgilendirici paylaşımlarla artık daha fazla insanın bildiği, kavramlarına hâkim olmaya başladığı bir konu. Öyle ki flört şiddeti kavramlarından biri olan ve en genel anlamıyla manipülasyon olarak tanımlayabileceğimiz gaslighting kelimesi Merriam-Webster Sözlüğü’ne göre yılın kelimesi seçildi.¹ Ancak flört şiddeti kavramlarının görünürlüğünün artmış olması konu hakkındaki farkındalığın her zaman umut verici şekilde artması anlamına gelmiyor. Halihazırda flört şiddeti üzerine yapılan araştırmaların ve güncel verilerin sınırlı sayıda olduğunu söylemek mümkün. Dolayısıyla flört şiddetini kampüste gündeme getirme amacıyla Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü (BÜKAK) olarak 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında Dr. Gizem Sürenkök ve Dr. Senem Yıldız ile Flört Şiddeti: Eşit ve Güvenli İlişkiler Mümkün isimli bir etkinlik gerçekleştirdik. Bu etkinliği kampüse taşımak istememizde Boğaziçi Üniversitesi’nin ve Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu’nun (CİTÖK) güncel durumunun etkili olduğunu söyleyebiliriz.

CİTÖK, Boğaziçi Üniversitesi’nde 2012 yılından beri faaliyet gösteren ve temel olarak kampüste öğrencilere, akademik ve idari personele yönelik cinsel taciz konusunda farkındalık yaratacak önleyici faaliyetler düzenlemekle sorumlu olan bir yapı. Bunun yanında CİTÖK’ün 2006 yılından beri Cinsel Tacizi Önleme, Eğitim ve Destek Koordinatörlüğü bulunuyor ve bu ofiste 2021 yılına kadar okulun başka hiçbir yapısında görev almayan bağımsız bir koordinatör çalışıyordu. Komisyonda çalışan ve diğer komisyon üyelerinden farklı olarak başka akademik ya da idari sorumlulukları olmayan koordinatörün görevden alınmasıyla CİTÖK’ün işlevsizleştirildiğini söylemek mümkün. Okula yeni girmiş öğrencilere oryantasyon kapsamında yoklamalı olarak CİTÖK Ofis Koordinatörü tarafından verilen Toplumsal Cinsiyet ve Flört Şiddeti derslerinden güncel durumda yalnızca biri, Flört Şiddeti dersi, hâlâ verilmeye devam ediliyor ancak artık yoklamalı değil. Toplumsal Cinsiyet dersi ise programdan çıkartıldı. Bunun yanında kampüste cinsel taciz, flört şiddeti ya da toplumsal cinsiyet üzerine resmî araştırmalar yapılmıyor. Ofis koordinatörünün görevden alınmasının kampüste CİTÖK’ün kapatıldığına dair bir algı yarattığını da söyleyebiliriz ve bu algı CİTÖK’e yapılabilecek başvuruların sekteye uğramasına sebep oluyor.

Dolayısıyla kampüste cinsel taciz, toplumsal cinsiyet temelli taciz ya da flört şiddeti -özellikle yapılan ifşalar üzerinden- yalnızca Boğaziçi öğrencilerine ve mezunlarına açık bir Facebook grubu olan Boğaziçi BUDDY’de karşımıza çıkmaya başladı. Dönem dönem artan bu ifşalar hem CİTÖK gibi yapıların işletilme ihtiyacını hem de flört şiddeti konusunda farkındalık yaratabilecek önleyici ve bilgilendirici faaliyetlerin gerekliliğini gösteriyor. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda Flört Şiddeti: Eşit ve Güvenli İlişkiler Mümkün isimli etkinlikte Gizem Sürenkök yazının ilerleyen kısımlarında bahsedilecek olan flört şiddetinin temel kavramlarını çeşitli örneklerle açıklarken aynı zamanda CİTÖK üyesi olan Senem Yıldız CİTÖK’ün genel yapısı, işlevi ve güncel durumu üzerine konuştu. Etkinlik sonrasında flört şiddeti üzerine bir anket yapılmasının, kampüsteki flört şiddeti farkındalığı konusundaki genel durumu görmemize yardımcı olacağını düşündük.

Ankete Dair

Hazırladığımız anket 11 çoktan seçmeli soru ve opsiyonel 1 açık uçlu sorudan oluşuyor. 11 sorudan 4 tanesi katılımcıların cinsiyetini, cinsel yönelimini, yaşını ve sınıfını öğrenmek için hazırlanmış sorularken diğer 7 soru şu şekildedir:

Flört şiddetinin ne anlama geldiğini biliyor musunuz?

  • Evet
  • Hayır

Flört şiddeti ile ilgili aşağıdaki kavramlardan hangilerini biliyorsunuz?

  • Gaslighting (manipülasyon)
  • Love bombing (aşka tutma)
  • Ghosting (hayaletleme)
  • Benching (yedekleme)
  • Stealthing (onaysız prezervatif çıkarma)
  • Stalking (ısrarlı takip)
  • Onay inşası

Daha önce flört şiddetine maruz bırakıldınız mı?

  • Evet
  • Hayır

Aşağıdaki flört şiddeti biçimlerinden hangisine ya da hangilerine maruz bırakıldınız?

  • Gaslighting (manipülasyon)
  • Love bombing (aşka tutma)
  • Ghosting (hayaletleme)
  • Benching (yedekleme)
  • Stealthing (onaysız prezervatif çıkarma)
  • Stalking (ısrarlı takip)
  • Onay inşası

Daha önce flört şiddeti uyguladınız mı?

  • Evet
  • Hayır

Aşağıdaki flört şiddeti biçimlerinden hangisini ya da hangilerini uyguladınız?

  • Sözel Şiddet (bağırma, isim takma, aşağılama vb.)
  • Fiziksel Şiddet (itme, vurma, sarsma vb.)
  • Psikolojik/Duygusal Şiddet (manipülasyon, suçlu hissettirme, yalan söyleme, tehdit etme vb.)
  • Cinsel Şiddet (onayın olmadığı ya da inşa edildiği cinsel davranışlar)
  • Dijital Şiddet (ısrarlı takip, şifre isteme, telefon karıştırma, sürekli konum isteme, vb.)
  • Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet (toplumsal cinsiyet rollerine dayalı ayrımcılıklar, beklentiler vb.)
  • Ekonomik Şiddet (ekonomik baskı kurma, hesap ödetme, hediye bekleme, kişinin parasını kontrol etme vb.)
  • Daha önce flört şiddeti uygulamadım.

Aşağıdaki davranışlardan flört şiddeti olarak değerlendirdiklerinizi işaretleyiniz.

  • Kıskançlık
  • Cinsel içerikli fotoğraf/video paylaşmaya zorlama
  • Bazı arkadaşlarını sosyal medya hesaplarından silmesini isteme
  • Kişisel kararlara saygı duymama
  • Cinsellik konusunda “hayır” cevabını kabul etmeme ve ikna etmeye çalışma
  • Partnerin yanında değilken sürekli mesaj atma, konum ve fotoğraf isteme

Bu ankette çok temel sorular seçtik ve anketi az sayıda soruyla sınırlandırdık. Bu tercihimizde hem flört şiddeti hakkında temel farkındalık seviyesini ölçmeye çalışmamız hem de katılımcı sayısını olabildiğince artırmak istememiz etkili oldu. Cevaplarda kullandığımız kavramların bazılarına parantez içlerinde açıklamalar ekledik. Bunun sebebi özellikle flört şiddeti kavramlarıyla ilgili sorularda terimlerin Türkçe hâllerini de kullanarak katılımcıların terimin hangi kullanımını bildiğinden bağımsız olarak içeriklerine göre cevap verebilmelerini sağlamaktı. Şiddet biçimleriyle ilgili olan iki sorudaysa cevapları parantez içinde açıklamak istememizin sebebi literatürde geçen genel tanımlamayı kullanırken katılımcıların aklında bu tanımın içeriği ve neyi kapsadığıyla ilgili genel bir çerçeve oluşmasını istememiz oldu. Bu sorulara ek olarak anketin son adımı “Flört şiddetini kampüs içinde ve günlük yaşantılarımızda önlemek için neler yapılması gerektiğine dair fikir ve önerileriniz varsa bu soruda paylaşabilirsiniz.” maddesiydi. Diğer soruların tümü katılımcılar için yanıtlaması zorunlu tutulmuşken bu soru opsiyonel bırakılmıştır.

Anketi hazırlarken özellikle Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin flört şiddeti farkındalığını ölçmek ve kampüsteki farkındalığa dair yorum yapmak hedeflendiği için hedef kitle kaçıncı sınıfta olduğu ya da yaşı fark etmeksizin Boğaziçi Üniversitesi öğrencileridir. Anketin yaygınlaşması için kulübün sosyal medya hesapları kullanılmıştır ve anket çevrimiçi yapılmıştır. Dolayısıyla ankete gelen cevaplar içinde Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olmayan katılımcıların cevapları olması mümkün. Sosyal medya hesaplarımızın yanı sıra BUDDY’de ve sınıf gruplarında yaygınlaştırdığımızdan gelen cevapların büyük çoğunluğunun okulun öğrencilerinden geldiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Anket Bulguları

Araştırmada toplamda 433 katılımcı bulunmaktadır. Katılımcılardan 140 kişi erkek, 264 kişi kadın, 23 kişi non-binary olarak kendini tanımlarken 3 kişiyse cinsiyetini belirtmek istememiştir. Gelen cevaplardan 3’ü ise geçersizdir.

Grafik 1

Anketi yanıtlayan kişilerden 104’ü kendini biseksüel, 258’i heteroseksüel, 8’i lezbiyen, 6’sı gey, 15’i panseksüel, 3’ü kuir, 3’ü demiseksüel, 3’ü aseksüel, 3’ü bi-curious olarak tanımlarken 2 kişi ise bilmediğini ifade etmiştir.

Grafik 2

Ankete katılan kişilerin sınıflarına göre dağılımları grafik 3’te gösterildiği gibidir.

Grafik 3

Katılımcıların yaşlara göre dağılımı grafik 4’te gösterildiği gibidir.

Grafik 4

“Flört şiddetinin ne anlama geldiğini biliyor musunuz?” sorusuna katılımcıların %86,4’ü “evet” cevabını verdi. Bu cevapların cinsiyetlere göre dağılımı grafik 5’teki gibidir.

Grafik 5

“Flört şiddetiyle ilgili aşağıdaki kavramlardan –gaslighting (manipülasyon), love bombing (aşka tutma), ghosting (hayaletleme), benching (yedekleme), stealthing (onaysız prezervatif çıkarma), stalking (ısrarlı takip), onay inşası- hangilerini biliyorsunuz?” sorusunda en çok işaretlenen cevap %95,4 oranıyla gaslighting olurken bilinirliği diğerlerine göre düşük olan yanıtlar benching (%51,3), stealthing (%49) ve onay inşası (%52,4) oldu.

“Daha önce flört şiddetine maruz bırakıldınız mı?” sorusuna katılımcıların %64,9’u “evet” derken “Daha önce flört şiddeti uyguladınız mı?” sorusuna katılımcıların %30’u “evet” demiştir. Bu cevapların cinsiyete göre dağılımı grafik 6 ve grafik 7’deki gibidir.

Grafik 6

“Aşağıdaki flört şiddeti biçimlerinden hangisine ya da hangilerine maruz bırakıldınız?” sorusunda en çok seçilen cevap %59,8 oranıyla “psikolojik/duygusal şiddet” olurken en az seçilen ise %7,9 ile “ekonomik şiddet” olmuştur. Katılımcıların 147’si flört şiddeti biçimlerinden herhangi birine maruz kalmadığını belirtirken sözel şiddete 124 kişi, fiziksel şiddete 41 kişi, psikolojik/duygusal şiddete 259 kişi, cinsel şiddete 120 kişi, dijital şiddete 102 kişi, toplumsal cinsiyet temelli şiddete 115 kişi, ekonomik şiddete 34 kişi maruz bırakılmıştır.

“Aşağıdaki flört şiddeti biçimlerinden hangisini ya da hangilerini uyguladınız?” sorusunda katılımcıların %70,2’si daha önce flört şiddeti uygulamadığını belirtirken %29,8’i uyguladım cevabı vermiştir. Uygulanan flört şiddeti türlerinden en fazla uygulananı %20,8 oranla duygusal şiddetken en azı %1,8 oranla cinsel şiddet olmuştur.

Grafik 7

“Aşağıdaki davranışlardan flört şiddeti olarak değerlendirdiklerinizi işaretleyiniz.” kısmında en çok işaretlenen seçenek “cinsel içerikli fotoğraf/video paylaşmaya zorlama” (%96,8) ve “cinsellik konusunda ‘hayır’ cevabını kabul etmeme ve ikna etmeye çalışma” (%96,1) olmuştur. En az işaretlenen seçenekse %46,2 oranla “kıskançlık” olmuştur.

Son olarak flört şiddetini kampüs içinde ve günlük yaşantılarımızda önlemek için neler yapılması gerektiğine dair fikir ve öneri sorduğumuz opsiyonel soruya 75 adet öneri içeren yanıt verilmiştir.

Tartışma

Bu bölümde yukarıda bulguları açıklanan anketin sonuçlarına dair katılımcıların yaşlarına, cinsiyetlerine, cinsel yönelimlerine göre dağılımları üzerinden değerlendirmeler yapılması amaçlanmıştır.

“Flört şiddetinin ne anlama geldiğini biliyor musunuz?” sorusuna ankete katılan kadın katılımcılardan %91’i, non-binary katılımcılardan %95’i “evet” cevabını verirken bu oran erkek katılımcılarda %75 oranındadır. Dolayısıyla ankete katılan örnekleme göre kadınların ve non-binary’lerin flört şiddeti kavramına erkeklere kıyasla daha hâkim olduğu çıkarımı yapılabilir. Aynı soruya evet cevabı veren katılımcıların yaşlara ve sınıflara göre dağılımına bakıldığında aralarında önemli bir fark olmadığı görülmüştür.

“Daha önce flört şiddetine maruz bırakıldınız mı?” şeklindeki sorunun “evet” ya da “hayır” şeklinde değerlendirilmesi istenmiştir. 433 öğrencinin 281’i soruya “evet” yanıtını vermiştir. Ankete katılan 264 kadın öğrencinin 187’si, 140 erkek öğrencinin 74’ü, non-binary 23 kişinin 18’i ve cinsiyetini belirtmek istemeyen 3 kişinin 1’i daha önce flört şiddetine maruz bırakıldıklarını ifade etmişlerdir. Çeşitli alanlarda süregelen toplumsal cinsiyet eşitsizliği, şiddeti pekiştiren kültürel normlar, ekonomik ve politik eşitsizlikler ve yasaların uygulanmasındaki yetersizlikler flört şiddetine kadın ve non-binary öğrencilerin daha çok maruz kalmasının arkasındaki çeşitli toplumsal sebeplerden olabilir. Aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve konu hakkındaki farkındalıklarının az olması erkeklerin de yüksek oranda flört şiddetine maruz kalmalarına neden olarak gösterilebilir.

“Daha önce flört şiddeti uyguladınız mı?” sorusuna, 130 kişi “evet” cevabını vermiştir. Bu cevabı verenlerin 78’ini kadın öğrenciler, 43’ünü erkek öğrenciler ve 7’sini non-binary öğrenciler oluşturmaktadır. Burada hem kadın hem erkek öğrencilerin “evet” cevaplarında birbirine yakın değerler görüyoruz. Bu oranı flört şiddeti türleri içinden psikolojik/duygusal şiddet uyguladığını söyleyenler üzerinden değerlendirecek olursak 29 erkek psikolojik/duygusal şiddeti işaretlerken 54 kadın ve 5 non-binary aynı cevabı verdiğini görüyoruz. Katılımcılardan hangi flört şiddeti biçimini uyguladığı sorusuna gelen yanıtların çoğunu sözel şiddet ve psikolojik/duygusal şiddet oluşturmaktadır. Bu oldukça önemli ama genelde göz ardı ettiğimiz, meşrulaştırdığımız bir mesele. Özellikle konu psikolojik şiddet olduğunda diğer şiddet türlerine göre fark edilmesinin daha zor olduğunu söyleyebiliriz. Çok sayıda genç kadın, yaşıtı olan erkek arkadaşı tarafından şiddete maruz kaldığı hâlde çoğunlukla yaşadıklarını anlamakta, anlamlandırmakta ve şiddetin belirtilerini tanımakta zorluk çekiyor. Kadınlar daha çok maruz kaldıkları ve “mağdur” oldukları için bu kavramsallaştırmaya daha çok ihtiyaç duyuyor olabilirler. Dolayısıyla bu durum psikolojik şiddet uyguladığını söyleyenler arasında kadınların oranının yüksek olmasını açıklayabilir.

Anket sonuçlarına göre flört şiddeti kavramları arasında en az bilinen kavramlardan biri %52,4 oranla “onay inşası” olmuştur. Peki katılımcıların yarısından fazlasının bilmediği bu kavram ne demek? Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin tanımına göre, kişinin onaylamadığı herhangi bir cinsel davranışı onaylatmaya çalışmak o kişinin onayını inşa etmek anlamına gelir. Kişinin karar verme yetisinin manipüle edildiği durumlarda onay inşasından bahsedilebilir. Onay inşası fiziksel zorlama içermeyen yöntemleri kullanır. Bu yöntemler ısrar, manipülasyon, onay verilmezse başkalarına gitme tehdidi gibi duygusal tehditler, iltifat, hediyeler, maddi destek gibi ikna yöntemleri, duygusal baskı, kaygıyı azaltma olabilir.² Katılımcıların %96,8’i cinsel içerikli fotoğraf/video paylaşmaya zorlama, %96,1’i cinsellik konusunda “hayır” cevabını kabul etmeme ve ikna etmeye çalışma gibi aslında onay inşasının tanımına içkin olan kavramları flört şiddeti olarak değerlendirmiştir. Onay inşası kavramıyla yakından ilişkili olan bu şiddet biçimleri, katılımcıların çoğu tarafından flört şiddeti kapsamında düşünülse de katılımcılar onay inşası kavramına yarı yarıya yabancıdır. Bunun sebebi kavramın toplum içinde veya sosyal medyada diğer kavramlara nazaran daha az görünür olması olabilir.

Benching, onay inşasından hemen önce %51,3 oranla en az bilinen flört şiddeti kavramlarından biri olmuştur. Partnerlerden birinin açık ve sağlıklı bir iletişim kurmazken hem ilişkiyi bitirmemesi hem de tam anlamıyla ilişkiye devam etmemesi durumudur. Dolayısıyla karşı taraf sürekli olarak bir bilinmezliğin içinde yedekte tutulmuş olur. Bu durum flört ilişkisi sırasında partnerlerin açık ve sağlıklı bir iletişim geliştirmemesinden kaynaklanabilir, ancak zaman zaman bilinçli olarak yapılan ve manipülasyonla iç içe geçen bir kavramdır.

Stealthing ise anket sonuçlarında %49,4 oranla en az bilinen kavram. Onaysız prezervatif çıkarma anlamına gelen bu davranış, Birleşik Krallık, Kanada, Almanya, Yeni Zelanda ve İsviçre gibi bazı ülkelerde cinsel şiddet kapsamında değerlendirilir ve suç sayılmıştır. Diğer kavramların yanında en az bilinen kavramlardan olmasının sebepleri arasında Türkiye’de cinselliğin tabu olarak görülmesi, cinsellik eğitimlerinin yeterli ve erişilebilir olmaması, aynı zamanda korunma yöntemlerinin ve cinsel haklarımızın yeteri kadar bilinmemesi sayılabilir. Örneğin güncel durumda Türkiye’de bu konuda alınmış bir karar ya da onaysız prezervatif çıkarmanın yasal olarak nasıl değerlendirildiğine dair bir haber medyaya yansımamıştır.

Love bombing, ghosting ve gaslighting, katılımcıların neredeyse tamamı tarafından bilinen kavramlardır. Love bombing aşk-sevgi bombardımanı anlamına gelir. İleride partnere karşı gücü ve kontrolü elde tutmaya yönelik ilişki başlarında sergilenen aşırı ilgiye dönük davranış ve tutumları içerir. Ghosting, herhangi bir uyarı ve gerekçe olmadan bir partnerin diğeriyle olan iletişim ve paylaşımlarını ani bir şekilde kesmesi anlamına gelir. Gaslighting ise psikolojik manipülasyon tekniğidir çeşitli yöntemlerle karşıdaki kişinin düşünce ve algılarını değiştirmeyi barındırır. Gaslighting, 1930’larda oynanan bir tiyatro oyunundan adını alır. Senaryoya göre Jack, eşi Bella’yı manipüle etmek için her gün gaz lambasının ışığını biraz kısıyor. Eşi “Bu lambanın ışığı azaldı mı?” diye sorduğunda sert bir şekilde karşılık verip kadını aşağılıyor. Sonuç olarak Bella’nın kendisine olan güvenini yitirmesini hedefliyor. İşte bu nedenle yapılan bu duygusal manipülasyonun adı gaslighting oluyor.³ Özellikle bu üç kavram günümüz flört dünyasında oldukça yaygın olmakla beraber günlük sohbetlerde de çokça duyabileceğimiz kelimelerdendir. Bu da diğer kavramlara göre daha çok konuşulmalarının bir sebebi olabilir.

Katılımcıların %53,8’i kıskançlığı flört şiddeti olarak ele almadığını belirtti. Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin de bahanesi, hatta bazen faillerin iyi hâl indirimi almasına sebep olan kıskançlık, sanıldığı kadar masum mu? Kıskançlığı sevinç ya da üzüntü gibi doğal ve insani bir duygu olarak nitelendirebiliriz. Kıskançlığın ne boyutta olduğu, eyleme dökülüp dökülmediği ya da bu duyguyla nasıl başa çıkıldığı önem taşıyor çünkü bu soruların cevaplarına göre kıskançlığı kontrolcü davranıştan ayırabiliriz. Kıskançlık, kontrolcü davranışa dönüşmeye başladığında kişiler kendilerini toksik bir ilişkinin içinde buluyorlar.⁴ Toksik ilişkiyi uzun süre fark edilmeyen duygusal ve fiziksel zarar veren, yıkıcı etkisi olan, kişinin kendini iyi hissetmediği fakat bunlara rağmen asla vazgeçemediği bir nevi kişiyi zehirleyen ilişki olarak tanımlayabiliriz.⁵ Aynı zamanda kıskançlık hem psikolojik hem fiziksel şiddete evrilme olasılığı olan bir duygu olduğundan kolayca flört şiddeti olup olmadığına karar verilemeyen bir kavram. İnsanların büyük çoğunluğu kıskançlık duygusunu hayatlarının belli dönemlerinde gerek partnerlerine gerek arkadaşlarına veya aile üyelerine karşı hissediyorlar. Fakat bu hissin yaygın olması bu histen doğan sonuçların bahanesi olamayacağından bireyler gösterebilecekleri veya maruz kaldıkları kıskançlığın farkında olmalı. Kıskançlığın dozunun aşıldığı -yani bir tarafa psikolojik veya fiziksel bir şekilde zarar verildiği- fark edildiğinde bunun bir çeşit flört şiddeti olduğunun bilinmesi ve önleminin alınması gerekir.

Grafik 8’de kıskançlığı flört şiddeti olarak değerlendiren kişilerin toplam katılımcılara oranını cinsiyetlerine göre ayrılmış şekilde inceleyebilirsiniz.

Grafik 8

“Flört şiddeti biçimlerinden hangisine ya da hangilerine maruz bırakıldınız?” sorusuna farklı oranlarda yanıtlar gelmiştir. Öğrencilerin %33,9’u daha önce flört şiddetine maruz bırakılmadıklarını ifade etmiştir. Psikolojik/duygusal şiddet %59,8 oranıyla en çok maruz kalınan flört şiddeti biçimidir. Onu %28,6 oranla sözel şiddet takip etmektedir. Şiddet biçimleri arasında toplumda yaygın olarak bir hiyerarşi kurulur. Sözel ve duygusal/psikolojik şiddet de bu hiyerarşide en altta konumlandırılır. Dolayısıyla fiziksel şiddet ve cinsel tacize oranla daha çok normalleştirme eğilimi gösterilen şiddet biçimleridir. Ekonomik şiddet %7,9 oranla katılımcılar arasında en az görülen flört şiddeti biçimidir. Bunun az olmasında kavramın anlamının yeterince anlaşılamamasının ve katılımcıların hepsinin öğrenci olması dolayısıyla birbirlerine finansal açıdan daha az bağımlı olmalarının etkileri olduğu söylenebilir. Aynı zamanda, %27,7 oranıyla cinsel şiddet ve %23,6 oranıyla dijital şiddet özellikle bu alanlardaki farkındalık ve erişim eksikliğinin giderilmesinin gerektiğini gösteriyor. Son yıllarda hem dijital kitle iletişim araçlarının ve teknolojinin hayatlarımızda büyük bir yeri olmasının hem de çevrimiçi alanların daha az ciddiye alınmasının dijital şiddet oranlarındaki artışı tetiklediğini söyleyebiliriz.

Sonuç

Bu yazının odağı olan flört şiddeti, en fazla 16-24 yaş aralığında görülen ve kişileri çoğunlukla psikolojik olarak etkileyen bir problemdir. Bu konuda yeterli farkındalığa sahip olmak, yaşadığımız alanları daha güvenli hâle getirmek ve toplumsal cinsiyet rollerinin uyguladığı baskıların kırılması herhangi bir şiddet biçimiyle mücadele etmek için gereklidir. Biz de üniversitemizdeki öğrencilerin flört şiddeti farkındalıklarını ölçtüğümüz anketle flört şiddetini tanıma ve önlemeye yönelik çalışmalara katkı sağlayabileceğimizi düşünüyoruz. Anket sonuçlarını genel olarak değerlendirdiğimizde flört şiddetinin ve flört şiddeti biçimlerinin katılımcılar tarafından çoğunlukla bilindiğini gördük. Önleyici ve koruyucu politikalara ışık tutabilmesi amacıyla da katılımcılara flört şiddetini kampüste ve gündelik yaşamlarımızda önlemeye yönelik fikir ve önerilerini sorduk.

Bu doğrultuda sorduğumuz opsiyonlu soruda, 75 öğrenciden öneri aldık. 48 öğrenci seminerler, zorunlu ya da gönüllü eğitim çalışmaları, konferanslar, paneller, söyleşiler, forumlar ve yürüyüş gibi çeşitli yollarla insanların flört şiddeti konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini önerdi. 11 öğrenci insanların görebileceği ve erişebileceği yerlere asılan afişler, broşürler, posterler ve karekodlarla flört şiddeti farkındalığının artacağını ve flört şiddetinin daha görünür hâle geleceğini düşünüyor. 4 öğrenci flört şiddetinin bir yaptırımı olması ve failin ceza alması, mağdurunsa hukuki yollara başvurarak hukuki destek alması gerektiğini ifade etmiştir. 8 öğrenci, ilişkinin ya da flörtün başlangıcında karşılıklılık esasıyla soru işaretine mahal vermeyecek şekilde kişisel sınırlar belirlemenin yararlı olacağını düşünüyor. 5 öğrenci flört şiddetinin bir ilişkide fark edildiği anda partnerden uzaklaşılması, mağdurun kendini koruması ve faile sadece mağdur tarafından değil toplumsal olarak cevap verilmesi gerektiğini ve dışlanması gerektiğini belirtiyor. 5 öğrenci CİTÖK gibi yapıların, toplum temelli kurumların ve organizasyonların daha aktif olması gerektiğini ve 2 öğrenciyse flört şiddetinin bilimsel olarak araştırılması gerektiğini düşünüyor. Ayrıca önerileri yapan öğrencilerin çoğu, eğitimlerin ve bilinçlendirme çalışmalarının erkek odaklı olması gerektiğini savunuyor. Buna ek olarak öneri sunan çoğu katılımcı flört şiddeti dinamiğinde kadınların daha çok maruz kalan taraf, erkeklerinse daha çok flört şiddetini uygulayıcısı olduğunu düşünüyor.

Son olarak, flört şiddetinin toplumsal cinsiyet rollerinin pratiğe dökülmesiyle daha da şiddetlendiğini söyleyebiliriz. Bu noktada toplumun normları ve beklentileri insanları herhangi bir şiddet biçimine götüren unsurlardan biri olabilir. Ataerkil toplumlarda, eril düşünce ve pratikler erkeğin fiziksel gücünü vurgulayarak ona gösterebildiği tek duygunun öfke olduğunu öğretirken kadını, duygusal ve kırılgan olarak tanımlar. Erkek güç ve iktidar sahibi olarak düşünülürken kadın zayıf ve itaat eden olarak görülür. Toplumsal cinsiyet üzerinden tanımlanan bu ikilikler ve güç ilişkisi, bireylerin daha çok şiddete maruz bırakılmasını ve şiddet uygulamasını beraberinde getirebilir. Toplumsal cinsiyet rollerini normalleştiren bu yapı kıskançlık ve koruma adı altında müdahale etme, tehdit etme, küçümseme ve kısıtlama gibi şiddet unsurlarının normalleştirilmesine katkı sağlar ve bu noktada bu eylemleri şiddet biçimi olarak görmek zorlaşabilir. Ancak toksik bir ilişki olduğunu fark ettiğimiz zaman bu ilişkiden çıkabilmek için bir güvenlik planına ihtiyacımız olabilir. Güvenlik planı; şiddet, taciz ve istismar sırasında bu durumların etkisinden uzaklaşmaya çalışırken veya uzaklaştıktan sonra güvenliğinizi sağlamak için kişiselleştirilmiş, pratik bir plandır. Güvenlik planının amacı sizin çevrenizde güven duyduğunuz insanlara, arkadaşlarınıza ve ailenize yaşadığınız şiddet/istismar hakkında bilgi vermek, karşılaştığınız bu zorlu süreçle başa çıkabilmek için duygusal destek almak ve bireysel koşullarınıza uygun çeşitli kaynaklar dahil olmak üzere farklı senaryolara hazırlanmanıza ve bunlara yanıt vermenize yardımcı olmaktır.⁶ Bununla beraber flört şiddeti ekonomik, politik ve toplumsal eşitsizliklerden; cinsiyetçi, ayrımcı eril düşünce ve kültürel pratiklerden kaynaklandığından daha güvenli alanlar kurmak, sağlıklı ve eşitlikçi ilişkiler için bir arada yapıcı politikalar üretmeye çalışmak ve kampüslerde CİTÖK gibi önleyici faaliyet gösteren yapıların artırılmasını talep etmek önemli görünüyor.

  1. “Word of the Year 2022”, 28 Kasım 2022, 28 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://www.merriam-webster.com/words-at-play/word-of-the-year
  2. “Gaslighting: Psikolojik Manipülasyon”, 28 Şubat 2022, 2 Şubat 2023 tarihinde erişilmiştir. https://www.guven.com.tr/saglik-rehberi/gaslighting-psikolojik-manipulasyon#:~:text=Gaslighting%2C%201930’larda%20oynanan%20bir,%C5%9Fekilde%20kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1k%20verip%20kad%C4%B1n%C4%B1%20a%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1l%C4%B1yor
  3. “Gaslighting: Psikolojik Manipülasyon”, 28 Şubat 2022, 2 Şubat 2023 tarihinde erişilmiştir. https://www.guven.com.tr/saglik-rehberi/gaslighting-psikolojik-manipulasyon#:~:text=Gaslighting%2C%201930’larda%20oynanan%20bir,%C5%9Fekilde%20kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1k%20verip%20kad%C4%B1n%C4%B1%20a%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1l%C4%B1yor
  4. “Kıskançlığın Psikolojisi”, 7 Ekim 2018, 29 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://www.yakiniliskiler.com/blog_post.php?entry_number=8065&title=K%c4%b1skan%c3%a7l%c4%b1%c4%9f%c4%b1n-Psikolojisi
  5. “Toksik İlişki”, 28 Şubat 2022, 2 Şubat 2023 tarihinde erişilmiştir. https://madalyonklinik.com/toksik-iliski/#:~:text=%C4%B0%C5%9Fte%20toksik%20ili%C5%9Fki%20tam%20da,zehirleyen%20o%20ili%C5%9Fkiye%20verilen%20isimdir.
  6. “FLÖRT ŞİDDETİ REHBERİ”, Kız Başına, 2 Şubat 2023 tarihinde erişilmiştir. https://www.kizbasina.com/flort-siddeti-rehberi/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir