Rızaya Giden Yolu Yasallaştırmak: İspanya’nın “Evet, evet demektir” Yasası

Bu yazının orijinali International Planned Parenthood Fedaration European Network sitesinde yayımlanmıştır.1

Dearbhla Crosse

Çev.: Ada Çavuşoğlu
Serra Deniz

“Herkesin şiddetsiz yaşama hakkı vardır. Aşk olmadan da seks yapabilirsiniz, ama her zaman dikkatli olun.” Filomena Ruggiero’nun insanlara vermek istediği ana mesaj bu. Ona göre, şiddet kavramını genişletmek ve “evet”e odaklanmak, cinsel ilişkinin bir zorunluluk değil, arzu edilen bir karşılaşma olarak daha iyi anlaşılmasını sağlıyor.

Uzun süredir kadın hakları savunucusu olan ve SEDRA – İspanya Aile Planlaması Federasyonu’nda (SEDRA – FPFE)2 politika danışmanı ve savunuculuk lideri olarak görev yapan Filomena, 2016’da gerçekleşen şok edici bir tecavüz vakasının yarattığı kolektif travmanın değişim için bir katalizör olduğunu ve ülke çapında bir feminist eylem dalgasını tetiklediğini söylüyor.

İspanya’da bu yıl ekim ayında yürürlüğe giren “Evet, evet demektir” rıza yasası, 2016 Pamplona Boğa Koşusu Festivali’nde 18 yaşında bir kadına tecavüz eden beş erkeğin beraat etmesinin ardından harekete geçirildi. “Kurt sürüsü” olarak adlandırılan davada, yargının kadının gözleri kapalı bir şekilde hareketsiz olduğunu gösteren görüntülerin rıza kanıtı olduğunu iddia etmesi, halk arasında büyük bir öfkeye sebep oldu.

Yine, Pamplona’daki tecavüzden dört yıl sonra, Katalonya’da 14 yaşındaki bir kıza toplu tecavüz eden bir grup erkek, bu kez de mağdurun sarhoş olduğu gerekçesiyle daha hafif bir suç olan cinsel istismardan mahkûm edildi. Her iki dava da vakanın tecavüz olarak kabul edilebilmesi için şiddet veya zorlamanın olması gerektiğini belirten İspanyol tecavüz yasasının yetersizliğini ortaya koymuştur.

Ataerkil bir sistemin kalıntıları olan, İspanya’daki önceki tecavüz yasaları rıza ve sözde “kabul edilebilir” davranışlarla ilgili cinsiyetçi varsayımlarla doluydu. Davalar sıklıkla mağdurun davranışına dayandırılıyordu. Bu da sanki mağdurun bir şekilde tecavüze katkıda bulunduğu veya tecavüzün mazur görülebilir olduğu algısını yaratıyordu. Sanığın yaptıkları yerine mağdurun o sırada ne giydiği, ne içtiği veya ne yaptığı davanın odak noktası oluyordu.

Yapılan yasal değişiklikler, mağdurların artık mahkemede kendilerine saldıran(lar)a karşı şiddet veya şiddet tehdidi, zor kullanma veya direnme kanıtı sunmak zorunda kalmayacakları anlamına geliyor. Bir kişiyi cinsel ilişkiye zorlamak için uyuşturucu veya alkol vermek cezai bir suç teşkil ederken, tehdit veya rıza dışı görüntülerin paylaşımı gibi dijital şiddet de suç kapsamına alındı. Yeni yasa, sanığın suçu kanıtlanana kadar masum olduğu karinesini koruyor. Ancak bundan böyle, sanıktan rıza olduğunu kanıtlaması istenirken mağdurdan da rıza olmadığını kanıtlaması istenecek.

Bu yasa ayrıca avukatlar, yargı ve savcılık gibi kurumların ve onların adına hareket eden kişilerin, mağdurun özel hayatına dair cinsiyetçi önyargılara dayanan gereksiz ve müdahaleci sorular sorarak mağduru itibarsızlaştırmaya çalışmasıyla ortaya çıkan ikincil mağduriyeti engellemeyi amaçlamaktadır.

SEDRA-FPFE’nin de aralarında bulunduğu feminist örgütlerden oluşan bir ittifak, yeni yasanın hazırlanmasında önemli bir rol oynadı. 50 adet kriz merkezinin açılmasını, mağdurlara 24 saat destek verilmesini ve mali destek sağlanmasını teminat altına aldılar. Ancak Filomena, artık sorunun kaynaklarda yattığını ifade ediyor. Ulusal yasanın bölgesel düzeyde uygulanması gerekiyor, bu da uygulamanın her yerde eşit olmayacağı anlamına geliyor.

Bununla birlikte, yasa reformu çok net bir mesaj veriyor: Hiç kimse bedeniniz üzerinde hak iddia edemez ve asla zorlama, sindirme, şiddet veya aciz bırakma yoluyla rıza verilemez. Artık rıza özgürce verilmeli ve ifade edilmelidir. Aksi takdirde bu tecavüzdür.

Erkekleri harekete geçmeye teşvik etmek

Sokak tacizi -kadınların sıklıkla maruz kaldığı provokatif yorumlar, ıslık çalma veya rahatsız edici jestler- artık cezai bir suç sayılıyor. Bu karar, cinsel tacizin bir sosyal adalet meselesi olarak görülmesi yönünde bir paradigma değişikliğine işaret ediyor. Buna rağmen, kamuoyunun tepkisi yapılan bu reformu gerici antifeminist ajandalarına bir tehdit olarak gören aşırı sağcıları harekete geçirdi. Yeni yasaya muhalefet edenler, sokak tacizinin Latin kültürünün bir parçası olduğunu ve kutlanması gereken bir şey olduğunu iddia ediyor. Filomena, kadınları cinsel nesneler olarak tanımladığı gerekçesiyle bu iddiayı reddediyor: “Sokak tacizi, İspanya’da erkekler tarafından genellikle olumlu bir şey olarak görülüyor ancak yapılan cinsel nitelikli yorumlar güvensizlik ve korku uyandırıyor. Bu durum, kadınların kıyafet seçimindeki özgürlüklerini, nasıl davranacaklarını ya da hareket edeceklerini kısıtlayabiliyor.”

Filomena, erkeklerin şiddeti sona erdirmek için daha fazlasını yapması gerektiğine inanıyor: “Toplumsal normlar yalnızca yasalar yoluyla değişmez, uzun bir kültürel süreçle inşa edilir. Erkekler de maçoluğu teşvik eden toplumsal normların kurbanıdır. Erkekleri, hemcinslerinin bunları yapmasını engellemeye teşvik etmeli ve farkındalığı artırmalıyız.”

Filomena, erkeklerin akran eğiticisi rolünün yasanın temelini oluşturduğu konusunda ısrarcı:

Toplumda cinsiyet rolleri üzerine düşünmeye ihtiyacımız var ve maço grupların tartışmayı çarpıtmasına ve bir silah hâline getirmesine izin veremeyiz. Mevzuatla ilgili çok fazla yanlış bilgi var. Erkek influencer’lar, meselenin merkezine arzuyu koyarak, seksin istenerek ve zevk alınarak yapılmasıyla ilgili konuşarak bu konuyu ele almalılar. Bu, erkekler için oldukça olumlu olan yasanın ve sonuçlarının daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunacaktır.

Rıza kültürünü yaratmak

Filomena, öğretmenler ve gençler için rıza konusunda eğitim aracılığıyla yasanın yeterince anlatılması gerektiğine inanıyor: “Rıza, bir cinsel saldırının söz konusu olup olmadığını belirleyecek olan temel unsurdur. Mağdurun reddettiğine ve direndiğine dair kanıt gerektiren bir sistemden rızanın esas alındığı bir sisteme geçiş var.”

SEDRA-FPFE, kapsamlı cinsellik eğitimini müfredatın bir parçası hâline getirebilmek için yıllarca yorulmadan çalıştı. Şimdi kapsamlı cinsellik eğitimi yeni yasada temel bir önleme unsuru olarak yer alıyor. Bu eğitim, gençlere cinselliklerinden ve cinsel ilişkilerinden ne istediklerini ve bu isteklerini en iyi nasıl ifade edip iletebileceklerini belirlemelerine yardım ediyor.

Filomena ısrarla “Bizim ihtiyacımız olan şey eğitim, eğitim, eğitim” diyor.

Okullarda, üniversitelerde –özellikle gazeteci ve iletişim uzmanları yetiştiren üniversitelerde– ve ailelerde. Prensesler ve prensler hakkında konuşarak toplumsal cinsiyet klişelerini sürdürmeyi bırakmalıyız. Gençlere jestleri, istek ve ihtiyaçları ve bunlarla birlikte bedensel bütünlüğü anlamaları ve algılamaları için daha iyi araçlar sağlayabiliriz. O anda iki tarafın da rızası olup olmadığını anlamak için beceri, empati ve zekâ geliştirmelisiniz. İletişim kurabilmeliyiz ve diğer kişinin ne istediğini varsaymayı bırakmalıyız.

Değişim mücadelesinde ileriye doğru atılmış büyük bir adım

Filomena ve kampanyayı yürüten dostları umutlu. İspanya genelinde gençlerin olağanüstü bir şekilde seferber olduğunu söylüyor. Dünya Kadınlar Günü’nde yapılan büyük gösteriler ve son zamanlardaki yüksek profilli tecavüz vakaları, yasa reformunun ardındaki büyük bir itici güç oldu. Öte yandan, Filomena yeni yasanın polis teşkilatını, yargı sistemini ve politik sistemleri kapsayan bir eğitim taahhüdü vermemesi sebebiyle hayal kırıklığına uğradığını da belirtiyor.

Kadın hakları konusunda atılan bu büyük adım için onunla birlikte mücadele edenler arasında hükümette statükoyu değiştirmeye kararlı bazı insanlar da var: “Sokakta olup bitenlerle politikacılar arasında bağlantı kurmalısınız. Eğer bu ikisi arasında bir birliktelik yoksa ilerleme korunamaz. Gittikçe daha fazla insan değişmeye başlıyor. Genç kadınlar, önceki jenerasyonlardan tamamen farklılar. Haklarının ihlal edildiğini fark edebilen ve bunu kabul etmeyen yeni nesil kadınlar var. Her zaman seslerini çıkarıyorlar ve onları taciz eden insanı utandıracak güce sahipler. Kat etmemiz gereken uzun bir yol var ama değişime günlük hayat- larımızdan başlıyoruz ve artık bunu destekleyen bir yasamız da var.”

  1. Metnin İngilizce orijinali için bkz. Dearbhla Crosse, “Legislating the path to consent: Spain’s Yes Means Yes law”, 24 Kasım 2022, 28 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. <https://europe.ippf.org/stories/legislating-path-consent-spains-yes-means-yes-law> Yazarın izniyle çevrilmiştir, metindeki vurgular yazara aittir. (ç.n.)
  2. SEDRA-FPFE, İspanya’da farkındalık yaratma, üreme sağlığı ve cinsel sağlık hakkında aktivizm ve eğitim faaliyetleri yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Bkz. <https://europe.ippf.org/about-us/member-associations/federacion-de-planificacion-familiar-de-espana> (ç.n.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir