25 Kasım’da Neler Yaptık: Dayanışma Güçlendirir, Jin, Jîyan, Azadî!

Elif Keserci
Serra Deniz

“Eğdirme fesini yavrum, kalkar giderim
Evini başına yâr yâr, yıkar da giderim”
1

Jîna Mahsa Amini’nin başını “düzgünce” örtmediği gerekçesiyle ahlak polisi tarafından öldürülmesinin ardından İran’da başlayan protestolarda kadınların özgürce yaşamak özlemiyle sokaklara döküldüğünü gördük. Karşılarına her adımda engeller çıkarmakla kalmayıp aynı zamanda yaşam haklarını ellerinden alan müesses nizama karşı geliyorlar. Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde kadınlar hayatlarını dilediklerince yaşayabilmek için büyük kavgalar veriyor. Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü (BÜKAK) olarak her yıl 25 Kasım’da her türlü şiddete karşı dayanışma içinde kalmak ve kadın mücadelesine yönelik farkındalığı artırmak için kampüsümüzde düzenlediğimiz etkinliklerde bu mücadeleye ses veriyoruz.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında düzenlediğimiz etkinliklerden ilki Flört Şiddeti: Eşit ve Güvenli İlişkiler Mümkün adlı panel 23 Kasım Çarşamba akşamı Demir Demirgil Salonu’nda gerçekleşti. Panele Dr. Gizem Sürenkök ve Boğaziçi Üniversitesi Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu (CİTÖK) üyesi Doç. Dr. Senem Yıldız katıldı. Panel Gizem Sürenkök’ün flört şiddeti üzerine yaptığı sunumla başladı. Sunumda güvenli ilişkilerin nasıl kurulabileceğini psikoloji biliminden referanslarla da destekleyerek anlattı. Panelin devamında Senem Yıldız, CİTÖK’ün nasıl bir mekanizma olduğu ve işleyişi üzerine bir sunum yaptı. Yakın çevremizde ilişkilerinde sorun yaşayan insanlarla nasıl iletişim kurmamız gerektiği ve onlara nasıl destek olabileceğimiz üzerine tartışma yürüttük.

24 Kasım akşamı Demir Demirgil Salonu’nda İran üzerine çalışan akademisyen Gizem Aslantepe ile İran’da Kadın Hakları adlı söyleşiyi gerçekleştirdik. Jîna Mahsa Amini’nin ölümünün ardından tüm İran’a yayılan protestolar devam ederken bu söyleşiyle İran’da kadın haklarının durumunu tanıma ve oradaki kadın mücadelesini daha iyi anlayabilme imkânı bulduk.

Bu hafta kapsamında 28 Kasım günü Demir Demirgil Salonu’nda Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO) ile beraber düzenlediğimiz Zabel adlı oyunun gösterimi gerçekleşti. Ermeni yazar ve aktivist Zabel Yeseyan’ın hayatını konu alan bu oyun ilk olarak kulübümüz içinde gündeme gelmiş ardından Boğaziçi Üniversitesi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) bünyesinde profesyonel düzeyde geliştirilmişti. Ardından oyunun kadrosuyla bir fuaye gerçekleştirdik ve izleyicilerin sorularını tartıştık.

Son olarak 30 Kasım günü Özger Arnas Salonu’nda üniversitemizin mezunu ve Feminist Kadın Çevresi üyesi müzisyen Feryal Öney’in yaptığı Kadınların Müziği adlı sunumu Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü (BÜFK) ile beraber düzenledik. Feryal Öney kadınların söylediği şarkıların, onların günlük ve toplumsal sorunlarını, arzularını, sevinç ve öfke gibi birçok duygusunu nasıl yansıttığını anlattığı sunumunda, müziğin kadınlar için öneminin ve kadınların hayatına dair birçok şeyin geçmişten günümüze şarkılarla nasıl aktarıldığının üzerinde durdu. Tüm baskılara rağmen kadınların kendilerini müzikle nasıl ifade ettiklerini dinlettiği şarkılarla örneklendirdi.

Kadınlar üzerinde kurulan baskı karşısında dayanışmayla güçlüyüz. Bu yıl 25 Kasım haftasında kampüste düzenlediğimiz etkinliklerle kadın dayanışmanın gücünü bir kez daha hatırladık. Dayanışma içinde olduğumuz nice 25 Kasım’lara!

  1. Burçak Tarlası, Söz-Müzik: Geleneksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir