Devrimin Feminist Yüzü: Aleksandra Kollontay

Ada Çavuşoğlu

Marksist feminizmin ilk temsilcilerinden olan Aleksandra Mihaylovna Kollontay, aynı zamanda Sovyetler Birliği’nin ilk kadın bakanı ve dünyanın ilk kadın diplomatlarındandır. Birçok ilke imza atan Aleksandra Kollontay, 1872 yılında Çarlık Rusya’da varlıklı bir ailede doğar. Marx ve Engels okuyarak devrimci fikirlerle tanışır, ardından August Bebel’in Kadın ve Sosyalizm kitabını okumasıyla hayatının sonuna kadar savunacağı fikirleri şekillenmeye başlar.¹

1894 yılında, henüz 22 yaşındayken siyaset hayatına atılır. Eşinin mühendis olarak çalıştığı bir tekstil fabrikası ziyareti sırasında, tekstil işçisi kadınların çalışma koşullarına ilk defa tanık olur. Bunun üstüne işçi kadınların grev düzenlemelerine yardımcı olur. Tekstil işçisi kadınlarla politik kariyeri boyunca devam edecek olan ilişkisi böylece başlar.² Aleksandra’ya göre kapitalizmin gelişmesiyle beraber kadınlar da çalışma hayatına girerek işçi sınıfının bir parçası olmak zorunda kalır. Kendisi, ailenin kadınları baskı altına aldığı ve kadınların çalışarak ekonomik ve sosyal bağımsızlıklarını kazanacağı fikrini savunur. Ancak kadınlar, bir yandan fabrikada uzun saatler ve zorlu koşullar altında çalışırken öte yandan eve döndüklerinde de ev işleri, çocuk bakımı gibi işlerin yükü altında ezilirler. Aleksandra bu durumu “Kapitalizm, kadının omuzlarına onu ezen bir yük oturtmuştur.”³ diyerek açıklar. Kendisinden yıllar sonra gelen ikinci dalga feministlerin ev içi ücretsiz emek tartışmalarını çok daha erken bir tarihte yapar. Ona göre bu sorunun çözümü komünizmin gerçekleşmesine bağlıdır. Komünist sistemde çocuklar için açılacak toplu kreşler, kamu lokantaları ve benzer hizmetlerin gelmesiyle kadınlar, kapitalizm tarafından omuzlarına yüklenen yükten kurtulacak ve daha eşit şartlarda çalışacaklardır.

Aleksandra hayatı boyunca yüzlerce makale yazar, halka açık birçok konuşma yapar. Rusyalı kadınlara şöyle seslenir: “Zincirlerinizi kırın! Dine, evliliğe, çocuklara köle olmayın. Bu eski, çok eski bağları koparın, devlet sizin eviniz, dünya sizin ülkenizdir!”⁴ 1898’de âdeta kendi sözlerini de takip ederek eşini ve çocuğunu bırakarak Zürih’e Marksist ekonomi okumaya gider. 1905 ve 1908 yılları arasında, Çarlık Rusya’daki işçi kadınları kendi haklarını savunmaları için örgütler.⁵ İşçi kadınların, patronlara ve sosyalist örgütler içindeki muhafazakârlığa ve ataerkil uygulamalara karşı mücadele etmesi için Kadın Sendikası’yla beraber çalışır. 1908 yılında Çarlık Rusya’nın Finlandiya’yı işgaline karşı çıktığı ve Finlandiyalı isyancılara yardım ettiği gerekçesiyle sürgüne gönderilir.⁶ Ancak tüm bunlara rağmen kendisini hiçbir zincir alıkoyamaz gibi görünmektedir. Sürgünün ardından Avrupa’nın birçok ülkesini gezerek sosyalizm ve kadın hakları üzerine konuşmalar yapar, yazılar yazar ve hapishanelerde savaş karşıtı çalışmalar yürütür. 1. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla savaş karşıtı görüşlerini sürdürür ve savaşa karşı olan Bolşeviklerin yanında durur. 1917’de gerçekleşen devrimle Rusya’ya döner ve Devlet Yardımı Halk Komiseri olarak Sovyet hükümetinin ilk kadın bakanı olur. 5 aylık bakanlığı süresince önemli başarılara imza atar. Dinî nikâh yerine medeni nikâhı getiren ve boşanmayı özgürleştiren hükümler, kendisinden sonra düzenlenecek olan yeni aile yasasında yer alır.⁷ Ayrıca 1919 yılında parti içinde kadınların sorunlarını ele alıp düzeltmek için çalışacak resmî bir komite kurulmasına öncülük eder.⁸ Böylelikle kadınların iş hayatına katılmalarını kolaylaştıracak örgütlü çalışmaların önünü açarak kadınların bağımsızlıklarını kazanmaları için çalışır. İşçi Muhalefeti’ne katıldıktan sonra Lenin’le ve Bolşevik hükümetiyle ters düşen Aleksandra, diplomat olarak yeniden sürgüne gönderilir.

Aleksandra Kollontay Clara Zetkin ile birlikte Üçüncü Enternasyonel Kongresi’nde (1921)

Hayatının büyük bir kısmını Norveç, Meksika, İsveç gibi birçok farklı ülkede diplomatik görevler yaparak sürdürür. 1930 yılında verdiği bir röportajda Aleksandra Kollontay, cinsiyet eşitliği hakkındaki görüşlerini şöyle ifade eder: “Bizler yeni bir psikoloji geliştirmeye çalışıyoruz. Cinsiyetler arasındaki ilişkiler, gerçek ve doğru yoldaşlığa dayanmalıdır. Biz, cinsiyetler arasındaki özgür ilişkiyi savunuyoruz; bu ilişkiler iktisadi spekülasyonlara değil gerçek yoldaşlığa ve sevgiye dayanıyor.”⁹ İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Sovyetler Birliği’ne döner. Savaş karşısında sergilediği tavır ve eşitlik için gösterdiği mücadele sebebiyle 1946 ve 1947 yıllarında olmak üzere iki kere Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilir.¹⁰

Başarılı siyasi kariyerinin yanında çok bahsedilmese de Aleksandra siyasi çalışmalarının haricinde hikâye ve roman yazarıydı. Bu eserlerinde de kadın sorunlarını ve özellikle işçi kadınların sorunlarını yazdı. Kız Kardeşler adlı hikâyesinde işçi bir kadının çalışma şartlarını ve evliliği boyunca yaşadığı zorluklarını anlatıyordu. İşçi Arıların Aşkı adlı romanında ise Vasya isimli devrimci bir kadının hayatına yer veriyordu.¹¹ Bu romanda Aleksandra’nın tasavvur ettiği bağımsız, kendi ayakları üzerinde durabilen, evliliğin ve ailenin baskısının altında kendini ezdirmeyen devrimci kadın imgesini görürüz. Ona göre yeni toplumu kuracak ve devrimi gerçekleştirecek olan kadındır bu.

Bunca özgürlükçü ve eşitlikçi fikrine rağmen günümüzden bakıldığında Aleksandra Kollontay’ın tartışmalı olabilecek söylemleri ve fikirleri de vardır. Örneğin, 1936 yılında Sovyet Rusya’nın yeni kürtaj yasasına dair verdiği röportajda, önceden serbest olan kürtajın yasaklanmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirir. Ona göre kürtaj, daha önce savaş ve devrimle beraber gelen ağır ekonomik koşullar sebebiyle serbesttir. Ancak artık Sovyetler Birliği’nin güçlenmesi ve gelişmesiyle beraber kadınların kürtaj yaptırmasına ihtiyaç olmayacağını, her ailenin çocuğuna rahatlıkla bakabileceği fikrini dile getirir.¹² Ona göre kürtaj kişinin kendi bedeni üzerinde özgürce karar verme meselesi değil, bir sosyal devlet ve refah meselesidir. Elbette günümüzden baktığımızda bu fikre hak vermeyebilir ve kürtajın herkesin erişmesi gereken bir hak olduğunu, yalnızca bir refah sorunu olmadığını söyleyebiliriz. Ancak Aleksandra Kollontay’ın kadın hakları ve eşitlik için verdiği mücadelelerin günümüzde de bize ilham olmaya devam ettiği aşikâr. Onun tasavvur ettiği, eşitlikçi ve adil dünya düzeni kurulamamış olabilir ancak o ve onun gibi kadınların bugüne kadar verdiği mücadele sayesinde gücümüzü hiçbir zaman kaybetmeyeceğimizden eminiz.

  1. Tom Condit, “Alexandra Kollontai”, 29 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://www.marxists.org/archive/kollonta/into.htm
  2. A.g.e.
  3. Yasemin Gürsoy, “Sovyet Hükümeti’nin İlk Kadın Bakanı Aleksandra Kollontay’ın Kadın Sorunu Üzerine Devrimci Fikirleri”, 16 Ekim 2017, 29 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://www.academia.edu/38877363/Sovyet_H%C3%BCk%C3%BCmeti_nin_%C4%B0lk_Kad%C4%B1n_Bakan%C4%B1_Aleksandra_Kollontay_%C4%B1n_Kad%C4%B1n_Sorunu_%C3%9Czerine_Devrimci_Fikirleri
  4. Louise Bryant, “Madame Alexandra Kollontai and the Woman’s Movement”, 1923, 29 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://www.marxists.org/archive/bryant/works/1923-mom/kollontai.htm
  5. Kristen R. Ghodsee, “About Alexandra Kollontai”, 2 Haziran 2018, 29 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://alexandrakollontai.com/about
  6. Tom Condit, “Alexandra Kollontai”, 29 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://www.marxists.org/archive/kollonta/into.htm
  7. Kristen R. Ghodsee, “About Alexandra Kollontai”, 2 Haziran 2018, 29 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://alexandrakollontai.com/about
  8. Zita Whalley, “Zhenotdel: The Soviet Union’s Feminist Movement”, 9 Eylül 2018, 29 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://theculturetrip.com/europe/russia/articles/zhenotdel-the-soviet-unions-feminist-movement/
  9. “Alexandra Kollontai ile iki röportaj”, 1930, 29 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://revolutionarydemocracy.org/Turkish/Kollintai.htm
  10. Kristen R. Ghodsee, “About Alexandra Kollontai”, 2 Haziran 2018, 29 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://alexandrakollontai.com/about
  11. Yasemin Gürsoy, “Sovyet Hükümeti’nin İlk Kadın Bakanı Aleksandra Kollontay’ın Kadın Sorunu Üzerine Devrimci Fikirleri”, 16 Ekim 2017, 29 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://www.academia.edu/38877363/Sovyet_H%C3%BCk%C3%BCmeti_nin_%C4%B0lk_Kad%C4%B1n_Bakan%C4%B1_Aleksandra_Kollontay_%C4%B1n_Kad%C4%B1n_Sorunu_%C3%9Czerine_Devrimci_Fikirleri
  12. “Alexandra Kollontai ile iki röportaj”, 1930, 29 Ocak 2023 tarihinde erişilmiştir. https://revolutionarydemocracy.org/Turkish/Kollintai.htm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir