Teşekkürler, bell hooks

Bu yazının orijinali opendemocracy.net sitesinde yayımlanmıştır.1

Anitha Mureithi
Çev.: Su Doğa Şahan
Yağmur Gönenç

69 yaşında hayatını kaybeden feminist rol model, ardında zengin ve güçlü bir miras bıraktı.

Hayran olduğunuz ve saygı duyduğunuz birinin göçüp gittiğini öğrendiğinizde -hayatınız boyunca hiç tanışmamış olsanız bile- ağır bir durgunluk havada asılı kalır. Dün hepimiz bu dünyada bir efsane ile paylaştığımız zamanın sona ermesinin hüznüyle boğuşurken bir anlığına zaman durmuş gibi geldi. bell hooks ya da Gloria Jean Watkins bir ilham kaynağıydı. Her zaman da öyle olacak. Bizden eleştirel düşünmemizi ve dünyaya kesişimsel bir perspektifle bakmamızı talep eden, kitapları çok satan feminist bir yazar, şair ve aktivistti. O, insanların hayatlarını değiştirdi. Benimkini de değiştirdi. Yetiştirdiği feminist nesiller onun öğretileri olmadan ne ya da kim olacağını bilemeyecekti. Cesurca yaşamamız ve yüksek sesle konuşmamız için bize yol gösterdi.


bell hooks bize emperyalist, beyaz üstünlükçü ve kapitalist ataerkilliğin içindeki siyahlık deneyimi hakkında cesurca konuşmak için gereken dili ve cesareti verdi.
Fotoğraf: Kevin Andre Elliott

bell hooks’ un Hep Aşka Dair2 adlı kitabına çalkantılı bir zamanda denk geldim. “Aşkın varlığı söz konusu olduğunda, hakimiyet arzusu ve güç gösterisi baskın olamaz.”3. Hep Aşka Dair bizi aşk kavramını, ona dair fikirlerimizin ve düşünme şeklimizin dışında tanımlamaya çağırıyor. Kitap bize cisnormatif, patriyarkal ve yaygın inanışın dayattığı romantik aşkın ve çekirdek aile oluşumunun, aşkın en önemli dışa vurumu olduğu fikrine meydan okumayı öğretiyor. Aşkı; toplumsal adalet, toplum ve kendini sevmeyi baz alan daha geniş bir çerçevede düşünmemize yardımcı oluyor. bell hooks, “Adalet olmadan aşk olamaz.”4 der ve aşkın özgürlüğe giden yolun bir parçası olduğunun altını çizer. Gerçekten aşk etiği ile yaşarsak toplumsal değişimin gerçekleşebileceğini savunur.

Irk, toplumsal cinsiyet, siyaset ve radikal biçimde kendini sevme konusunda bell hooks; şu an olduğum kadına ve feministe dönüşmemi sağladı. Bu hissin birçok kişi tarafından paylaşıldığı, sosyal medyada bolca paylaşılan sevgi ve minnetten anlaşılıyor.

Yearning: Race, Gender and Cultural Politics [Arzu: Irk, Cinsiyet ve Kültürel Politika] adlı kitabında bell hooks, “Gerçek direniş, insanlar acıyla yüzleştiğinde… ve bunu değiştirmek için bir şeyler yapmak istediğinde başlar.” der. Yaşadığımız acıların üstesinden gelebilmek için onların varlığını kabullenmenin ve onlarla yüzleşmenin önemini vurguladığı analizi, oldukça güçlüydü ve hâlâ da geçerliliğini koruyor. Teorinin öncüllerini hem kişisel hem toplumsal düzeyde derin dönüşüm ve iyileşme alanı olarak görmek, benim yaklaşımımda kalıcı bir değişime yol açtı.

Onun Ain’t I a Woman: Black Women and Feminism [Ben Kadın Değil Miyim: Siyah Kadınlar ve Feminizm] adlı kitabındaki beyaz feminizme karşı ürettiği detaylı eleştiriyi okuduğumda büyülendim:

Özellikle hareketin en önünde duran beyaz kadınların, feminizmi kendilerine hizmet edecek şekilde kurguladıkları açıkça ortada ancak ben bu ayrıma uymak yerine ‘feminizm’i; özgün bir şekilde tanımlanan ‘feminist’ bireyin bütün insanlar için -erkek ya da kadın- cinsiyetçi davranış kalıplarından, cinsiyetçiliğin hâkimiyetinden ve baskısından azade olmak isteyen bir kişi olduğuna vurgu yapacak şekilde tanımlıyorum.

Amerikalı kölelik karşıtı aktivist Sojourner Truth’un 1851 yılında yaptığı ve kadın haklarını destekleyen konuşmasındaki bir satırdan esinlenilerek adlandırılan kitapta bell hooks, cinsiyetçilik ve ırkçılığın kesişiminin siyah kadınlar üzerindeki etkilerini, günümüzde bile çoğumuza hitap edecek şekilde anlattı. bell hooks; ırk, ötekileştirilen diğer kimlikler, sınıf, siyasi tarih ve feminizm arasındaki kritik bağları analiz eden kesişimsel feministlerin önderlerinden biriydi. Feminist teoriyi milyonlarca insan için, ben dahil, daha erişilebilir ve ulaşılabilir hâle getirdi.

Siyaset teorisini anlaşılır hâle getirdi ve çoğumuzun sıklıkla hissettiği karmaşık duyguları tanımlayacak kelimeler buldu. Saldırgan toplumlar arasında gezinen ve dünyadaki yerini bulmaya çalışan biz genç ve siyah kadınlar için bu her şeydi. Bize emperyalist, beyaz üstünlükçü ve kapitalist ataerkilliğin içindeki siyahlık deneyimi hakkında cesurca konuşmak için gereken dili ve cesareti verdi. Kolektif bir deneyimi alıp anlatımını oldukça kişisel bir şekilde ifade etme yeteneğine sahipti. Remembered Rapture: The Writer At Work [Hatırlanan Coşku: Yazar İş Başında] adlı kitabında şunları söyledi: “Bu kültürde hiçbir siyah kadın yazar ‘çok fazla’ yazamaz. Aslında hiçbir kadın yazar ‘fazla’ yazamaz… Hiçbir kadın yeterince yazmamıştır.” Bu kelimeleri ilk okuduğumdan beri yanımda taşıyorum.

bell hooks’un yorumunun güzelliği; analizlerinin siyah kadınlara karşı coşkulu bir sevgi taşımasına rağmen ırkı, cinsiyeti veya cinsel yönelimi ne olursa olsun herkesin onun edebiyatından öğrenebileceği evrensel değerler olmasıydı. Onun öğretilerinde her insan için çıkarılabilecek dersler vardır.

Çalışmaları, günlük hayatımızda radikal feminizme yer olduğunu gösteriyor. Topluluklarımızdaki yerlerimizden kişisel ilişkilerimize kadar… bell hooks, Feminizm Herkes İçindir5 adlı kitabında şöyle diyor: “Gerçekten vizyoner olabilmek için, bir yandan imgelemimizi somut gerçekliğimiz içerisinden kurarken bir yandan da bu gerçekliğin ötesindeki olasılıkları tahayyül etmeliyiz.”6

Bizi derinden etkileyen göçüp gidenlerin7 yanında yerini alırken tesellimiz, geride bıraktığı bir ömürlük emek ve bilgeliktir. O da her kadın gibi yeterince yazmamış olsa bile.

Feminizm, bell hooks gibi devrimcilerin katkıları olmadan bugünkü gibi olmazdı. Öğretileri eylemlerimizde ve sözlerimizde yaşasın.

Sevgiyle yatsın.

  1. Metnin İngilizce orijinali için bkz. Anita Mureithi, “Thank you, bell hooks”, open Democracy, 16 Aralık 2021, 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir.<https://www.opendemocracy.net/en/thank-you-bell-hooks/?source=in-article-related-story> Yazarın izniyle çevrilmiştir. Metindeki vurgular yazara aittir. (ç.n.)
  2. bell hooks, Hep Aşka Dair, Umur İda (çev.), İstanbul: Nota Bene Yayınları, 2018.
  3. A.g.e., s. 1.
  4. A.g.e., s. 1.
  5. bell hooks, Feminizm Herkes İçindir, Ece Aydın, Berna Kurt, Şirin Özgün ve Aysel Yıldırım (çev.), Esra Aşan, Ali K. Saysel (ed.), İstanbul: bgst Yayınları: 2012.
  6. A.g.e., s. 133.
  7. Orijinal metinde burada “ancestor” kelimesi kullanılıyor, “atalarımızın” diye çevirmeyi erkekliği imlediği için doğru bulmadık. Bu sebeple bu şekilde çevirmeyi tercih ettik. (ç.n.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir