“Bir Diyeceğimiz Var” (2021) Video Performans Metni

Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü’nün (BÜKAK) 25 Nisan 2021’de yayımladığı “Bir Diyeceğimiz Var” adlı video performansının metnini sizlerle paylaşıyoruz.

(Ekranda şiir belirir.)
Bir gün rüzgâr alışmadığımız yerden esince
Savrulduk kampüslerden evlere
Evlerde birikti hikâyelerimiz bu defa
Biz de fısıldadık pencereden süzülen rüzgâra

Teknoloji 101, Script Kiddie, Ankara

Virüs geldiğinde,
Bizim memlekete,
Kapandık iki göz oda evimize.
İki kardeş, iki abla,
Annem, babam…
Benimle beraber etti mi sana hane içinde yedi kafa!
Okuyor yedinin beşi
Yoksa nasıl bulacağız cash’i?
İki gözün birinde iki kardeşim ve ben,
Saat başı değiştiriyoruz cepleri
Pervane gibi.
Ama öğretmenlerimiz de biraz
Pikselli.
Bizim peder de değil ki inşaat zengini
Nasıl dayansın internete olmayan money
Bir gece kafama dank etti,
Gökleri delen taze gökdelenin interneti
Bağlantı veriyor bizim haneye.
Benimkisi tam bir latent attack’ti,
Kendini hiç belli etmedi,
Sonunda kırdım şifreyi.
Ama hacker değilim, yanlış anlama
Hacker’lar gibi derine dalmam,
Bana derler script kiddie
Yani bizim camiada sonuç isteyen kişi
Sonuç olarak şimdi bütün öğretmenler cam gibi.

Sanat 101, Maskara, İstanbul

Ben iki kez geldim buraya,
İkincisinde tek başıma
İnanmıyorsun sen bana?
Bombalar patlamasaydı ‘iidha
Mumathil olacaktım,
Oyuncu yani oyuncu.
Fakat bunun için gitmiştim şehre.
Tiyatro okulundaydı bir gün
Sağdan bir bomba sesi duyuldu,
Halbuki metinde bombanın kelimesi yoktu.
Sonra ben sınırda kaçak,
Ben Kilis’te,
Ben Antep’te,
Ben İstanbul’da…
Senaryoma “Yaşamak için tutunur hayata” diye yazmışlar
Anlamadım ama oynadım
La, la Oynamadım Yaşadım
Ne de olsa alealam al’iijmae bir sahne,
Biz de oyuncularız.
Geldim buraya.
Daima kralı oynayamazsın bir oyunda
İhtiyaç var maskhara’ya da.
Ama peşime takılmış mshkila gibi
Bu fyrus da geldi buraya.
Kapandık haneye,
Aldım kalemi elime,
Krala da maskhara’ya da
Bu sefer ben yazdım bir wzifa.
Hataa seyircim var,
Çıkıyorum bizim baha’ya,
Alıyorum mahalledeki çocukları karşıma,
Yawm alqiama
Gülüyorlar, gülüyorlar, gülüyorlar!
Üzüntülü bir şey niye anlatayım hayati,
Zaten insanlar üzgün,
Gülsünler çokça…

Hukuk 101, Külkedisi, Tekirdağ

Kusura bakmayın ama
Ben o kadar da üzülemiyorum bu karantinaya.
Sade ben mi?
Annem de ablam da kardeşim de…
Babam…
Her gün bir güzel ıslatırdı bizi.
Böyle şeyler de kolay anlatılmıyor.
Islatmak?
Dayak atmak yani.
“Ama ben her işte bir hayır olduğuna inanırım.”
Der babam
Yemin ederim
Kapattıklarında bizi evlere tutuştu eteklerim
Öyle ya…
Dışarıda virüs
İçeride sille…
Hayat bir türlü sığamadı bizim haneye.
Derken Hıdır dedem, Hızır gibi yetişti
Akan burnunu Korona’dan bildi, fenalaştı
“Oğlum” dedi, “oğlum” dedi, “oğlum” diye tutturdu!
Kanlı canlı babamın rengi attı
Yani biraz üç buçuk attı
Ya da düşündü dedim gidince kendine kalacak evi
Ne de olsa kardeşlerin tek erkeği,
Soyun son neferi:
Babam.
Virüs falan dinlemedi, atlayıp gitti.
Bir gün televizyon izlerken hep beraber, bir de ne görelim:
Şehirler arası seyahat yasağı.
Hepimizde bir tebessüm…
Telefon çaldı sonra,
Arayan babam.
“Bak başınızda erkek yok diye laf söz getirirseniz…”
“Ümüğünüzü sıkarım valla!”
“Olur” dedim, “babacığım, olur.”
“Sen dedeme selam söyle”

Sosyoloji 101, Stêrk, Dersim

Virüs geldiğinde bizim kampüse, geldi aldı annemle babam beni
“Hastasın” dendi, “ateşin var”,
“Kıyafetlerini toplamana gerek yok, evde de kıyafetlerin var”
“Yok” dedim, “onlar benim değil”,
Anlamadılar.
Onlar benim ne sesim ne nefesim ne de gerçeğim.
Geldik çocukluk evime.
Çocukluğumdan geriye tek kalan:
Odam.
Gece olduğunda
Yıldızlar girer odamı ışıtmaya…
Ama gün tekrar doğar:
“Oğlum, gel!”
İşte o zaman makyajımı silip takarım maskemi
Virüse karşı etkin değil ama nefrete karşı dirençli
Çıkarım onların karşısına
Annem kız arkadaşım olup olmadığının derdinde
Üzerimde nazar varsa diye kurşun döktürmenin peşinde
“Yeter!”
Diyorum ve şaşıyorum kendime
Anlatıyorum
Anlatıyorum
Anlatıyorum
Anlattıkça açılıyorum
Sonrası karanlık.
“Odana git!” diyorlar,
Yıldızlar eşlik ediyor yine.
Bir gün, iki gün, üç gün, on gün…
Sonra kapı çalıyor,
Gün doğdu
Annem geldi:
“Gel, bir kahve içelim”
“Ama kalsın yüzündeki…”

(Ekranda şiir belirir.)
Rüzgâr inatçıdır, bırakmaz esmeyi
Bir fısıltı gibi süzülür içeri kapalı pencereden
Bizim yolculuğumuz da öyle
Sürecek evde, sokakta, kampüste

(Eylemlerden slogan sesleri gelir ve şarkı girer.)
Yalnız sanma kendini aç yüreğini!
Ayrı düşünce hatırla bu hikâyeyi.
Haydi yürü sen de bak, bu rüzgâr seninle…
Her yere ulaşır elbet senin sesinle

(Videoda yazı belirir.)
Dünya kadın hareketleri tarihi içinde
mücadeleyle kazandığımız
haklarımızdan vazgeçmiyoruz.
Bizden önceki kuşaklardan
devraldığımız bu hakları bizden
sonraki kuşaklara büyüterek
aktaracağız.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR!
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞASIN!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir