Bizi Biz Güvende Tutarız: Dönüştürücü Adalet Hareketi

Bu yazının orijinali roarmag.org sitesinde yayımlanmıştır.1

Melanie Brazzell
Çev.: Arjin Eser
Ülküm Ekşi

Polis ve hapis karşıtı2 çağrılar yükseldikçe, kuir ve renkli kadınların öncülük ettiği dönüştürücü adalet hareketi bize polissiz bir geleceğin nasıl olabileceğine dair işaretler veriyor.

Black Lives Matter ayaklanmalarının ilk günlerinde, Minneapolis’in Üçüncü Bölge polis karakolunun alevler içindeki görüntüsü, pek çok kişinin daha önce hayal bile edemeyeceği bir şeydi. Çoğu kişinin daha önce akla hayale sığdıramayacağı başka bir fikri de ateşledi: polisin ve hapishanelerin ortadan kaldırılması.

O zamandan beri polis ve hapis karşıtı fikirlere yeni ilgi duymaya başlayan insanların büyük bir kısmı, polis yerine kime başvurabileceklerini düşünüyor. Polis ve hapis karşıtlığı, kriz anının ardından 911’i arama seçeneğini sorgulatıyor. Bu boşlukta yepyeni dünyalar -polis şiddetinin olmadığı hayatlar- ortaya çıkıyor fakat bunlara çoğu zaman ulaşmak veya kaynak sağlamak zor gibi görünüyor.

Aranan yanıt, nesiller boyunca polis veya diğer devlet kurumları olmadan kendi güvenliklerini sağlamak zorunda kalmış renkli toplulukların tecrübelerinde bulunabilir. Geçen yaz yaşanan kırılma anı -ABD tarihindeki en büyük toplumsal adalet ve ırk adaleti hareketi- polis ve hapis karşıtlığı ile dönüştürücü adaletin ortak geleceğini ana akıma taşımış oldu.

Polis ve hapis karşıtları polisin ve hapishanelerin, çözme iddiasında olduğu sorunların asıl kaynağı olduğunu ve bizi güvende tutmak yerine durumu daha tehlikeli bir hâle getirdiğini ortaya koyduklarında bir alternatife de işaret etmiş oldular: dönüştürücü adalet. Kuir ve renkli kadınların 20 yılı aşkın bir süredir biriktirdikleri dönüştürücü adalet tecrübeleri, bize polisin veya diğer devlet güçlerinin müdahalesini gerektirmeyen birçok çözüm yolu olduğunu gösteriyor. Ancak bunların hiçbiri zahmetsiz değil.

Dönüştürücü adalet ve topluluk sorumluluğu; geleneksel olarak kuir- lerin ve renkli kadınların öncüsü olduğu, hapishaneye, polise ve ayrıca bunlara dayalı cezalandırmanın altında yatan mantığa toplum temelli alternatifler sunmak isteyen, kişiler arası zarara yanıt üreten bir hareketi tarif eder. Bu cevaplar; hapishane sistemlerine olan bağımlılığı en aza indiren zarar azaltma yaklaşımlarından faillerin hesap verebilmeleri3, zararı onarmaları ve davranışlarını değiştirmeleri için cezalandırıcı olmayan süreçlerin işletilmesine kadar uzanan bir skalaya sahip.

Özellikle polis ve hapis karşıtlığının viral hâle geldiği bu dönemde hareket bir yandan yeni fırsatlarla diğer yandan da radikal değişimi sulandıran reform tehlikesiyle karşı karşıya. Okul ve üniversite gibi kurumların bünyesinde değişim vaadinde bulunan fakat aynı zamanda ceza adaleti sisteminin tamamlayıcı bir kolu olarak sıklıkla tercih edilen onarıcı adaletin aksine, polis ve hapis karşıtı tepkiler devletin ve devlet kurumlarının tamamen dışında konumlanıyor. Hareketin şiddet karşıtı girişimlerinin devlet tarafından yürütülmesine tepki olarak doğduğu düşünüldüğünde, dönüştürücü adalet uygulayıcılarının ihtiyatlı olması mantıklı.

Hareketin Geçmişi

Dönüştürücü adalet ve topluluk sorumluluğu aktivistleri ve uygulayıcıları, çalışmalarının kökeninin siyah, kahverengi ve yerli topluluklardaki kadınlar ve kuirlerin uzun zamandır mutfak masasında şiddete verdikleri doğaçlama yanıtlara dayandığını düşünüyor. Bu yanıtlar arasında partnerinden şiddet gören birine evini açmak, topluluktaki saygıdeğer yaşlıları istismarcılarla konuşmaya göndermek ya da camide, kilisede, okulda veya evde şiddet hakkında dürüst, sancılı sohbetler başlatmak yer alabiliyordu. Dönüştürücü adalet uygulayıcısı, stratejisti ve yazar Ejeris Dixon, Jim Crow yasalarıyla nam salan, devletin güvenlik sağlamak yerine soykırımcı işgal gücü ve ırkçı terör faili olduğu Güney’de, annesinin kullandığı stratejiler üzerine sohbet etmelerini bu pratiklere örnek olarak anlatıyor.4

90’ların sonunda ve 2000’lerin başında, hem ırkçılık karşıtı hem de feminist örgütlenmenin kesiştiği noktalarda renkli kadınlar, kuirler ve translar bu iki alana da müdahalelerde bulundular. 90’larda polis vahşetine ve kitlesel hapis uygulamalarına karşı çıkan ırkçılık karşıtı örgütlenmeler bazen kişiler arası şiddeti pek dikkate almadan devlet şiddetine odaklanıyordu. Bu tutum, polisliğin kaldırılmasının tek başına tüm sorunlarımızı çözeceğini ima ediyordu. Irk ön plana çıkarılırken cinsiyet ve cinsellik genellikle göz ardı ediliyordu.

Öte yandan şiddet karşıtı feminist dünya giderek daha fazla profesyonelleştirildi, beyazlaştırıldı ve günümüzde cezai feminizm5 olarak eleştirilen, hukuki yaptırımı merkeze alan gündeme çekildi. Değerlendirmeleri genellikle kişiler arası -ve bu durumda cinsiyete dayalı- şiddete odaklanıyordu, bu nedenle devlet şiddetini ve ırkçı şiddeti idrak etmekten uzak kaldılar.

Şiddetin bu iki biçiminin kesiştiği noktada duran renkli kadınlar ve kuirler seslerini yükselttiler. Yeni kurulan ABD merkezli iki ağ, polis ve hapis karşıtı grup Critical Resistance6 (CR) ile renkli feminist örgüt INCITE!7 2001 yılında ortak bir bildiri8 yayımladıklarında, fena hâlde ihtiyaç duyulan bu iki bakış açısını bir araya getirmiş oldular. Bunu yaparak ortak güvenliğe yönelik daha kesişimsel ve radikal bir yaklaşım geliştirmeyi hedefleyen bir siyasi gündem oluşturdular. Bu siyasi gündem, Black Youth Project 1009 gibi yeni nesil Movement for Black Lives10 (M4BL) örgütleri tarafından benimsendi.

Bu örgütlerin öne çıkan kuir ve kadın liderleri, CR ve INCITE!’ın “değerlendirmelerinin, örgütlenme pratiklerinin ve liderlik geliştirme programlarının merkezine yoksul/işçi sınıfı renkli kadınları koyma” mücadelesini üstlendi. African American Policy Forum’un #SayHerName kampanyası11 gibi girişimler, polis şiddetiyle ilgili anlatıda renkli kadınların deneyimlerini merkeze aldı. CR ve INCITE!’ın kişiler arası şiddet, devlet şiddeti ve uluslararası şiddetin birbiriyle bağlantılı değerlendirilmesi yönünde yaptığı çağrıya, M4BL’nin politika platformu12 karşılık verdi. Bu karşılık, siyah karşıtı ırkçılığın kadınlar ve trans, kuir, interseks insanlar ve toplumsal cinsiyet kalıplarının dışındaki insanlar üzerindeki benzersiz etkilerine ilişkin değerlendirmelerini ve Filistinlilerle dayanışma yönündeki beyanlarını13 içeriyordu.

CR ve INCITE!’ın “ceza adaleti sistemine dayanmayan ve cinsel ve aile içi şiddet mağdurları için güvenliğin ve hesap verebilirliğin sağlandığı mekanizmalara sahip, şiddete toplum temelli müdahaleler” vizyonu, dönüştürücü adalet ve topluluk sorumluluğu başlığı altında birbiriyle bağlantılı bir dizi tecrübe doğurdu.

Bu tecrübeler, renkli kuirlerin ve kadınların öncülük ettikleri ya da bilgeliklerini sundukları diğer tüm mücadele alanlarıyla harmanlandı: yerlilerin özerklik mücadeleleri, şifa adaleti, engelliler için adalet, kuir ve trans topluluklarında cinsiyet, aile ve bakımın ideal biçimde yeniden tasavvur edilmesi.

Dönüştürücü Adalet Süreçlerinin Önemli Bileşenleri

Çığır açan organizasyonlar INCITE! ve Communities Against Rape and Abuse14 (CARA) geçen yıl 20. yıldönümlerini kutladılar ve harekete sundukları çerçeveler hâlâ yankı uyandırmaya devam ediyor. INCITE!’ın modeli15, şiddet fikrinin günün birinde akla bile gelmemesini sağlamak için dönüştürücü adalet ve topluluk sorumluluğu çalışmalarının gerçekleştiği dört ana alanı özetlemekte: topluluğun korunması, hayatta kalanların kendi geleceklerini belirlemeleri, zarara neden olan kişilerin hesap vermeleri ve son olarak mikro düzeyden makro düzeye toplumsal dönüşüm. Dönüştürücü adalet ve topluluk sorumluluğu girişimleri, tüm bu çalışma alanlarını kapsayabilir ama genellikle içlerinden birine odaklanıyorlar.

Örneğin bazıları, müşteri veya polis saldırısına uğramamak için kendi topluluk raporlarını oluşturma, kanıt toplama ve gözetim sistemlerini geliştiren seks işçileri gibi hayatta kalanları desteklemeye odaklanıyor. Bir diğer örnek yerli kadınların, kız çocuklarının ve iki-ruhlu insanların16 kaybolması veya öldürülmesi durumlarında yerliler tarafından yürütülen soruşturmalar, dokümantasyon ve merasimler.17

Philly Stands Up18, Support New York19 ve Challenging Male Supremacy Project20 gibi grupların da dahil olduğu bazıları ise zarara sebep olan kişilere odaklanıyor. Bunlar, cinsel saldırıda bulunan kişilerin inkâr etmeleri ve utanmalarındansa hesap vermelerini sağlıyor.

Bu sırada bazıları da topluluk üyeleri arasında hem güvenliğin hem de hesap verebilirliğin sağlanması, partilerde ve gösterilerde şiddetin azaltılması21, hasar ve şifa hakkında sohbetler açmak için hikâye anlatımının kullanılması22 ve insanlar şiddetle karşılaştığında kullanmaları için alternatif kaynak ağlarının kurulmasında atılabilecek adımları araştırıyor. Bazı kolaylaştırıcılar ayrıca hayatta kalanları, zarara neden olan kişileri ve topluluk üyelerini ortak bir sürece dahil etmek için bu alanlardaki çalışmaların koordinasyonunu üstleniyor.23 Bu, herkese uyan tek bir evrensel model değil çok ince ayrıntıları olan bir değişim çalışması.

Dönüştürücü adalet uygulayıcıları adalet, hesap verebilirlik ve güvenliğin yeni formlarını tasarlıyor ve gerçekleştiriyor. Bunu yaparken mevcut adalet anlayışlarını INCITE! modelindeki dört alanda tanımlanan dönüştürücü adaletle değiştiriyor. Yapısal koşullar bağlamında, şiddet kişisel bir kabahat olarak algılanmak yerine farklı seviyelerde (kişiler arası, topluluk içi, kurumsal ve yapısal) kesişimsel bir zarar olarak algılanmaya başlıyor. Failler nezdinde cezalandırma ve suçlama, yerini hesap verme ve değişmeye bırakıyor. Hayatta kalanlar için babacan bir korumacılıkla güvenliğin sağlanması, yerini hayatta kalanın kendi belirlediği şekilde emniyete alınması anlayışına bırakıyor. Ve son olarak topluluk nezdinde, adaleti sağlamaktan sorumlu yapı olarak devletin yerini topluluk alıyor.

Bu değişiklikler, toplumsal sorunları bireyselleştirmeye ve yalıtmaya çalışan hapis cezası mantığından genel olarak vazgeçme ve potansiyel bir çözüm olarak toplumsal bağlantı siyasetine24 yönelmekle ilişkili. Cinsel şiddet krizi -ve bu şiddetin getirdiği sınır ihlali ve kişinin kendine zarar vermesi- mantığa aykırı görünen bir durum için itici güç hâline geliyor: tam da toplumsal ilişkilerin yaralanmaya sebep olduğu anda dayanışmaya yönelmek ve en tehlikeli veya güvenilmez göründüğü anda sosyal ilişkilenmeyi bir çare olarak görmek için.

Şu Anki Durumun Değerlendirilmesi

On yıl Almanya’da dönüştürücü adalet hareketinin içinde yer alan biri olarak polisin yerini alacak basit bir mekanizma olmadığı gerçeğiyle yüzleştiklerinde insanların dönüştürücü adalete ve topluluk sorumluluğuna yönelik heyecanlarını yitirdiklerine sık sık tanık oldum. Basit bir mekanizma olmaması bir kenara bu süreç, Angela Davis’in W.E.B DoBois’ya atıfla bahsettiği gibi “polis ve hapis karşıtlığı demokrasisi” uygulanacak şekilde tüm kurumların yeniden tahayyül edilmesini gerektiriyor.

Elimizde arayabileceğimiz bir telefon numarası yok. Peki ya bir teslimat servisi, görev komitesi veya en azından bir kullanım kılavuzu da mı yok? Elimizde bunlara en yakın, son zamanlarda yayımlanmış birkaç kitapta toplanan bilgiler ve geçen yaz gerçekleşen eylemlerin başlattığı çevrimiçi seminerlerin heyecanı var.25

Kişisel hayat hikâyeleri, yöntemler ve görüşmelerin bir araya getirildiği, ortaya çıkışından 20 yıl sonra dönüştürücü adalet hareketinin envanterini çıkaran Beyond Survival: Strategies and Stories from the Transformative Justice Movement26 [Hayatta Kalmanın Ötesi: Dönüştürücü Adalet Hareketinden Stratejiler ve Hikayeler] kitabı bunların en faydalı olanlarından biri. Kitabın editörlerinden Ejeris Dixon 2015’te bana, hareketin dönüştürücü adaletin gerekliliğini kanıtlamaya veya meşrulaştırmaya ihtiyaç duymayacak kadar ilerlediğini söylemişti. İşte bu antoloji yeni dönemin bir kanıtı: Dönüştürücü adaletin nedenlerini değil “nasıl”ını açıklıyor. İstediğiniz sadece hızlıca çözüme ulaşmaksa editörlerden Leah Lakshimi Piepzna-Samarasinha’nın söyledikleri sizi hayal kırıklığına uğratabilir: “The People’s Court of INCITE: Women of Color Against Violence, kolları sıvayıp sorunu çözmeyecek ve tartışmaları bitirmeyecek, bunu beklemeyin.”

Beyond Survival antolojisi, editörlüğünü Leah Lakshimi Piepzna-Samarasinha, Ching-In Chen ve Jai Dulani’nin yaptığı, dönüştürücü adalet hareketinin kutsal kitabı niteliğindeki The Revolution Starts at Home’un27 [Devrim Evde Başlar] bir bakıma devamı. Bugün dönüştürücü adalet veya topluluk sorumluluğu olarak adlandırılan ilk çalışmaların çoğu özellikle de renkli insanlara yönelen cinsel şiddet ve cinsiyet temelli şiddete yanıt olarak ortaya çıkmıştı. Bu konu CARA, INCITE! ve generationFIVE28 gibi yenilikçi ilk grupların yanı sıra The Revolution Starts at Home’un da odak noktasıydı. Leah Lakshmi Piepzna-Samarasinha ve Ejeris Dixon bu konuları yeniden işleyen ve dönüştürücü adalet ile topluluk sorumluluğunun kişiler arasındaki diğer şiddet biçimlerini de ele almak için nasıl genişlediğini belgeleyen bir derlemenin küratörlüğünü yaptı.

Audre Lorde Project bünyesinde bir kolektif olan Safe OUTside the System Collective, davetlileri hukuki yaptırıma maruz bırakmadan çatışmaların çözülebileceği şekilde parti vermek hakkında yazıyor.29 TransLifeline30 ve Fireweed Collective31, kriz anlarında potansiyel olarak kendilerine ve başkalarına zarar verebilecek insanlara 911’i aramak dışında nasıl yanıt verilebileceği üzerine tartışıyor. “Community Defense Zone Starter Guide”32 [Topluluk Savunması Başlangıç Kılavuzu] kayıtdışı göçmenler için topluluk güdümünde sığınak tasavvur ederken Lara Books ve Mariame Kaba evsiz gençlere yönelik merkezlerde özel güvenliğin yanı sıra hukuksal yaptırımların zararlarını azaltmanın yolları üzerine düşünüyor.33

Beyond Survival farklı biçimlerden oluşmuş bir derleme: Revolution Starts at Home’un can damarını oluşturan yakıcı kişisel tanıklığı yeniden işliyor, bu tanıklığı örgütsel araçların stratejik düşünme biçimleri ve hareketin önemli figürleriyle yapılan görüşmelerin tarihsel bilinciyle harmanlıyor. Kitabın sayfalarında gezinirken hareketin kendisini de bu kitaptaki gibi anlamaya başladığı hissine kapılıyorsunuz; ikisi de herkesi çok büyük ve aşırı gergin bir çatının altında toplayıp tartıştırırken aynı zamanda CARA’dan Alisa Bierria’nın da dediği gibi “dönüştürücü adaleti kontrol dışında tutmaya”çalışıyor.

Süregiden Tartışma: Dönüştürücü Adaletin Geleceği

Bu birleşimdeki gerilimin bir kısmı, antolojinin editörlerinin dediği gibi dönüştürücü adaletin bir terim olarak “popüler çocuk” hâline gelmesinden kaynaklanıyor. Daha geniş bir erişim alanı sağlayan bu durum ana akıma dahil edilmeye yönelik bir endişe yaratmış olsa da Beyond Survival saflık testleri34 ve sınır polisliği35 ile karşılık vermiyor. Editörler dönüştürücü adalet değerleriyle uyumlu yaratıcı tecrübelere önem vermeye devam ederek bilinçli olarak “dönüştürücü adaleti özgür bırakıyorlar”. Bu özgürlük, Ejeris Dixon’un dönüştürücü adaletin artık varlığını haklı çıkarmaya ihtiyacı olmadığı düşüncesine uygun şekilde, özeleştiriye ve anlaşmazlıklara açık olmak anlamına geliyor. Hareket olgunlaştıkça kitabın dönüştürücü adaletin eksiklerini kapatmasına veya öyle olmasa bile dönüştürücü adaletin her zaman en uygun yaklaşım olduğunu iddia etmesine gerek kalmıyor.

Bundan sonrasıyla ilgili olarak harekette yürüyen hararetli tartışmalardan biri kitleselleşmek ve kurumsallaşmak üzerine. Bu tartışma Minneapolis ve diğer şehirler, polis merkezlerinin mali kaynaklarını kesmeye niyetlendikleri için daha da acil. Bugüne kadar dönüştürücü adalet her zaman yerel, işlevsel ve tecrübelere dayalı oldu. Yine de işin kendi kendini örgütlemeyi gerektiren doğası, çoğu zaman hareketi ihtiyacı olan birçok kişi için erişilemez kılıyor, hayata geçirenler için ise sürdürülemez hâle getiriyor. Kitabın farklı biçimlerden oluşan yapısı aslında bu gerilimi örnekliyor: dönüştürücü adaletin nasıl kurumsallaştırıldığını belgeleyen örgütsel yöntemler ile somut kişisel hikâyelerin bir karışımı. Creative Interventions’ın örgütsel yöntemleri36 -ki bugüne kadarki araçların en iyisi niteliğindedir- 500 sayfayı geçer ve dönüştürücü adalet için tek bir kitaptan menkul bir kılavuz oluşturmanın imkânsız olduğunu gösterir. Bu çalışma, herhangi bir noktasından okumaya başlamayı mümkün kılacak şekilde zekice inşa edilmiştir ancak şiddete müdahalede bulunabileceğiniz sonsuz sayıda yöntemin haritasını çıkarmanın zorluğunu da gösterir.

Yine de Harm Free Zones37 gibi grupların öngördüğü gibi dönüştürücü adaleti tüm mahallede veya şehirde erişilebilir kılacaksak sürdürülebilir, topluluk temelli yapılara ihtiyacımız var. Bu yapılar, devletin verdiği sosyal hizmetler gibi hafif polislik işlevlerinden ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların ehlileştirilmesinden kaçınmalı. Ehlileştirme, riski önlemek ve yatırımcıları küstürmemek için bu kurumların radikallikten uzak durması anlamına geliyor. Kısmen ana akım tarafından yutulan şiddet karşıtı hareketin küllerinden doğan dönüştürücü adalet, görünürdeki başarının aslında uzun vadeli başarısızlık anlamına gelebileceğinin hafızasını taşıyor.

Creative Interventions’ın kurucusu Mimi Kim, kitleselleşmenin bir yolu olarak “telif hakları, ticari markalar ve standardizasyonların neoliberal kurumsal bağlamını” taklit etmeyen bir büyüme biçimi tavsiye ediyor. Bu kavramlar yerine, bir topluluğun dönüştürücü adaleti uygulama kapasitesinin merkezî olmayan bir şekilde büyümesinden bahsederken “yenilenme” kavramını kullanıyor.

Benzer eğilimdeki umut verici bir model Güney Asya, Asya, Pasifik Adaları ve Seattle’daki geniş göçmen gruplarındaki cinsiyet temelli şiddete odaklanan bir kuruluş olan API Chaya’dan38 geliyor. “Topluluk Çözümleri” programı ile on beş topluluk üyesinden oluşan ve ücret ödenen bir gruba 45 saatlik eğitim programı sunuluyor. Bu grup sonra, aylık toplantı desteği ve deneyimli bir danışmanın yol göstermesiyle API Chaya tarafından kendilerine yönlendirilen topluluk sorumluluğu süreçlerini kolaylaştırıyor.

Bu uygulamaların amacı halihazırdaki toplumsal deneyimi onurlandırmak, güçlendirmek ve becerilerin kök salmasını sağlamak yoksa bunları profesyonel bir bürokrasiye teslim etmek değil. Yani sayıca artmak değil tabana yayılarak büyümek önemli. Geçmişte API Chaya’nın topluluk sorumluluğu etrafında örgütlenmesinde etkisi olan dönüştürücü adalet idealisti Kiyomi Fujikawa, dönüştürücü adaletin kaynağı olan kişileri (kuir, trans, siyah, yerli ve renkli topluluklar) merkeze alan bir dizi “olasılık modelini” keşfedebileceğimiz “geçiş örgütlerine” duyulan ihtiyacı paylaşmıştı.

Bir pandeminin ortasında dönüştürücü adaleti sağlamaya devam ederken Alexis Pauline Gumbs Beyond Survival’daki söyleşisinde şu soruyu ortaya atıyor: Üst üste gelen felaketlerin ortasında güveni temel alan bir hızda hareket etmek için gerçekten ne gerekiyor? Tüm bu protestolar sırasında dönüştürücü adalet sokaklarda yeniden doğdukça ve hareket hızla büyüdükçe sesi yükselen bir başka çağrı da bu karmaşaya alışmaya ve dönüştürücü adalet aktivistlerinin çalışmalarında sıklıkla bahsettiği uyumsuzluk, tamamlanmamışlık ve çelişkileri benimsememizi sağlayacak duygusal kapasiteyi inşa etmeye yönelik.

Polisliğin ortadan kaldırılması, dönüştürücü adalet hareketinin tahayyül ettiği alternatif gelecekleri mümkün kılacak politik kapıyı aralar. Bu kapıdan geçmek için hem Black Lives Matter ayaklanmalarının yeniden aydınlattığı uzun vadeli hayali hem de ilk etapta eşiği aşmamızı sağlayacak kısa vadeli pragmatizmi hedeflemeliyiz. Eğer bugün adımlarımızı toplulukların şiddete karşı yanıt vermeleri için ne gerektiğini düşünerek dikkatlice atarsak toplumsal bakım yoluyla hasarı önleme ve tespit etme konusunda bolca kaynak bulunan bir gelecek için hazırlık yapabiliriz. Böylelikle polisi ve cezayı gereksiz hâle getirebiliriz.

  1. Metnin İngilizce orijinali için bkz. Melanie Brazzell, “We keep us safe: the transformative justice movement”, 6 Haziran 2020, 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://roarmag.org/essays/transformative-justice-movement/> Sitenin izniyle çevrilmiştir. Vurgular orijinal metne aittir. Metnin orijinalinde geçen linklere yazı boyunca referans verilecektir. (ç.n.)
  2. Yazı boyunca kullanılan ve Türkçesi “kaldırma” anlamına gelen abolition kavramı metnin bağlamı göz önünde bulundurularak “polislik karşıtlığı” olarak çevrilmiştir. Bu ifade ile metnin vurgusuna da uygun bir şekilde sadece kolluk kuvvetleri değil devletin tahakküm mekanizmalarını oluşturan hukuki yapıların, topluluklar üzerindeki denetleyici işlevine de karşıt bir tavır ortaya koyduğu yansıtılmak istenmiştir. (ç.n.)
  3. Survivor      Support      and     Tranformative      Justice     Collective,      “Our Accountability Process Curriculum”, 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://supportny.org/transformative-justice/curriculum//>
  4. Ejeris Dixon, “Building Community Safety: Practical Steps Toward Liberatory Transformation”, 25 Ağustos 2015, 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://truthout.org/articles/building-community-safety-practical-steps-toward-liberatory-transformation/>
  5. Victoria Law, “Against Carceral Feminism”, 17 Ekim 2014, 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.jacobinmag.com/2014/10/against-carceral-feminism/>
  6. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <http://criticalresistance.org>
  7. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://incite-national.org>
  8. “INCITE!-Critical Resistance Statement”, 2001, 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://incite-national.org/incite-critical-resistance-statement/>
  9. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.byp100.org>
  10. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://m4bl.org>
  11. Kampanya sayfasına erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.aapf.org/sayhername>
  12. Platformun sayfasına erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://m4bl.org/policy-platforms/>
  13. “End U.S. Complicity in Israel’s Abuse of Palestinians”, 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://m4bl.org/statements/end-us-complicity-in- israels-abuses-of-palestinians/>
  14. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <http://cara-seattle.blogspot.com>
  15. “How do we address violence within our communities?”, 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://incite-national.org/community-accountability/>
  16. İki ruhlu insanlar üzerine yazılmış bir yazı için bkz. Eren Turan, “Tarihin içinden bugüne uzanan kültür: ‘Two Spirit Identity’ ve LGBTİQ2”, 20 Aralık 2019, 6 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://kaosgl.org/gokkusagi-forumu-kose-yazisi/tarihin-icinden-bugune-uzanan-kultur-two-spirit-identity-ve-lgbtiq2> (ç.n.)
  17. İlgili sayfaya ulaşmak için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <http://itstartswithus-mmiw.com>
  18. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://phillystandsup.wordpress.com/>
  19. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://supportny.org/>
  20. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <http://challengingmalesupremacy.org/>
  21. İlgili bir proje hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://alp.org/about>
  22. İlgili bir proje hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.creative-interventions.org/stories/>
  23. İlgili kitap için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.akpress.org/fumbling-towards-repair.html>
  24. İlgili      kitap      için      bkz.      28      Ocak      2022     tarihinde      erişilmiştir <https://oxford.universitypressscholarship.com/view/10.1093/acprof:oso/9780195392388.001.0001/acprof-9780195392388>
  25. Genel bir değerlendirme için Transform Harm isimli kaynak merkezine bakabilirsiniz. Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://transformharm.org/> Barnard Research Center’daki “Research on Women’s Accountable Communities” adlı çalışma da iyi bir başlangıç sunabilir. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://bcrw.barnard.edu/building-accountable-communities/>
  26. Ejeris Dixon ve Leah Lakshmi Piepzna-Samarasinha, Beyond Survival: Strategies and Stories from the Transformative Justice Movement, AK Press, 2020.
  27. Ching-In Chen, Jai Dulani ve Leah Lakshmi Piepzna-Samarasinha, The Revolution Starts at Home, AK Press, 2016.
  28. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <http://www.generationfive.org/>
  29. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://alp.org/programs/sos>
  30. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://translifeline.org>
  31. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://fireweedcollective.org>
  32. “Community Defense Zone Guide”, 10 Şubat 2017, 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://mijente.net/2017/02/community-defense-zone-guide/>
  33. “Whose Security Is It Anyway? A Toolkit Survey”, 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.surveymonkey.com/r/whosesecurity>
  34. Türkçeye “saflık testi” olarak çevirdiğimiz purity test kavramı ile kastedilen dönüştürücü harekete dahil olmuş veya olacak kişilere yönelik kimlik, ideoloji vb. kıstaslarla kapsayıcılığı kısıtlayan bir kabul etme sürecinin işletilmesidir. (ç.n.)
  35. Türkçeye “sınır polisliği” olarak çevirdiğimiz boundary-policing sosyal bir inşa olan sınırların/kalıpların dokunulmaz ilan edilmesi, bu sınırları zorlayan kişilere yönelik dışlamacı ve şiddete varabilecek tepkilerin gösterilmesi anlamında kullanılmıştır. (ç.n.)
  36. Kitapçık için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.creative-interventions.org/toolkit/>
  37. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.spirithouse-nc.org/harm-free-zone>
  38. Sitesine erişmek için bkz. 28 Ocak 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.apichaya.org/>

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir