Merhaba,

8 Mart yaklaşırken yeni bültenimizle sizleri selamlıyoruz.

Pandemiyle birlikte derinleşen ekonomik eşitsizliklerin pandeminin hafiflemesiyle azalmadığını, hâlâ artarak devam eden bir ekonomik krizin içinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Öğrenciler olarak bizler de bu ekonomik krizden etkileniyoruz. Ekonomik koşulların öğrenciler üzerindeki etkisini barınma sorununa bakarak görmek mümkün. Üniversitelerin yüz yüze eğitime geçmesiyle birlikte aile evinden yurtlara ya da öğrenci evlerine dönmesi gereken öğrencilerin yurt ve ev kiralarının pahalılığından dolayı aile evine geri dönmek zorunda kaldıklarını gözlemledik. Bu süreçte özellikle kadın öğrenciler, eğitim hakkı ilk gözden çıkarılanlar oldu.1 Aileler, kız çocuklarının güvenliklerini öne sürerek ya da kızlarının eğitim almasını ertelenebilir bir mesele olarak gördükleri için onları eve geri çağırıyorlar. Eğitime erişememenin yanında aile evine dönmenin bazıları için kısıtlayıcı ve baskılarla karşılaşılan alana geri dönmek olduğunu söyleyebiliriz. İki yıl önce bu sorunu pandemi bağlamında tartışırken şimdi ekonomik kriz bağlamında hâlâ tartışıyoruz.

Bazı öğrencilerinse aile ısrarıyla veya daha ucuz olduğu için cemaat yurtlarında kalmak zorunda olduklarına ve burada çeşitli baskılarla karşılaştıklarına şahit oluyoruz. Yakın bir zamanda intihar eden Enes Kara ile yeniden gündeme gelen cemaat yurtları tartışmasıyla öğrencilerin barınma sorununu farklı bir yönüyle tekrar ele almış olduk. Eğitim hakkına bağlı olarak öğrencilerin barınma ihtiyacının karşılanması için devletin adım atması ve bu hakkı her öğrenci için sağlaması gerekirken devletin, #Barınamıyoruz2 eylemleriyle mücadele eden öğrencileri kolluk kuvvetleriyle karşı karşıya getirdiğini görüyoruz.3

Öğrenciler için barınma bir sorun hâline gelmişken şiddet de hız kesmeden devam ediyor. Şiddetin farklı alanlarda ne boyutta yaşandığını yıllardır konuşuyoruz. Son zamanlarda şüpheli kadın ölümlerinin görünürlüğünün artığını basından takip ediyoruz.4 Yüksek katlardan atladığı iddia edilen ya da evinde ölü bulunan kadınların kavga esnasında ya da sonrasında intihar ettikleri öne sürülüyor. İntihar mı yoksa cinayet mi olduğu muğlak olan bu ölümlerde zanlıların çelişkili ifadelerini ve bazı vakalarda kadınların vücutlarında darp izlerini görüyoruz. Tanımadığımız insanlardan gelen şiddet vakalarıyla daha çok karşılaşır olduk. Kadınların sırf kadın oldukları için saldırı- ya maruz bırakıldıklarını biliyoruz. Başak Cengiz’in sokakta samuray kılıcıyla öldürülmesi geçtiğimiz aylarda yaşanan olaylardan yalnızca biriydi.5 Kadıköy metrosunda bıçaklı bir saldırganın bir kadını tehdit etmesinin ardından sosyal medyada yayılan gözaltı videosu toplumda rahatlama yaratmak çabasıyla kurgulanmıştı.6 Buna rağmen şiddetin toplumsal boyutta tartışılmadığı ve devletin bütünlüklü politikalar uygulamadığı söylenebilir. Üstelik bu şiddet suçlarının cezasız kalması da şiddetin önlenmesinin önündeki engellerden biri.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde gerçekleşen yürüyüşlerde devletin kendi kolluğunun da kadına yönelik şiddetle mücadele etmek yerine şiddet faili olduğunu gördük.7 Ayrıca devlet kurumu olan hapishanelerdeki hukuksuz uygulamalar da dikkat çekici boyuta ulaşmış durumda. Gözaltında çıplak arama, işkence ve cinsel saldırı suçlarının işlendiğine dair birçok iddia var. Üstelik Garibe Gezer’in cezaevinde şüpheli ölümünün ardından avukatları işkence ve cinsel saldırıya uğradığına dair suç duyurusunda bulundu.8

Medya kanallarındaki cinsiyetçilik ve hak ihlalleri de devam ediyor. Geçtiğimiz hafta sosyal medyada gündeme oturan meselelerden biri Esra Erol’un programında 18 yaşındaki bir kızı izinsiz olarak canlı yayına çıkartması oldu. Canlı yayına çıkmak istemeyen kızın izinsiz çekime gösterdiği tepki üzerine Esra Erol “bu tepkiyi o adama gösterseydin” diyerek kızdı. Yayında istismara tepki göstererek çözüm olarak reşitlik yaşının yukarı çekilmesini önerdi. Bunun çözümünün sınırlar ve kısıtlamalarda değil toplumsal dönüşümü sağlayacak politikalarda olduğunu hatırlatıyoruz.

Siyasetçilerin ahlak ve din üzerinden medyaya müdahalede bulunması da yeni bir fenomen değil. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir genelgeyle toplumsal değerler ön plana çıkarılarak aile yapısını ve çocukları korumak gerekçesiyle birtakım önlemler alınacağı açıklandı.9 Bunun ifade özgürlüğünü tehdit eden bir uygulama olduğunu söyleyebiliriz. Toplumun değerlerinin kesimden kesime ve zaman içinde değişebileceğini ve ahlak kurallarının birbiriyle çatışabileceğini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu çatışan değerlerden hangisinin korunup hangisinin kısıtlanacağı hâkim görüş tarafından belirleniyor dolayısıyla yayımlanan genelge, korumacı ve eşitlikçi bir uygulama olmaktan çok uzak görünüyor.

Sanatçıların ahlak ve din üzerinden hedef gösterilmeleri ya da yaşam tarzlarına, giyimlerine müdahalede bulunulması da bu dönemde gündemimizdeydi. Son zamanlarda özellikle Sezen Aksu ve Gülşen üzerinden kadın sanatçılara yönelik hedef gösterme örnekleri gündemleşti. İzzet Yıldızhan, Gülşen’in sahne kıyafetine atıfta bulunarak sanatçı kadınları hedef göstermişti. Bunun üzerine Gülşen yaptığı açıklamada “Bir gün kadını ya da kendinden olmayanı yok saymaya, baskılamaya ve gerektiğinde yok etmeye hevesli bu ataerkil sistemin sizin gibi düşünenlerden de aldığı güçle gelip sizi de boğabileceğini hatta boğmakta olduğunu görmüyor musunuz?” diyerek tepki gösterdi.10 Bu olay gündemdeyken Gülşen’in eşine olayla ilgili açıklama yapması için baskı yapıldı ve Gülşen şu açıklamada bulundu: “Evet, ben bir anne-babanın kızı, evet bir erkeğin eşi ve bir yavrunun annesiyim. Babasının kızı, bir erkeğin karısı, bir çocuğun annesi olmaktan öte; ben aklı ve düşünme yeteneği olan özgür iradeye sahip bir insanım. Bu sıfatlardan fazlasıyım. Hiçbir sıfatın kölesi değilim. Kimseye ait değilim. Ben kendimim. Kendime aitim.”

Sezen Aksu’nun 2017 yılında çıkardığı “Şahane Bir Şey Yaşamak” adlı şarkısını dini hassasiyetlere hakaret ettiği gerekçesiyle protesto etmek isteyenler toplandı ve Sezen Aksu’nun evine yürüdü.11 Bu protesto, ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirildiğinde politik bir hakken Sezen Aksu’nun evinin önüne yürümeleri tehditkâr olduğu için meşru sayılamaz. Ayrıca Cumhurbaşkanı cuma namazı sonrası “Hz. Âdem efendimize kimsenin dili uzanamaz. O uzanan dilleri yeri geldiğinde koparmak bizim görevimizdir” diye bir açıklamada bulundu.12 Sezen Aksu bunlara cevaben yaptığı açıklamasını “Avcı” adlı bir şiirle paylaştı. Sezen Aksu’yla dayanışmak amacıyla bu şiir 53 farklı dile çevrildi.1

“Beni öldüremezsin
Sesim, sazım, sözüm var benim
Ben derken ben herkesim”14

Nihayetinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir önceki açıklamasının Sezen Aksu’ya yönelik olmadığını söyledi.15 İfade özgürlüğüne gelen saldırılara karşı sessiz kalmamanın, ifade sahibi kim olursa olsun temelde bu özgürlüğü savunmanın önemini bir kez daha görmüş olduk.

Kadınlar olarak bütün bu cinsiyetçiliğe ve şiddete karşı mücadelemiz devam ediyor. Yıllardır süren bu mücadelede tartışmalarımızı besleyen ve bize ışık tutanlardan biri olan bell hooks’u geçtiğimiz günlerde kaybettik. Birçoğumuzun feminizmle tanışma hikâyesinin kesiştiği bell hooks’u andığımız bir dosya hazırladık. Onunla karşılaştığımız için çok şanslıyız. Bıraktıklarıyla anısı hep bizimle ve canlı kalacak.

8 Mart yaklaşırken bu yıl da meydanlarda olmaya ve birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Hep birlikte mücadele edeceğimiz nice 8 Martlara!

  1. İlgili haber için bkz. Ceday Avcı, “Aileler yurt bulamayan kadın öğrencileri eve geri çağırıyor”, 7 Ekim 2021, 3 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://bianet.org/kadin/toplumsal-cinsiyet/251482-aileler-yurt-bulamayan-kadin- ogrencileri-eve-geri-cagiriyor>
  2. Tuba Torun, “#Barınamıyoruz”, 21 Eylül 2021, 3   Şubat   2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.gazeteduvar.com.tr/barinamiyoruz-makale-1535649>
  3. İlgili haber için bkz. “Ankara’da gözaltına alınan gençler serbest bırakıldı”, 13 Aralık 2021, 3 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.evrensel.net/haber/450018/ankarada-gozaltina-alinan-gencler-serbest-birakildi>
  4. İlgili     haberler     için    bkz.     “Şevval    Abanoz’un     şüpheli     ölümüyle ilgili          Başsavcılık’tan  açıklama”,                2      Şubat          2022,       6           Şubat        2022 tarihinde     erişilmiştir.              <https://www.birgun.net/haber/sevval-abanoz-un-supheli-olumuyle-ilgili-bassavcilik-tan-aciklama-375670https://ekmekvegul.net/gundem/zubeyde-karakocun-supheli-olumune-kadinlardan-tepki>
  5. İlgili haber için bkz. “Mimar Başak Cengiz’i öldüren erkek tutuklandı” 10 Kasım 2021, 3 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.gazeteduvar.com.tr/mimar-basak-cengizi-olduren-erkek-tutuklandi-haber-1541402>
  6. İlgili haber için bkz. “Kadıköy-Tavşantepe metrosunda elindeki bıçakla kadına saldıran erkek tutuklandı”, 25 Kasım 2021, 3 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.evrensel.net/haber/448673/kadikoy-tavsantepe-metrosunda-elindeki-bicakla-kadina-saldiran-erkek-tutuklandi>
  7. “İstanbul’da kadınlar 25 Kasım’da şiddete karşı alana çıktı”, 25 Kasım 2021, 3 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.evrensel.net/haber/448764/istanbulda-kadinlar-25-kasimda-siddete-karsi-alana-cikti>
  8. Elif Ekin Saltık, “Garibe Gezer’in şüpheli ölümünün ardından… | Kadın tutuklular cezaevlerinde neler yaşıyor?”, 19 Aralık 2021, 3 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.evrensel.net/haber/450598/garibe-gezerin-supheli-olumunun-ardindan-kadin-tutuklular-cezaevlerinde-neler-yasiyor>
  9. İlgili haber için bkz. “Cumhurbaşkanı genelgesi: Milli, manevi değerlerimizi yıpratan TV programları. ”, 29 Ocak 2022, 3 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir <https://www.gazeteduvar.com.tr/cumhurbaskani-genelgesi-milli-manievi-degerlerimizi-yipratan-tv-programlari-haber-1551120>
  10. “Kıyafet nedeniyle hedef alınan Gülşen’den açıklama: ‘Yaşam bu zihniyetler kadar küçük değil…’” 20 Ocak 2022, 3 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://haber.sol.org.tr/haber/kiyafet-nedeniyle-hedef-alinan-gulsenden-aciklama-yasam-bu-zihniyetler-kadar-kucuk-degil>
  11. İlgili haber için bkz. “Şarkısı üzerinden hedef gösterilen Sezen Aksu, evinin önünde protesto edildi”, 18 Ocak 2022, 6 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://www.cumhuriyet.com.tr/yasam/sarkisi-uzerinden-hedef-gosterilen-sezen-aksu-evinin-onunde-protesto-edildi-1900891>
  12. İlgili haber için bkz. “Sezen Aksu’nun şarkısı: Erdoğan’ın ‘Dillerini koparırız’ çıkışı ve gelen tepkiler”, 22 Ocak 2022, 3 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://tr.euronews.com/2022/01/21/sezen-aksu-nun-sark-s-erdogan-n-n-dillerini-kopar-r-z-c-k-s-ve-gelen-tepkiler>
  13. İlgili haber için bkz. “Sezen Aksu’nun cevabı ‘Avcı’ 53 dilde”, 23 Ocak 2022, 6 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir. <https://bianet.org/bianet/yasam/256619-sezen-aksu-nun-cevabi-avci-53-dilde>
  14. Sezen Aksu’nun “Avcı” adlı şiirinden bir bölüm.
  15. İlgili haber için bkz. “Cumhurbaşkanı Erdoğan: Benim oradaki hitabımın muhatabı Sezen Aksu değildir”, 26 Ocak 2022, 6 Şubat 2022 tarihinde erişilmiştir.       <https://www.evrensel.net/haber/453642/cumhurbaskani-erdogan-benim-oradaki-hitabimin-muhatabi-sezen-aksu-degildir>

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir