bü’de kadın şenliği: 8 Mart’ta Neler Yaptık?

Rana Kayacan
Su Doğa Şahan

“…Defalarca kurduğu masalar, ağırlamalar… Hatta bazen masada kendine yer kalmazmış.”¹

Aslı Alpar’ın anneannesi Emine Hanım gibi, kadınlardan sofrayı kurup kenara çekilmeleri beklenir. Biz de masalarda bize yer vermeyenlere karşı kendimize inatla yer açıyor, dayanışmamızı güçlendiriyor, sesimizi duyuruyoruz! Kampüste ve yaşam alanımızda masalarımızı genişletmek için bir araya geliyoruz. Bu sene de Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü (BÜKAK) olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü bü’de kadın şenliği kapsamında çeşitli etkinlikler düzenleyerek kutladık.

8 Mart haftası etkinliklerimize üniversitemizin 37 kulübünün² katılımı ile gerçekleştirdiğimiz 8 Mart Yürüyüşü ile başladık. Güney kapıdan başladığımız, yüksek katılımlı yürüyüşe “Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa!”, “Sanatta cinsel tacize yer yok!” gibi sloganlarla devam ettik. Demokratik üniversite tartışmalarının sıkça dillendirildiği bu günlerde “Akademiye, Kampüslere, Mahalleye, Kadınlara, LGBTİ+lara Özgürlük!” pankartıyla kampüste sesimizi duyurduk. Yürüyüşümüzü güney meydanda sonlandırdık.

Etkinliklerimize, zoom’da ve Güney Kampüs’te eş zamanlı 8 Mart’ta Birlikte Tasarlıyoruz atölye çalışmasıyla devam ettik. Atölye kapsamında kitap ayracı, maske, pankart tasarımları yaptık. Etkinliğimize, pandemiden dolayı kampüste bulunamayan arkadaşlarımız da çevrimiçi katıldılar ve tasarladıkları pankartları sosyal medya üzerinden paylaştılar.

Her sene 8 Mart haftasında yaptığımız gibi bu sene de Kadın Eserleri Kitap Sergisi düzenledik ancak bu yıl sergimizi pandemi koşullarından dolayı çevrimiçi gerçekleştirdik. Bu sergiyle toplamda 17 yayınevinin bünyesindeki toplumsal cinsiyet çalışmalarına dair yazılmış eserleri ve kadın yazarların çalışmalarını görünür kılmayı amaçladık. Bu amaç doğrultusunda, çizimlerini severek takip ettiğimiz Aslı Alpar ile 11 Mart 2021 tarihinde bir söyleşi düzenledik. Düzenlediğimiz bu söyleşide Aslı Alpar’ın yazdığı Emine Hanım’ın Romanı³ kitabını, feminist ve kuir karikatürü ve karikatürist olarak kendisinin sanat üretim sürecini konuştuk.

10 Mart’ta feminist yazar, kuramcı ve Profesör Cynthia Enloe ile Women, Democracy and Education: Feminists Shine a Bright Light on the Vital Connections (Kadınlar, Demokrasi ve Eğitim: Feministler Hayati Bağlantılara Güçlü Bir Işık Tutuyor) adlı bir açık ders düzenledik. Kadınların eğitime erişiminin, feminist merakın ve bu merakın ataerkiyi tehdit eden tarafının, kadınların eğitim almalarına karşı çıkan ataerkil argümanların ve bununla ilişkili birçok temel meselenin tartışıldığı açık dersimizin bir kısmı katılımcılardan gelen sorular üzerinden şekillendi. Bu kısımda pandemiye bağlı kısıtlamaların toplumsal cinsiyet çalışmaları ve toplumsal hareketler üzerine etkisi, sokağa çıkma yasakları, evde geçirilen zamanın artması ve bu süreçte yaşananlar, akademik özgürlüğün kapsamı ve bu özgürlüğün nasıl korunacağı gibi güncel konular tartışıldı.

Son etkinliğimiz ise ODTÜ Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Topluluğu ile birlikte Doç. Dr. Emel Memiş’i ağırladığımız Akademide Cinsiyetçilik ve Kadın Üniversiteleri adlı söyleşiydi. Bu söyleşi kapsamında 11. Kalkınma Planı’na eklenen kadın üniversitelerini birçok açıdan ele aldık. Karma eğitimin avantajları, yokluğunda oluşabilecek olumsuz durumlar; sadece kadınlara açık kamusal alanların getirebileceği avantajlar, toplumsal cinsiyet çalışmalarına yönelik tehditler ve Doç. Dr. Emel Memiş’in de bir akademisyen olarak kişisel deneyim aktarımlarıyla akademideki cinsiyetçilik tartışıldı. Bunun yanı sıra kadın üniversitelerinin dünyadaki örnekleri üzerinden özellikle Türkiye’nin bu konuda örnek alacağını belirttiği Japonya modeli üzerine konuşuldu; oradaki kadın üniversitelerinin kurulma amacı ve Japonya’nın toplumsal cinsiyet eşitliği açısından durumu üzerinde duruldu.

Bu sene de BÜKAK olarak üniversitemize dayatılan antidemokratik kararlara, akademide ve çevrimiçi eğitim sürecinde karşılaştığımız zorluklara, pandeminin olumsuz etkilerine rağmen etkinliklerimiz yoluyla sesimizi duyurmayı ve dayanışmamızı sürdürmeyi hedefledik. Pandemi koşullarında üretme, paylaşma ve deneyimleme arzularımızı taze tutmanın güçlendirici olduğuna inanarak hem çevrimiçi hem de yüz yüze olmak üzere çeşitli etkinlikler düzenledik. Her sene olduğu gibi bu sene de 8 Mart haftasını coşku ve heyecanla kutladık. Birlikte daha nice 8 Mart’lara!

  1. Aslı Alpar, Emine Hanım’ın Romanı, İstanbul: Karakarga Yayınları, 2020, s.28.
  2. Briç Kulübü, BUDS, BUKOMİK, BUSOS, BÜBK, BÜÇEV, BÜDAK, BÜDANS, BÜDAV, BÜEC, BÜED, BÜFK, BÜFOK, BÜHAK, BÜİK, BÜKAK, BÜMAK, BÜMK, BÜO, BÜOK, BÜSAS, BÜ(S)K, BÜSUİK, BÜTİK, BÜTMK, BÜYAK, BÜYAP, BÜYELKEN, COMPEC, ENSO, EREC, GSK, KÖY-KOOP, Radyo Boğaziçi, Satranç Kulübü, SBK, SK.
  3. Aslı Alpar, Emine Hanım’ın Romanı, İstanbul: Karakarga Yayınları, 2020.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir