Siyasi gücünü kötüye kullanan iktidar karşısında kadın hareketinin zaferi: Arjantin’de kürtajın yasallaşması

Bu yazının orijinali theguardian.com sitesinde yayımlanmıştır.1

Giselle Carino2
Çev.: Elif Dilber
İlayda Habip
Sülbiye Gizem Gergerlioğlu

Aralık 2020’de kürtajı yasallaştıran yasa tasarısının kabul edilmesinin ardından Arjantin, Córdoba’da kutlama yapan insanlar. Fotoğraf: Daniel Bustos / Zuma Wire / Rex / Shutterstock

Genç Yeşil Dalga aktivistleri, Plaza de Mayo’nun3 büyükannelerinin adımlarını takip ediyor ve değişim talep ediyor.

Kadınlar -en azından onları hatırladığım kadarıyla- büyükannelerime benziyordu. Her perşembe, saçlarını örten beyaz eşarplarıyla meydandaki banklarda otururlardı ve hep birlikte ya orada bekler ya da yürürlerdi. Eşarpları, yaşları ne olursa olsun, hâlâ birer bebek gibi gördükleri çocuklarının bezlerini temsil ediyordu. Onlar, 1970’ler ve 1980’lerin Arjantin, Buenos Aires’teki Plaza de Mayo anneleri ve sonrasının büyükanneleriydi. Bir zamanlar birbirlerine yabancı olan bu kadınlar, meydanı oturma eylemleriyle işgal ettiler. Kadınlar, çocuklarının akıbetini araştırmak için gittikleri karakollarda ve kiliselerde karşılaşıyorlardı. Peki tam olarak ne bulmayı umuyorlardı? 1976’dan 1983’e kadar süren askerî diktatörlüğün ortadan kaybettirdiği genç erkekleri, kadınları, öğrencileri ve işçileri; yani çocuklarını. Buldukları şey ise katlanılamaz bir gerçekti: Çocukları hükümet tarafından işkenceye maruz bırakılmış ve öldürülmüşlerdi.

Diktatörlüğün hapishanelerinde doğup kısa bir süre sonra yetim kalmış olan ben, onların kayıp torunlarına benziyor olmalıydım. Bunu sonradan fark edecektim. Bu kadınlar Arjantin stili tabandan örgütlenme yoluyla gerçeği arıyorlardı: Sokağa çıktılar, meydanı işgal ettiler, kendi bedenlerini mücadelenin bir anıtına dönüştürdüler.

Córdoba’nın kırsal bir kasabasında, büyüleyici Buenos Aires’ten uzakta büyüdüm. Babam orada Katolik bir diyakondu4. Vaftiz edildim, ilk komünyonum5 yapıldı ve onaylandım. Daha sonra Arjantin’in iç kısımlarında yaşayan her Katolik kadın gibi ben de evlendim. Büyüdüğüm bu inançlı toplulukta feminizm ya da doğum kontrol hapının tetiklediği cinsel devrim hakkında pek bir şey söylenmezdi.

2000’li yılların başında Amerika Birleşik Devletleri’ne gelmiş bir göçmen olarak, gündelik hayat deneyimlerinden yola çıkarak Katolik inancına meydan okuyan kadınlarla tanıştım. Onlar da annem, büyükannelerim ve teyzelerim gibi Katoliklerdi ama cinsellik, doğum kontrolü ve kadın erkek eşitliği gibi konular hakkında konuşuyorlardı. Hareketin liderlerinden biri, kendi gizli kürtajının hikâyesini anlatan bir Katolik olan Marta Alanis’ti. 2003 yılında Arjantin’deki Ulusal Kadın Mitingi kapanışında, bir parça yeşil kumaşı yırtıp başına bağladı. Plaza de Mayo annelerinin mirasını yeniden canlandıran bu feministler, Arjantin’de kürtajın yasallaşması için savaşmaya devam edenlerdi. Bu, Arjantin sokaklarındaki her yaştan ve inançtan milyonlarca kız çocuğunun ve kadının hareketi olan Yeşil Dalga’nın şafağıydı.

30 Aralık 2020 Çarşamba günü, Arjantin Ulusal Kongresi kürtajın artık suç unsuru teşkil eden bir mesele olmaması gerektiğine karar verdi. Tecavüz ve kadının sağlığını tehdit eden durumlar için uygulanan istisnalar dışında, kadınların gebeliklerini 14. haftaya kadar -kamu hastanelerinde ücretsiz olarak- sonlandırmalarına izin verilecek. 17 yıllık bekleyiş ve 13 kanun tasarısından sonra, benim kızım gibi görünen birçok kız çocuğu, Latin Amerika siyasetinde bu hassas konuyla ilgili yaşanan dönüştürücü anı kutlamak için sokakları işgal etti.

2018’de yasa tasarısı meclisten geçmek üzereyken Arjantin’deydim. Milletvekilleri bitmeyen açıklamalarıyla oylarını ilan ederken dışarıda neşe dolu bir ruh hâli hakimdi. Arjantin’in eski zenginliklerinin sergilendiği Kongre Sarayı’nın etrafındaki sokaklarda yürürken Plaza de Mayo annelerinin torunları olabilecek bu kadınların cüretkâr umutları ile keyiflenmiştim. Büyükanneleri gibi onların da mendilleri vardı. Şimdiyse umut yeşiliydi bu mendiller. Boyunlarda, bileklerde, sırt çantalarında, her yerdeydiler.

COVID-19 salgını geçtiğimiz hafta sokaklardaki kadınlara katılmamı engelledi ancak Yeşil Dalga’nın Latin Amerika’yı silip süpürüşünü yurt dışından izledim. Yeşil mendil, Meksika’nın Oaxaca eyaletinde, Brezilya’nın başkenti Brasilia’da ve Şili’nin başkenti Santiago’da seçim hakkını savunan hareketlerde kullanılmıştır. Uzun zamandır Arjantin’de siyasi gücünü kötüye kullanan iktidara karşı kadın mücadelesinin bir sembolü olan bu eşarp, artık umudun ve feminist dönüşümün de bir sembolüydü. Kürtaj zaten kadınlar tarafından onaylanmıştı. Bir ülkenin ceza kanunu ya da inancımız ne olursa olsun uyguladığımız bir şeydi. Kürtaj hakkı farklı kuşaklardan kadınlar tarafından sokaklarda çoktan kabul edilmişti. Ve artık bu bir yasa.

  1. Metnin İngilizce orijinali için bkz. Giselle Carino, “Argentina legalising abortion is a victory for women over the abuse of political power”, 5 Ocak 2021, 14 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://www.theguardian.com/commentisfree/2021/jan/05/argentina-legalising-abortion-women-political-power> Yazarın izniyle çevrilmiştir. Metindeki vurgular yazara aittir. (ç.n.)
  2. Giselle Carino, Uluslararası Planlı Ebeveynlik Federasyonu’nun batı yarımküre bölgesi direktörüdür.
  3. Plaza de Mayo, Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te bulunan, Arjantin’in bağımsızlık kazanması (1810) ya da cuntanın başlaması (1976) gibi önemli olaylara sahne olmuş ünlü meydandır. (ç.n.)
  4. Diyakoz (veya diyakon) Katolik, Anglikan ve Ortodoks kiliselerindeki üç yüksek ruhban derecesinin ilk basamağı olan diyakozluk rütbesine sahip kişidir. Diğer iki rütbe ise sırasıyla papazlık (vaizlik) ve piskoposluktur. (ç.n.)
  5. Efkaristiya, Evharistiya, Komünyon ya da Rabbin Sofrası, Hıristiyanlıkta İsa’nın çarmıha gerilmeden önceki gece havarileri ile yediği Son Akşam Yemeği’nin anıldığı ayin. (ç.n.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir