Misilleme: Yunanistan’da Sağın Toplumsal Cinsiyet Politikaları

Bu yazının İngilizce orijinali Heinrich Böll Stiftung Gunda Werner Institute sitesinde, Türkçe çevirisi ilk olarak feminisite’de yayımlanmıştır.1

Marianthi Anastasiadou2
Çev.: İlayda Habip

Feminizm, LGBTİQ+ ve toplumsal cinsiyet karşıtı hareketler, toplumsal cinsiyet kavramını ve toplumsal cinsiyet normlarını değiştirmeyle ilgili talepleri ulusal toplulukların ve üyelerinin refahına bir tehdit3 olarak şeytanlaştırıyor ve bu şekilde birçok ülkede siyasi sahneyi giderek daha fazla şekillendiriyor. Bir yandan salgın krizi sırasında yapılan kurumsal değişiklikler, cinsiyet açısından kırılgan grupları daha fazla tehlikeye4 atıyor. AB tarafından da kabul edilen5 cinsiyet eşitliğindeki gerilemenin ötesinde bu tür hareketler, David Paternotte’nin6 de belirttiği gibi7 yeni otoriter rejim ve toplumsal eşitsizlik biçimlerini meşrulaştıran sosyal olarak üretken bir karaktere de sahip. Yunanistan örneği, bu tür hareketlerin daha eski siyasi çatışmalardan kaynaklandığını ve ideolojik, politik ve toplumsal hegemonya için daha geniş mücadelelerin parçası olarak değerlendirilmeye değer olduğunu gösteriyor.

Toplumsal cinsiyet politikalarının savaş alanı

Son yıllarda Yunanistan’da toplumsal cinsiyet siyaseti etrafında yeni bir çekişme alanı oluştu. Bir yandan, genellikle sol kanat tarafından desteklenen feminist ve LGBTİQ+ hareketleri daha fazla hak ve eşitlik talep ediyor. Öte yandan, Nea Dimokratia (Yeni Demokrasi) partisinin 2019 seçimlerinde kazandığı zaferle ifade edilen sağın siyasi misillemesi, toplumsal cinsiyet politikalarının sadece olumlu yönde geliştiğine dair baskın iyimserliği kırdı ve kürtaj gibi uzun zaman önce elde edilmiş haklar şaşırtıcı bir şekilde sorgulanmaya başladı. Aslında, çoğunlukla Ortodoks Kilisesi ve sağcılardan gelen cinsiyetle ilgili muhafazakâr söylem ve tepkiler hiçbir zaman ülkeyi terk etmemişti. Aynı zamanda, kadın ve erkek arasındaki eşitlik AB ortalamasına göre çok düşük8; ülke kamuoyunda ise homofobi9 ve transfobinin10 oldukça yaygın olduğu görülüyor.

Bununla birlikte ülkedeki toplumsal hareketlerin ve AB’nin oluşturduğu baskı ile -özellikle SYRIZA-ANEL11 hükümeti döneminde ve sol parti SYRIZA’ya siyasi cesaret eksikliği12 nedeniyle yöneltilen makul eleştirilere rağmen- kadınları ve LGBTİQ+ haklarını destekleyen bir dizi yasa ve önlem yürürlüğe girdi: eşcinsel çiftler için medeni birliktelik13 (2015), cinsiyet kimliğinin yasal olarak tanınması (2017), ortaöğretimde “Cinsiyet Kimlikleri” temalı hafta (2017), eşcinsel çiftlerin çocuk büyütme hakkı (2018), İstanbul Sözleşmesi’nin onaylanması (2018), seçimlerde kadın adaylar için %40 kota (2019). Yeni bir muhafazakâr tepki dalgası ortaya çıkarken bu yönetmelikler hem tepki çekerek hem de bu tepkilere rağmen mümkün hâle geldi. Bu muhafazakâr tepkinin ne ölçüde ve hangi biçimde kalıcı bir harekete dönüşeceği görülecek.

Peki, bu muhafazakâr tepkinin aktörleri kimler?

Ortodoks Kilisesi

Geçmişten beri muhafazakâr ve aşırı sağ fikirlere sahip Ortodoks çevrelerin ve derneklerin etkisi altında kalan, zamanında cunta ile işbirliği yapan ve kilisedeki ekümenik14 teologların liberal kanadına şiddetle karşı çıkan Ortodoks Kilisesi, Yunanistan’da ilerici toplumsal cinsiyet siyasetine uzun zamandır engel oluyor. Bu tür muhafazakâr güçler son zamanlarda yeniden seferber oldu, kilisenin resmî sözcülüğünü devralıyor ve son çıkan toplumsal cinsiyet yasasını iptal etmeye ve muhafazakâr kaygılarını halka yaymaya çalışıyorlar. Nitekim 2016 yılında Ortodoks çevreler, eşcinsel çiftlerin medeni birlikteliğinin anayasaya ve genel ahlaka aykırı olduğunu savunarak Danıştay’a başvurdu ve bu başvuruları başarısızlıkla sonuçlandı. 2017’de Ortodoks sendikaları, Atina’da toplumsal cinsiyeti, cinsiyet kimliğini ve eşcinselliği tıbbi, psikiyatrik, yasal ve teolojik bakış açılarından reddeden “disiplinler arası” bir konferans15 düzenlerken Kutsal Sinod16 ve Aynoroz17 resmi olarak cinsiyet kimliği tasarısının geri çekilmesini talep etti. Ayrıca bazı psikoposlar okullarda “cinsiyet kimliklerinin öğretilmesine” karşı çıktı ve bir bölge kilisesi 2017’nin başında ebeveyn birliklerini, ebeveynleri çocuklarını bu eğitim faaliyetinden muaf tutmaları için harekete geçirmeye çağırdı. Son olarak 2018’de Yunanistan’da “Yaşamama İzin Ver” adlı, çok çocuklu ebeveyn birlikleri ve Ortodoks dernekleri tarafından başlatılan yeni bir kürtaj karşıtı “hareket” ortaya çıktı. Bu hareketin ilan ettiği hedef18, doğmamış çocukların haklarını savunarak insan yaşamına saygıyı artırmak ve uygun bilgilendirme ile kürtajların engellenmesini savunmak. Hareket, çeşitli şehirlerdeki yerel Hıristiyan dernekleriyle işbirliği içinde kürtaj karşıtı etkinlikler düzenliyor ve genellikle nüfusla ilgili ulusal çıkarlar için daha fazla “Yunan” çocuk gerektiği fikri ile kürtajı azaltmayı gerekçelendiriyor. Bu esnada 2019 yılında Kutsal Sinod bu hareketin talebini karşıladı ve Noel’den sonraki ilk Pazar gününü “Doğmamış Çocuk Günü” ilan etti. Ocak 2020’de, kürtaj karşıtı “Yaşamama İzin Ver” posterleri Atina metrosuna asıldı, bu durum büyük itirazla karşılaştı ve nihayet ertesi gün posterler kaldırıldı.

Yükselen aşırı sağ

Sağcı örgütler her zaman feminizme ve toplumsal cinsiyet kavramına olduğu kadar eşcinselliğe ve cinsiyet kimliğine de açıkça karşı çıkmışlardır. Onun yerine, ulusun varlığını tehdit ettiği iddia edilen düşük doğum oranına karşı heteroseksüel ailenin ve anneliğin korunmasını önerirler. Dahası, genellikle sokak hareketlerinde ve tartışmalarda kiliseyle birleşirler. 2018 ve 2019’da aşırı sağ gruplar, LGBTİQ+ Onur Yürüyüşüne karşı Heteroseksüel Onur Yürüyüşleri organize etti. 2017’de ise cinsiyet kimliği tasarısının oylandığı gün bu tasarıya karşı bir gösteri düzenledi. O zamanlar ulusal parlamentoda koltuğu olan bir neo-Nazi partisi olan Golden Dawn (Altın Şafak), cinsiyet kimliği tasarısının geleneksel aile, evlilik ve ahlakın anayasayla korunmasıyla çeliştiği şeklindeki kilise resmî argümanını destekleyen bir anayasaya aykırılık itirazında19 bulundu. Genel olarak, Altın Şafak partisi parlamentoda bulunduğu süre boyunca cinsiyet eşitliğini ve haklarını destekleyen tüm kanunlara karşı oy kullandı. Öte yandan, ANEL (Bağımsız Yunanlar) partisi, muhafazakâr ve milliyetçi görüşlerine rağmen SYRIZA ile koalisyon hükümetinde yer alırken cinsiyet kimliğiyle ilgili tasarıları destekledi. Ancak eşcinsel çiftlerin çocuk büyütme hakkını desteklemedi, 2019’da hükümeti terk edeceğinden muhafazakâr üyeleri ve seçmenleri tatmin etmek daha verimli olacaktı.

Ancak aşırı sağda iki ilginç gelişme oldu. Birincisi, giderek daha fazla kadının milliyetçi aktivizme her zaman feminizm karşıtı bir söylem kullanarak katılması. Altın Şafak dışında, kadınlar diğer aşırı sağ örgütlerde ve Kuzey Makedonya adı ile ilgili Prespa Antlaşması’na karşı son dönemlerde gelişen hareketlerde de yer alıyorlar. Kadınlar yoldaşlarıyla birlikte sokaklarda yürüyor, etkinlik ve kampanyalarda örgütsel eylemlerde bulunuyor, çevrimiçi olarak propaganda yapıyor ve kadınlar için feminist iddialardan uzak, ulusun çoğalmasına, dış ve iç düşmanlardan korunmasına adanmış bir kimliği teşvik ediyor. Feminizm de o düşmanlardan biri olarak resmediliyor. İkincisi, LGBTİQ+ haklarının kabulüne yönelik toplumsal baskı ve daha az şiddet içeren, daha halk dostu bir tavır takınma ihtiyacı, aşırı sağı LGBTİQ+ bireylere yönelik nefret söyleminden kısmen uzaklaşma stratejisine götürüyor. Homofobik açıklamalarından dolayı hükümetteki sağcı partiden çıkarılan, Nea Dexia (Yeni Sağ) partisi üyesi Failos Kranidiotis20 ya da 2019’da Altın Şafak partisinin eski üst kademe üyeleri tarafından kurulan ELASYN partisinin entelektüellerinden biri olan Lefteris Panousis gibi aşırı sağcılar, son zamanlarda bir özel hayat tercihi olarak kaldığı sürece eşcinselliğe karşı göreceli bir hoşgörü anlatısı benimsediler. Bu, LGBTİQ+ topluluğunun görünürlük ve eşitlik taleplerine karşı çıkmaya, saldırmaya ve bunlarla alay etmeye devam etmelerine olanak tanıyor.

Hükümetteki neoliberal sağ

Aşırı sağa eğilimli parti üyeleriyle çevrili (neo)liberal bir başbakanı olan Nea Dimokratia hükümeti son yıllarda merkez sağ partiden aşırı sağa kaymaya devam ediyor, giderek daha otoriter ve neoliberal politikalar benimsiyor. Hükümet toplumsal cinsiyet meselelerinde liberal ve muhafazakâr eğilimler arasında gidip geliyor. Başbakan, kabinesinde çok az kadının yer almasına gelen ağır eleştirilere ilk başta, siyasetle ilgilenen yeterince kadın bulamadığı cevabını vermişti21. Daha sonra ise cumhuriyetin ilk kadın cumhurbaşkanını atayarak daha liberal bir profilin desteklenmesini sağladı. Ancak seçimlerden sonra Nea Dimokratia’nın politikası, önceki hükümetin cinsiyet ve demografik gündemine karşı muhafazakâr sağın ve kilisenin taleplerinin çoğunu karşılamaya başladı. Böylelikle Nea Dimokratia; cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine bakılmaksızın anayasada eşitliğe açıkça atıfta bulunulmasına karşı oy kullandı, cinsiyet kimlikleri konusunu okullardan kaldırdı, göçmen ebeveynler için katı kurallar koyarken doğum oranını artırmak için ülkede yeni doğan her çocuk için 2.000 avro tutarında özel bir yardım başlattı22. Öte yandan hükümet, toplumsal eşitlikle ilgili daha geniş konuları göz ardı ederken toplumsal cinsiyet haklarını piyasa ve ekonomik kalkınmaya güçlü bir şekilde bağlayan bir söylemi destekliyor. Bu bağlamda Cinsiyet Eşitliği Genel Sekreterliği, Çalışma Bakanlığı’na devredilirken daha yakın zamanda, Haziran 2020’deki Uluslararası İş Dünyasında İnsan Hakları konferansında23 LGBTİQ+ hakları övüldü.

Eski sağdan alternatif sağa: hegemonyanın ortak nedeni

Nea Dimokratia, liberalizm ve muhafazakârlık arasında denge kurmaya çalışırken cinsiyet hakları konusu sol ve toplumsal hareketlere yönelik saldırıda araç olarak kullanıyor. Bu nedenle, kısa süre önce bir Nea Dimokratia milletvekilinin, eşcinsel vatanseverler uğruna ve “solun sahte sağcılığını […] tamamen etkisiz hâle getirmek için” eşcinsel evliliği -ki bu sağcıların çoğu ve seçmenleri tarafından hâlâ kabul edilmeyen bir talep- yasallaştıranın sağcılar olması gerektiğini ileri sürmesi24 tesadüf değil. Bu ifade, sol kanat ve neoliberalizm karşıtı hareketlere karşı üstünlük kazanma stratejisiyle gayet uyumlu. Bu strateji özellikle yeni sağcı entelektüellerden ilham alan aşırı sağ eğilimli bakanlar Adonis Georgiadis ve Makis Voridis tarafından açıkça destekleniyor.

Sağın ideolojik egemenliği için verilen bu mücadele, son zamanlarda Yunanistan’da ortaya çıkan ve esas olarak çevrimiçi medyaya müdahale eden yeni bir alternatif sağ tarafından destekleniyor. Eleştirilerinin ana hedefleri olan feminist ve LGBTİQ+ aktivizmi mantıksız ve sağduyuya aykırı olarak gösteriliyor. Hareket, sesinin yüksek çıkması ve “politik doğruculuğu” ile kamusal söylemi hâkimiyeti altına alıyor. Bu tablo, toplumsal cinsiyet siyaseti üzerine genellikle geleneksel aşırı sağdan daha güncel olan alternatif bir siyasi anlatı üretiyor, ancak temel değerler aynı kalıyor: Yunanistan’ın “demografik sorununa” karşı heteroseksüellik, geleneksel aile, annelik ve çocuk doğumlarına övgü.

Sonuç

Sonuç olarak son zamanlarda Yunanistan’da feminizm, toplumsal cinsiyet ve LGBTİQ+ karşıtı aktivizm yeni, endişe verici biçimler alıyor. Toplumsal cinsiyet haklarına eski ve yeni, köklü ve marjinal, sağcı aktörler yeniden meydan okuyor. Sistematik olarak işlenen ve propagandası yapılan yeni bir söylem, toplumsal cinsiyetin anlamını ve buna kimin uyduğunu belirlemeye çalışırken aynı zamanda toplumsal cinsiyet hakları hareketlerinin ve savunucularının “faşist” ve “otoriter” olduklarını; konuşma özgürlüğünü, bireyin özgürlüğünü ve aynı zamanda ulusal birlik ve refahı tehdit ettiklerini söyleyerek onları değersizleştirip hedef alıyor. Böyle bir söylem, toplumsal cinsiyet eşitliği ve toplumsal cinsiyet haklarıyla ilgili taleplerin ve bu taleplerin savunucularının meşru zeminini yok sayıyor ve onları şeytanlaştırıyor. Nüfusun çoğalmasını ve geleneksel aileyi tartışmanın merkezine alıyor ve böylece toplumsal cinsiyet siyasetini yeni bir muhafazakâr yöne kaydırıyor.

  1. Bu yazı ilk olarak 16 Mart 2020 tarihinde feminisite.net sitesinde yayımlanmıştır. Yazı bü’de   kadın   gündemi   için   yayına   hazırlanırken bazı düzenlemeler yapılmıştır. Marianthi Anastasiadou, “Misilleme: Yunanistan’da    Sağın    Toplumsal     Cinsiyet     Politikaları”,     İlayda Habip   (çev.),   18   Eylül   2020,   25   Şubat   2021   tarihinde   erişilmiştir. <http://feminisite.net/index.php/2020/09/1143/> (y.h.n.) Metnin İngilizce orijinali için bkz. Marianthi Anastasiadou, “Striking back: Right-wing gender politics in Greece”, 14 Ağustos 2020, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <http://gwi-boell.de/en/2020/08/14/striking-back-right-wing-gender-politics-greece> Yazarın izniyle çevrilmiştir. Metindeki vurgular yazara aittir. (ç.n.)
  2. Yazar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. <http://gwi-boell.de/en/person/marianthi-anastasiadou>
  3. Bulgaristan Anayasa Mahkemesi’nin İstanbul Sözleşmesi’nin anayasaya aykırı olduğuna dair açıklaması hakkındaki yazı için bkz. Ruzha Smilova, “Promoting ‘Gender Ideology’: Constitutional Court of Bulgaria Declares Istanbul Convention Unconstitutional”, 22 Ağustos 2018, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir.      <http://ohrh.law.ox.ac.uk/promoting-gender-ideology-constitutional-court-of-bulgaria-declares-istanbul-convention-unconstitutional/>
  4. Trump döneminde geri çekilen sağlık sektöründe LGBTİ+ların maruz bırakıldığı ayrımcılığı düzenleyen kazanım için bkz. Dan Diamond, “Trump finalizes rollback of LGBTQ patient protections”, 6 Aralık 2020, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://www.politico.com/news/2020/06/12/trump- >
  5. AB tarafından kabul edilen kurumsal değişiklikler için bkz. 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/TA-8-2019-0111_EN.html>
  6. David Paternotte, Özgür Brüksel Üniversitesi’nde sosyoloji alanında öğretim üyesi, LGBTİ+ aktivizmi üzerine çalışıyor. (ç.n.)
  7. David Paternotte’nin toplumsal cinsiyet karşıtı hareketlere dair analizini içeren yazısı için bkz. David Paternotte, “Backlash: A misleading narrative”, 30 Mart 2020, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://blogs.lse.ac.uk/gender/2020/03/30/backlash-a-misleading-narrative/>
  8. Yunanistan’da 2019 tarihindeki toplumsal cinsiyet eşitliği indeksi için bkz. 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://eige.europa.eu/gender-equality-index/2019/EL>
  9. Avrupa’da azınlık hakları kapsamında eşcinselliğe yönelik kamuoyu görüşünü ele alan araştırma için bkz. Richard Wike, Jacob Poushter, Laura Silver, Kat Devlin, Janell Fetterolf, Alexandra Castillo, Christine Huang, “European Public Opinion Three Decades After The Fall Of Communism”, 14 Ekim 2019, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://www.pewresearch. org/global/2019/10/14/minority-groups/>
  10. Avrupa Birliği’nde ayrımcılığın kamuoyundaki yansımalarını araştıran çalışmalar ve raporlar için bkz. “Discrimination in the EU”, 2019, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://ec.europa.eu/commfrontoffice/publicopinion/index.cfm/Survey/getSurveyDetail/instruments/SPECIAL/surveyKy/2251>
  11. Radikal Sol Koalisyon, kısaltılmış adıyla SYRIZA, Yunanistan’da kurulmuş    sosyalist    bir    partidir.    Çok    farklı    çevrelerden    çeşitli ılımlı     veya     uç     sol     hareketlerin      birleşmesiyle      oluşmuştur. ANEL, diğer adıyla Bağımsız Yunanlılar, Yunanistan’daki milliyetçi- muhafazakâr bir siyasi partidir. (ç.n.)
  12. Yunanistan Parlamentosu’nun transların hukuki olarak tanınmasına yönelik yasa önerisini Avrupa Birliği’nin insan hakları yükümlülükleri bağlamında tartışan yazı için bkz. Kyle Knight, “Greece Should Do Better on Transgender Legal Recognition”, 25 Eylül 2017, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://www.hrw.org/news/2017/09/25/greece-should-do-better-transgender-legal-recognition>
  13. Medeni birliktelik (civil union), eşcinsel çiftlerin birlikteliğinin hukuk nezdinde tanınması anlamına gelir. Bir ülkede evlilik eşitliğinin tanınmayıp medeni birlikteliğin tanınması mümkündür. (ç.n.)
  14. Ekümeniklik, günümüzde genellikle daha büyük bir dinî birliği ya da dinler arasındaki iş birliğini sağlama amacını güden girişimleri ifade eder. (ç.n.)
  15. Konferansın basın bülteni için bkz. “Ταυτότητα φύλου: Μιά διεπιστημονική προσέγγιση”, 30 Mayıs 2017, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://www.kisa.link/OAeG>
  16. Otosefali, Doğu Ortodoks ve Doğu Katolik Kiliselerinde, patrik veya baş fil, Kutsal Sinod adı verilen bir grup piskopos tarafından seçilir. Örneğin, Kutsal Sinod Gürcü Ortodoks Kilisesi›nin yönetici organıdır. (ç.n.)
  17. Aynoroz Balkanlar’da Yunanistan’ın Halkidiki yarımadasından Ege Denizi’ne doğru uzanan üç dar ve uzun yarımadanın en doğuda olanıdır. Doğu Ortodoks manastırının önemli bir merkezidir. Yunanistan Cumhuriyeti içinde özerk bir hükümet olarak yönetilmektedir. (ç.n.)
  18. Bahsi geçen kürtaj karşıtı hareketin internet sitesi için bkz. 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://www.afistemenaziso.gr/genika/skopos>
  19. İtirazın dile getirildiği konuşma için bkz. “Ένσταση αντισυνταγματικότητας του Ν/Σ για την ταυτότητα φύλου από τη Χρυσή Αυγή (Βουλή, 9/10/17)” 9 Ekim 2017, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir.
    <https://www.youtube.com/watch?app=desktop&v=wOoW5-JgUpc>
  20. Failos     Kranidiotis’un    açıklaması     için     bkz.     Failos      Kranidiotis, “ΠΡΟΚΛΗΤΙΚΗ ΕΜΦΑΝΙΣΗ, ΓΚΕΜΠΕΛΙΚΕΣ ΑΠΟΨΕΙΣ”, 8 Haziran 2017, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://www.dimokratianews.gr/ apopseis/proklitiki-emfanisi-gkempelikes-apopseis/>
  21. İlgili açıklama için bkz. “New Greek PM Mitsotakis on lack of women in government”, 11 Temmuz 2019, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://www.bbc.com/news/av/world-europe-48949395>
  22. Yunanistan’daki nüfus politikaları ile ilgili yazı için bkz. Helena Smith, “’It’s national preservation’: Greece offers baby bonus to boost birthrate”, 4 Şubat 2020, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir <https://www.theguardian. com/world/2020/feb/04/its-national-preservation-greece-offers-baby-bonus- to-boost-birthrate>
  23. Bahsi geçen konferans hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. “’Prosperity Through Diversity’ International Virtual Conference on Human Rights in Business”, 29 Haziran 2020, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <www.mfa.gr/en/current-affairs/news-announcements/prosperity-through->
  24. Muhafazakâr liberal bir parlamento üyesinin eşcinsel evlilikleri üzerine görüş bildirdiği yazı için bkz. Konstantinos Bogdanos, “Αποψη: Ο πολιτικός γάμος μεταξύ ομοφύλων”, 20 Haziran 2020, 26 Şubat 2021 tarihinde erişilmiştir. <https://www.kathimerini.gr/politics/1083703/apopsi-o-politiko->

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir