“Bendeniz Kız Kardeşiniz…” (2020) Senaryo

Der.: Beyzanur İyitütüncü
Pınar Bektaş

Aşağıda 1 Şubat- 4 Mart 2020 tarihleri arasında Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü (BÜFK), Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO) ve Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü’nde (BÜKAK) çalışma yürüten kadınların katıldığı Feminist Tiyatro Atölyesi kapsamında sergilenen atölye gösteriminin senaryosunu sizlerle paylaşıyoruz. Atölye gösterimi ilk defa 4 Mart 2020’de bü’de kadın şenliği etkinlikleri kapsamında sergilenmiştir.

(Kadınlar dikimhanede çalışmaktadır. Denetçi Kadın her grubu teftiş eder. Yapılan işleri beğenmez. Mola saati gelir. Kadınlar yemek bekler, Denetçi Kadın her birine bir somun ekmek getirir. Kadınlar ekmeği beğenmez. İçeri askerî posta memuru girer. Harpten haber getirmiştir. Denetçi Kadın askerden mektubu alır, oğlu askerde olan Judy Hanım’a verir. Ancak Judy Hanım okuma yazma bilmediği için mektubu Şevkiye Hanım okur.)

Şevkiye Hanım: “Anneciğim, gelecek hafta başka bir cepheye doğru yola çıkıyoruz. Nereye gideceğimi bilmiyorum, merak etme ben iyiyim. Birçok şey öğreniyorum burada. Cephede bir ekmek kırıntısını bile ziyan etmiyorum. Bayramlarda topladığımız ekmek kırıntıları benim için daha değerli artık. Hag Pesah Sameah! [Hamursuz Bayramın kutlu olsun.] Üç ay öncesinin tarihi var.

(Judy Hanım mektubu Şevkiye Hanım’ın elinden alır. Yere dökülmüş ekmek kırıntılarını toplar, dua etmeye başlar. Kadınlar yavaş yavaş kumaşlara yönelir. Judy Hanım’ın hayali başlar. Kadınlar Çocuk ile beraber yerden ekmek kırıntılarını toplar. Ardından bayram için evi hazırlamaya başlarlar. Masaya serilen örtünün pozisyonuna bir türlü karar verilemez. Nihayetinde örtü serilir. Çocuk gelir, örtüyü bozar. Şevkiye Hanım çocuğu yakalar, annesine götürür. Judy Hanım Çocuk’u kovar. Ardından kadınlar hep beraber yemek yaparlar. Çocuk kadınların yemek yapmasını engeller. Anne Çocuk’u köşeye götürür. Ona dua etmeyi öğretir, kadınlar da bu duaya katılır. Kadınlar masayı kurma- ya başlar. Çocuk masanın altına girer. Annesi ve kardeşini korkutarak onlarla oyun oynar. Nihayetinde yakalanır. Çocuk, annesi Judy Hanım’dan kaçarak dua etme pozisyonunu alır; ancak yere düşer. Anne onun yanına koşar. Hep beraber dua etmeye başlarlar. Hayal sonlanır. Kadınlar mektubu okudukları mizansene dönerler. Denetçi Kadın gelir.)

Denetçi Kadın: Mola bitti!

(Kadınlar çalışmaya başlar. Nina bir ninni mırıldanır. Diğer kadınlar da mırıldanmaya başlar. Tellal davul çalarak gelir. Balo davetiyesi getirmiştir.)

Tellal: Duyduk duymadık demeyin… Cepheye yardım… Cepheye yardım balosu düzenleniyor…

(Denetçi Kadın davetiyeyi alır.)

Denetçi Kadın: Hadi beyim yoluna!

Şevkiye Hanım: Aa bir saniye kimin daveti bu? (Davetiyeyi Denetçi Kadın’ın elinden alır) “Aksoy Bey’in zevcesi Füsun Hanım’ın konağında cepheye yardım balosu.” Füsun Hanım’ın balosu ha… Aksoy Bey ile benim verdiğim baloda tanıştıkları gün dün gibi aklımda. Ah, ah! Zaman nasıl da su gibi akıp geçiyor!

(Kadınlar işlerine döner. Şevkiye Hanım’ın hayali başlar.)

Şevkiye Hanım: Işıltılar… En güzel yanı baloların, ışıltılardır. Peki    o ışıltılar görünsün diye gümüşleri sabahtan akşama kadar ovalayan kim? Şevkiye Hanım. Şu ellerimin hâline bak, her yeri nasır içinde. Hadi kızlar, boş durmayın!

(Şevkiye Hanım mutfakta yapılan hazırlığı kontrol eder.)

Şevkiye Hanım: Ordövr tabağı!

(Kızlar heyecanla Şevkiye Hanım’ın tatmasını bekler. Şevkiye Hanım tadar ve beğenmez.)

Şevkiye Hanım: Ana yemek!

(Kızlar heyecanla Şevkiye Hanım’ın tatmasını bekler. Şevkiye Hanım tadar ve beğenmez.)

Şevkiye Hanım: Tatlı!

(Kızlar heyecanla Şevkiye Hanım’ın tatmasını bekler. Şevkiye Hanım tadar ve beğenir.)

Şevkiye Hanım: Ah, belim!

Kadınlar: “Doktor!” “Aman!” “Doktor çağıralım mı Şevkiye Hanım?” “İyi misiniz?”

Şevkiye Hanım: Yok, yok. Doktor filan istemez. Hazırlanmam lazım. Elbiseler!

(Kadınlar Şevkiye Hanım’a tek tek elbise denetir. Ardından kadınlar hazırlanır ve davetli olarak yerlerini alırlar.)

Şevkiye Hanım: Bugün eflatun eldivenlerimi takacağım. Hazır edin lütfen. (Eldivenler getirilir) Ay bunun pembesi ne güzelmiş! Ama yok Hüsnü Bey’e söz verdim bugün eflatun giyeceğiz. Mücevherler! (Mücevherler takılır) Annemden yadigâr gümüş yüzüğüm… Madames et Monsieurs bienvenue a ma reception! [Hanımlar ve beyler davetime hoşgeldiniz.] Hoş geldiniz!

Kadınlar: “Merci!” [Teşekkürler!]

Şevkiye Hanım: Ma petite! [Canım!] Hoş geldin! Saime, ne kadar zayıflamışsın. Pek yakışmış kuzum. Lütfen içeri buyur. (İki kişi gelir) Kuzum, Saime’yi gördünüz mü? Çöp kadar kalmış. (Kadınlar gülüşür, Füsun Hanım gelir) Füsun! Bugün Aksoy Bey de davetime katılacak. Geçen ay gözlerini senden alamamış kuzum! (Füsun utanarak içeri geçer, kadınlar dinlemeye başlar) Buyurun lütfen. Sefalar getirdiniz. Tekrar hoş geldiniz. Biliyorsunuz bu gece Hüsnü Bey için olduğu kadar benim için de çok mühim bir gece. Kabul buyurursanız sizler için küçük bir sürprizim olacak. İzninizle. (Kemanını getirir. Çalmaya başlar.)

(Kadınlar çalınan şarkı ile mest olur. Kadınlar yavaş yavaş işe dönmeye başlarlar, Şevkiye Hanım’ı tekrar giydirir, kemanını götürürler. Şevkiye Hanım elinde mektupla kalakalır. Hayal biter. İşe dönülür. Şevkiye Hanım’ın bel ağrısı nükseder. Denetçi Kadın Şevkiye Hanım’ı rahatlatır ve onun yerine çalış- maya başlar. Çöpçatan Kadın Nesime girer.)

Çöpçatan Kadın Nesime: Kızlar! Kızlar!

Kadınlar: Nesime Abla!

Çöpçatan Kadın Nesime:

Selvi boylu, kara kaşlı
Gönlündeki kimin yarı?
Binmiş gitmiş gemiye
Fethetmiş Amerika’yı!

(Çöpçatan Kadın Nesime mektubu kaçırır, kadınlar kovalar. Başkaları mektuba niyetlenir ama mektup Rita’ya gelmiştir. Mektubu alır ve büyük bir hevesle açar, okur. Ardından hışımla yırtar. İşine döner. Öfkeli bir biçimde ütü yapar, işi bırakır. Göğsündeki kolyeyi açar ve bir fotoğrafa bakar. Ardından sevdiğiyle hayali dansı başlar. Sevgilisi çıkar. Rita fotoğrafla baş başa kalır. Hayal sonlanır. Tekrar işe dönülür. Haberci gelir. Mektubu Denetçi Kadın’a verir. Denetçi Kadın mektubu Nina’ya iletir. Nina mektubu okumadan kaldırır. Kadınlar onu okumaya zorlar. Nina reddeder, ardından mektubu okuyamayacağını bildiği bir kadına verir. Mektubu Şevkiye Hanım alır.)

Şevkiye Hanım: Ben Rumca biliyorum. Verin ben okurum. (Kadınlar şaşırır) İlk mürebbiyem, rahmetli, Rum idi. (Mektubu okumaya başlar.)

“Pek kıymetli kız kardeşim Nina’ya,

Symrna’dan ayrılıp Atina’ya vardıktan sonra kaleme aldığım ilk mektup bu! Senden sağ salim bir haber alacağım, dünya gözüyle bir kez olsun yüzünü tekrar göreceğim günleri iple çekiyorum. Mektubuma henüz tamamladığım bir şarkının sözlerini iliştiriyorum. Bu sözler hüznüme avuntu, neşeme umut oldu. Senden de şarkının sözlerini, kanunun ahenkli sesiyle ilmek ilmek işle- meni istiyorum. Vuslatın ağırlığıyla kararmış yüreklerimize renk olan bestelerini yeniden duymak dileğiyle… Besteni muhakkak bekliyorum. Gözlerinden öperim.

Bendeniz kız kardeşin,
Aura”

Şevkiye Hanım: Biliyordum kuzum! Sizin müzisyen olduğunuzu biliyordum. Kulak var sizde. (Hep beraber) Ee!

(Nina mektubu alır ve kaldırır. Kadınlar ısrarla ondan beste yapmasını ister. Nina reddeder.)

Nina: Kanunumun ezgileri olmadan, benim titrek sesimin bir anda parlayıp sönen yıldızın ömründen bir farkı yok ki!

Şevkiye Hanım: Hayal edin kuzum siz de! Yıldızlarla dolu aydınlık bir geceyi hayal edin! Bakın sözler burada…

(Nina sözleri okur. Yavaş yavaş bestelemeye başlar. Kadınlar ona eklenir. Nina’nın hayali başlar. Kadınlar Vals yapar. Nina birden durur. Hüzünle işe döner.)

Şevkiye Hanım: Her gün hep beraber ısrarla söylesek? O zaman unutmazsınız?

Nina: Dışarıdaki bu top seslerini bastıramadıktan sonra, neye yarar ezgileri hatırlamak. (Nina kafasını eğer.)

Şevkiye Hanım: Belki kız kardeşiniz Aura burada yok ama bendeniz kız kardeşiniz Şevkiye Hanım burada! (Nina kafasını kaldırır) Bu dikimhaneye ihtiyaç kalmayana dek ısrarla şarkınızı söyleriz.

Kadınlar: Söyleriz!

Şevkiye Hanım: Hem o zaman daha gür çıkar sesimiz!

Nina: Kanunumu da alırız.

Kadınlar: Alırız!

Şevkiye Hanım: Benim, bildiğim bir arzuhâlci var. Yürüyün, oraya gidiyoruz!

(Diğer kadınlar da taleplerini dile getirerek çıkar.)

Şevkiye Hanım: Açın kapıyı! Arzuhâl yazdırmaya geldik. (Kadınlar topluca taleplerini dile getirir ve nidalar eşliğinde sahneye girer.)

Arzuhâlci: Oo, başımla beraber! Sıraya geçelim. Bendeniz cariyeniz…

Nina: Bendeniz Nina.

Arzuhâlci: Hanımefendi bu işin bir usulü var. Bendeniz cariyeniz…

Nina: Bendeniz Nina! Enstrümanım nerede bilmek istiyorum. Sorgusuz sualsiz el konuldu…

Kadınlar: “Bendeniz…” “Yaz.” “Beni de yaz.”

Arzuhâlci: “Bendeniz cariyeniz…”

Şevkiye Hanım: Bırak şimdi cariyeyi! Bendeniz Şevkiye Hanım. Benim elimden alınan konağımın hesabını kim verecek? Yaz.

Arzuhâlci: Bendeniz Şevkiye Hanım. Benim elimden alınan konağımın… (korkarak)

(Kadınlar coşkuyla taleplerini dile getirir.)

Kadınlar: “Evet!”, “Bu savaş ne zaman bitecek?”, “Karnımız aç.”, “Barış istiyoruz.”, “Sorgusuz sualsiz götürdüğünüz babam nerede?”, “Hesap verin.”, “Oğlum nerede?”, “Aylardır haber alamıyoruz.”, “Ar- tık bu savaş bitsin!”, “Ölmek istemiyoruz.”, “Öldürülmek istemiyoruz.”, “Bir kişi daha eksilmek istemiyoruz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir