8 Mart bü’de kadın şenliği: “Susmuyoruz!”

Berfin Atar
Diruba Akdağ

“Yaşamak, anlatmak değil miydi?
Anlatamayacak olduktan sonra bir ölüden ne farkın olurdu?”
1

Bizler de bu yıl 8 Mart’ta Hatice Meryem’in bize gösterdiği anlatma dürtüsüyle yola çıktık. Savaşa rağmen susmadık, anlattık, sesimizi çıkardık. Sesimizi sokağa, iş yerlerine, kampüse taşıdık ve Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü (BÜKAK) olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında bü’de kadın şenliği’ni 20. yıl coşkusuyla kutladık. Şenlik kapsamında çeşitli etkinlikler düzenleyerek mezunlarımızla bir araya geldik. Ülke gündeminde savaşın, baskının ve şiddetin bu kadar yoğun olduğu bir dönemde kadınlar olarak kampüste yürüyüş, panel, söyleşi ve gösteri gibi etkinliklerle sesimizi yükselttik.

bü’de kadın şenliği kapsamında her yıl olduğu gibi bu yıl da hafta boyunca Özger Arnas Salonu’nda açık olan Kadın Eserleri Kitap Sergisi’ni düzenledik. Çeşitli yayınevlerinden kadın yazarların yazdığı ya da toplumsal cinsiyet alanında yazılmış pek çok eseri kampüse taşıyarak edebiyat alanındaki kadın emeğini kampüste görünür kılmayı amaçladık.

Hafta etkinliklerine 2 Mart Pazartesi günü kampüs yürüyüşü ve Dünden Bugüne Boğaziçi Üniversitesi’nde Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları adlı panel ile başladık. Bu yıl 8 Mart haftası, savaşın gündemde olduğu bir döneme denk geldi. İçerisinde “barış” kelimesi geçen her dilden pankart ve sloganın yürüyüşte yasaklanmasına rağmen biz bu yıl da kampüsler arasında ataerkiye, eşitsizliğe, şiddete ve savaşa karşı bir arada yürüdük. Bu yılki kampüs yürüyüşünün farklı yanı ise tüm dünyada ve Türkiye’de etkisini gösteren Las Tesis2 eylemleri oldu. Biz de bu harekete ortak olarak Kuzey ve Güney kampüslerimizde Las Tesis eylemini gerçekleştirdik ve Güney Meydan’da bildirimizi okuduk.

Yürüyüşün ardından BÜKAK’ın 20. yılı sebebiyle düzenlediğimiz Dünden Bugüne Boğaziçi Üniversitesi’nde Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları adlı paneli gerçekleştirdik. BÜKAK’ta çalışma yürüten İlayda Habip’in moderatörlüğünde ve Boğaziçi Üniversitesi’nden emekli ve geçmiş dönemde BÜKAK’ın danışmanlığını yapmış akademisyenler Nükhet Sirman ve Şemsa Özar’ın konuşmacılığında geçmişten günümüze kadar üniversitede yapılan toplumsal cinsiyet çalışmalarını konuştuk. Hemen sonrasında BÜKAK üyelerinin, mezunlarının ve BÜKAK’tan yolu geçmiş herkesin buluştuğu 20. yıl kokteylini gerçekleştirdik.

4 Mart Çarşamba günü Bendeniz Kız Kardeşiniz… adlı atölye gösterimi ile etkinliklerimize devam ettik. Bendeniz Kız Kardeşiniz… adlı atölye gösterimi Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü (BÜFK), Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO) ve BÜKAK’ta çalışma yürüten kadınların katılımıyla gerçekleşen feminist performans atölye çalışmasının ürünü olarak sergilendi. Yürütücülüğünü mezunlarımızdan Beril Sarıaltun ve Maral Çankaya’nın yaptığı atölye çalışması, BÜFK’ün aynı yıl sahnelenecek gösterisinin kurgusuyla da bağlantılı olarak “I. Dünya Savaşı’nda tüm erkekler askere alındıktan sonra geride kalan kadınlar ne yaptı?” sorusu üzerinden kurgulandı ve atölye gösterimi herkese açık olarak sergilendi.

5 Mart Perşembe günü Zeynep Kutluata’nın konuşmacılığında bell hooks’un kaleme aldığı Duygu Yoldaşlığı: Kadınların Sevgi Arayışı3adlı kitabın tanıtımını gerçekleştirdik. Kitabın redaktörü ve yayına hazırlayanı olan Zeynep Kutluata; bell hooks’un bakış açısından, sevginin feminist harekette açtığı tartışmalardan ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerindeki etkisinden bahsetti. Kitap tanıtımında bell hooks’un yorumladığı cinsel özgürlük, heteroseksüel ve eşcinsel aşk, sevgide iktidar gibi kavramlar üzerine konuştuk.

Şenliğimizi, 6 Mart Cuma günü kadın yazarların eserlerini ve emeğini daha görünür kılmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz edebiyat söyleşisiyle sona erdirdik. Bu yılki söyleşimize Hatice Meryem’i davet ettik. Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun4, İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar5, Aklımdaki Yılan6,Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?7, Yetim8 adlı kitapları üzerinden edebiyat dünyasında kadın bir yazar olarak var olmayı, feminizmle tanışmasını, yazarlığa başlama sürecini ve kitaplarının oluşum süreçlerini bizlerle paylaştı.

BÜKAK olarak baskıya, şiddete ve ataerkiye karşı her yıl düzenlediğimiz bü’de kadın şenliği boyunca dayanışmamızı ve mücadelemizi kampüste görünür kılmaya çalıştık. Savaşa rağmen savaşa karşı sesimizi çıkardık, etkinliklerimiz ile 8 Mart haftasını büyük bir coşkuyla kutladık. Bu yıl gerçekleşen 8 Mart etkinlikleri; COVID-19 virüsü nedeniyle ilan edilen pandemiden önce sokaklara dökülebildiğimiz, sosyal mesafesiz yürüyebildiğimiz son etkinliklerdi. Pandemi süreciyle birlikte artan kısıtlamalar ve baskılar beraberinde şiddeti de arttırdı. Bununla birlikte en büyük kazanımlarımızdan biri olan İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldırılması gündem oldu. Tüm bu baskı ortamına rağmen kadınlar olarak sesimizi çıkarmaya, yaşamak için anlatmaya devam ediyor ve #İstanbulSözleşmesiYaşatır diyoruz!

  1. Hatice Meryem, İnsan Kısım Kısım, Yer Damar Damar, İstanbul: İletişim Yayınları, 2008.
  2. Las Tesis eylemleri kadın cinayetlerine karşı farkındalık yaratmak amacıyla Şili’de ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan dans hareketleri içeren protestodur.
  3. bell hooks, Duygu Yoldaşlığı: Kadınların Sevgi Arayışı, İstanbul: bgst Yayınları, 2020.
  4. Hatice Meryem, Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun, İstanbul: İletişim Yayınları, 2002.
  5. Hatice Meryem, İnsan Kısım Kısım, Yer Damar Damar, İstanbul: İletişim Yayınları, 2008.
  6. Hatice Meryem, Aklımdaki Yılan, İstanbul: İletişim Yayınları, 2010.
  7. Hatice Meryem, Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı, İstanbul: İletişim Yayınları, 2019.
  8. Hatice Meryem, Yetim, İstanbul: İletişim Yayınları, 2019.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir