İnterseks Hakları Aktivistleri Toplumsal Cinsiyet Baskısının Köklerine Meydan Okuyor -ve Bizler de Onları Desteklemeliyiz

Happy Mwende Kinyili
Sophia Seawell

Çev.: Nebile Sena Başar
Sinem Çakal

Bu yazının orijinali Open Democracy sitesinde yayımlanmıştır.[1]

2017, interseks hakları açısından umut verici gelişmeler getirdi. Fakat henüz yapılacak daha çok iş varken feminist müttefikler kaynakları ve olanakları paylaşmak konusunda daha iyisini yapmalılar.

Portekiz 2017’de, Malta ve Şili’ye katılarak bir insan hakkı ihlali olan interseks genital mutilasyonunu (İGM) yasaklayan üçüncü ülke oldu. Almanya ise doğum sertifikalarında erkek ya da kadın yerine üçüncü bir cinsiyet seçeneğine izin veren ilk Avrupa ülkesi oldu. Kanada’da bir bebeğe cinsiyet işareti “U”[2] olan bir sağlık kartı verildi. Aralarında İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Avrupa Parlamentosu’nun da bulunduğu bazı kuruluşlar nihayet interseks bebeklerde genital cerrahiye karşı seslerini yükseltti.

Bunlar interseks hakları açısından umut verici gelişmeler. Ancak bu gelişmeler hâlâ kaideden ziyade birer istisnalar ve hâlâ yapılması gereken çok iş var. Dünya çapında, interseksler kendi bedenleriyle ilgili bilgiye ulaşma ve seçim yapma hakkından yoksun bırakılıyorlar. Birçoğu “farklı” olarak etiketlenerek damgalanıyor ve ayrımcılıkla karşı karşıya kalıyor.

Tabii ki hiç kimse interseks haklarının nasıl ilerletileceğine karar vermek konusunda, önyargıları ve engelleri bizzat deneyimleyen intersekslerden daha vasıflı değildir. Bununla birlikte, ABD merkezli Adalet için Astraea Lezbiyen Vakfı[3] tarafından yapılan son araştırma[4], dünyadaki interseks hakları gruplarının neredeyse yarısının hiçbir fon almadığını göstermektedir. Grupların sadece beşte biri, tam zamanlı ücretli personele sahip ve onlar da çoğu zaman mücadelelerini sınırlı kaynaklarla sürdürüyorlar.

İnsan hakları aktivistleri para ile motive olmazlar. Ancak kapasitelerini geliştirmeleri, araştırmalarını genişletmeleri ve nihayetinde etkilerini artırmaları için finansal kaynaklar gereklidir. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde Adalet için Astraea Lezbiyen Vakfı’nın araştırması, özellikle bilgi ve deneyimlerini hayata geçirmelerini sağlayacak araçlardan yoksun olan grupların tükenmeye eğilimli olduğunu da ortaya koydu.

Feminist örgütlenmeler ve fon sağlayan kurumlar, interseks aktivistlerin tüm bu çalışmaları bu kadar az destekle yapmalarına izin veremezler. Müttefikler olarak adım atalım ve kaynakların, bilginin ve fırsatların paylaşımını daha iyi yapalım. İnterseks haklarının, değerimizi bedenlerimizin belirlemediği bir dünya yaratmada ne kadar vazgeçilmez olduğunu kabul etmenin zamanı geldi. İnterseks hakları için adım atmakta fazlasıyla geç kalındı.

“Cinsiyetimiz” hangi fiziksel özelliklerle doğduğumuza atıfta bulunurken “toplumsal cinsiyetimiz” -bu özelliklere bağlı olarak- toplumun bizden nasıl davranmamızı ve kendimizi nasıl ifade etmemizi beklediğiyle ilgilidir. Bedenlerimizin toplumsal rollerimizi belirlediği varsayımı, filozof Judith Butler’ın “toplumsal cinsiyet determinizmi” dediği şeydir. “Erkekler erkek olur” ifadesi Judith Butler’a göre bir gözlemden ziyade kuraldır (Erkek oyuncaklarıyla oynayacaksınız, erkek kıyafetleri giyeceksiniz!).

Oğlan ya da kız olarak kategorize edilmek, çoğu bebeğin deneyimlediği ilk şeydir. Aynı zamanda en belirleyici ve biçimlendirici deneyimlerinden biridir. Doktor vücutlarına bakar ve dış üreme organlarına dayanarak bebeğin bir oğlan ya da bir kız olduğunu ilan eder. Sadece bu iki seçenek geçerli kabul edilir ve bu cinsiyet ikiliği, daha yaygın olarak tartışılan toplumsal cinsiyet ikiliğinin temelidir.

Ancak cinsiyet aslında ilk bakışta görülenden daha karmaşıktır ve bir dizi özellik içerir. Bu özelliklerin çoğu görünmez -iç üreme organları ve kromozomlar gibi.

Dünyadaki her yüz kişiden neredeyse ikisinin, bizi tipik olarak “erkek” ya da “dişi” olarak sınıflandırmak için kullanılan özelliklerden genetik, hormonal veya anatomik olarak ayrışan bir cinsiyet farklılığına sahip olduğu tahmin ediliyor.[5] Bu, interseks olmanın kızıl saçlı olmak kadar yaygın olduğu anlamına gelir. Fakat interseks olmak çok daha az görünürdür (hem kelimenin gerçek anlamıyla hem de dilimizde ve anlatılarımızda) ve kızıl saçlı insanların aksine, onlar sıklıkla “normal” kabul edilmezler.

İnterseksliğin düşündüğümüz kadar nadir bir durum olmadığını hesaba katarsak tüm bebekleri şu ya da bu kategoriye koymak, gerçekten neyin “doğal” olduğu veya bir tür bilimsel gerçek olduğu ile ilgili değildir. Bu, daha çok bir tür cinsiyet ikiliğini dayatma ve interseksi yok olmaya zorlama yoludur.

İntersekslerin ayrımcılığa maruz bırakılması, marjinalize edilmesi ve yok edilmesi feminizmin ve insan hakları mücadelelerinin konusudur. Bundan şüphe edilmemelidir.

Genital organları ikili normlara uymayan bebeklere yapılan İGM operasyonları, batılı tıp anlayışıyla yetişmiş doktorlar için yaygın bir yöntemdir. Bu “düzeltme” ameliyatları geri alınamaz, sebepsiz ve acı verici ameliyatlardır.

Bir bebeğe hangi cinsiyetin atanacağına dair karar, genellikle ameliyatla hangi sonuca daha kolay ulaşılabileceğine ve estetik kriterlere dayanarak verilir -örneğin bazen “fazla büyük” olduğu düşünülen bir klitoris, bireyin sonraki cinsel hazzı önemsenmeden alınır.

Bebek muhtemelen durumuna ve cerrahi geçmişine dair hiçbir bilgi edinmeksizin büyür. Bu kendi kaderini tayin ve vücut bütünlüğü haklarının apaçık ihlalidir. Fakat dünya genelinde standart bir tıbbi pratik olarak kabul görür.

İntersekslerin dünya nüfusunun nispeten küçük bir bölümünü oluşturması, feministler olarak interseks haklarını, örgütlenme ve fon oluşturma çabalarımızın dışında bırakarak yolumuza devam edebileceğimiz anlamına gelmez.

Esasında belki de tam da bu yüzden, davranışlarımızın interseks gerçekliklerini kapsadığından emin olmalıyız. Mücadelelerimiz de birbirine bağlı; cinsiyet ikiliğine meydan okumak -interseks hakları aktivistlerinin yaptığı gibi- hepimize fayda sağlayacak feminist bir projenin parçasıdır.

Doktorlar, arkadaşlar, aileler ve daha geniş ölçekte toplum tarafından intersekslere yöneltilen damgalamayı -özellikle bedenleriyle ilgili bir “yanlışlık” ya da bir sağlıksızlık olduğu düşüncesini- azaltmak için interseks gerçekliği ve hakları konusundaki farkındalığı artırmalıyız.

İGM operasyonları sona ermeli. İnterseksleri yok olmaya zorlamayı bırakmalıyız. Bunun yerine, intersekslerin ihtiyaç duydukları kaynaklara erişerek ve kendi bedenleri üzerinde kendi kararlarını verme şansına sahip olarak dünyada var olma ve hareket etme haklarını desteklemeliyiz.

Sivil toplum interseks hakları aktivistlerini tanımalı, kapsamalı ve onlara fon sağlamalı. Feminist hareketler ve fon sağlayıcılar feminizmin yalnızca kadın haklarıyla ilgili olduğu düşüncesinden vazgeçmeli. Mücadeleleri diğer marjinalize edilmiş bireylerin mücadeleleriyle iç içe geçmiş olan intersekslere yer açılmalıdır.

Feminist fon sağlayıcılar; kaynakları, insan hakları söyleminde büyük ölçüde görünmez olan interseks topluluğa yönlendirmek için benzersiz bir konumdalar. Başka fon sağlayıcılarını da ikna edebiliriz. İnterseks hakları aktivizmini haritaya -ait olduğu gibi feminizmi ilgilendiren diğer meselelerin yanına- koymaya yardımcı olacak gücümüz -ve dolayısıyla sorumluluğumuz var.

2018’in başında feminist Mama Cash[6] fonu resmî olarak interseks hakları aktivizmini misyonumuza dahil etti.[7] Bu gibi çalışmaları yıllardır destekliyoruz fakat bu değişikliği yaptık, çünkü interseks hakları hareketinin ihtiyaç duyduğu ve hak ettiği görünürlüğü -ve en nihayetinde kaynakları- kazanmasına katkıda bulunmak istiyoruz. Bize katılacağınızı umuyoruz. Birlikte feminizme -ve feminist fonlamaya- “İ” harfini ekleyelim.


[1] Metnin İngilizce orijinali için bkz. Happy Mwende Kinyili, Sophia Seawell, “Intersex rights activists challenge the roots of gender oppression –and we must support them”, 16 Mayıs 2018, 2 Haziran 2020 tarihinde erişilmiştir. <https://www.opendemocracy.net/en/5050/intersex-rights-activists-challenge-roots-of-gender-oppression/> Sitenin izniyle çevrilmiştir. Vurgular orijinal metne aittir. (ç.n.)

[2] “U” harfinin İngilizce “undetermined” (belirlenmemiş), “unassigned” (atanmamış) gibi kelimelerin baş harfi olarak kullanıldığı söyleniyor. (ç.n.)

[3] Vakfın sitesine erişmek için bkz. 23 Haziran 2020 tarihinde erişilmiştir. <https://www.astraeafoundation.org/> (y.h.n.)

[4] Araştırmanın ortaya koyduğu bazı verilere veya raporların tamamına ulaşmak için bkz. “Global Surveys of Intersex and Trans Groups Reveal Critical Funding Gap”, 31 Ekim 2017, 3 Haziran 2020 tarihinde erişilmiştir. <https://www.astraeafoundation.org/stories/global-surveys-trans-intersex-groups-reveal-critical-funding-gap/>

[5] İstatistikî verileri açıklayan yazı için bkz. Hida, “How Common is Intersex? An Explanation of the Stats.”, 1 Nisan 2015, 3 Haziran 2020 tarihinde erişilmiştir. <https://www.intersexequality.com/how-common-is-intersex-in-humans/>

[6] Fona dair ayrıntılı bilgi için bkz. 23 Haziran 2020 tarihinde erişilmiştir. <https://www.mamacash.org/en/en-homepage> (ç.n.)

[7] Mama Cash web sitesinde yayımlanan ilgili yazı için bkz. “Mama Cash supports intersex rights activism”, 16 Şubat 2018, 2 Haziran 2020 tarihinde erişilmiştir. <https://www.mamacash.org/en/mama-cash-supports-intersex-rights-activism>

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir