Boğaziçi Üniversitesi’nde Cinsel Taciz Politikaları: 2011 – 2012 Yılında Gelinen Nokta

Ariya Toprak

Gökçe Oflu

Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü olarak kurulduğumuz yıldan beri tacizle mücadele etmek için çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Bu yazı, yaptığımız bu çalışmaların ve bu çalışmalar sonucunda gelinen son durumun bir özeti niteliğindedir.

BÜ’de Cinsel Taciz Politikalarına Dair Serra Müderrisoğlu ve Can Candan’la Söyleşi

Ariya Toprak

Gökçe Oflu

Geçtiğimiz dönem yaptığımız cinsel taciz çalışması boyunca bazı akademisyenler sürece dahil olarak bizimle birlikte çalışma yürüttüler. Bu süreç boyunca bu bültendeki “Boğaziçi Üniversitesi’nde Cinsel Taciz Politikaları: 2011 – 2012 Yılında Gelinen Nokta” başlıklı yazımızda da görebileceğiniz gibi belirli aralıklarla bir araya gelip okul yönetimine taleplerimizi birlikte ilettik. Geçtiğimiz sene boyunca atılan adımları konuşmak ve önümüzdeki sürece dair görüşlerini öğrenmek için Psikoloji Bölümü hocalarından Serra Müderrisoğlu ve Batı Dilleri ve Edebiyatı Bölümü’nde ders veren Can Candan ile bir söyleşi yaptık.

BÜ’de Küçük Bir Tur: Cinsel Taciz Nedir?

Burçin Yıldırım

Deniz Taşyürek

Meltem Keniş

2012 Bahar döneminde BÜKAK’ta yürüttüğümüz cinsel taciz çalışmasında üniversitede cinsel tacizi ve cinsel taciz karşısında üniversitenin sorumluluklarını tartıştık. 2007 yılında cinsel taciz çalışması yürüten ve cinsel taciz komisyonu sürecini başlatmaya çalışan BÜKAK’lılar, kapsamlı bir anket çalışmasıyla Boğaziçi Üniversitesi mensuplarının cinsel taciz algılarını öğrenmeye ve gündeme getirmeye çalışmışlardı.[1] Biz de bu yıl yürüttüğümüz çalışmanın ardından beş yıl sonra benzer soruları az sayıda Boğaziçi Üniversitesi mensubuna sormak için kampüste küçük bir tura çıktık.

Kamuoyuna: Boğaziçi’nde yaşanan taciz olayı ve süreç üzerine

Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü’nde (BÜKAK) çalışan feminist kadınlar olarak Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan bir taciz vakasından 30 Haziran ve 1 Ağustos tarihlerinde sosyal medyada ve mail gruplarında Boğaziçili Feministler imzasıyla paylaşılan metinler aracılığıyla haberdar olduk. İki Boğaziçi Üniversitesi mensubu arasında gerçekleşen bu olay, yaygınlaştırılan ilk yazıda, üniversitede araştırma görevlisi olarak çalışan Serdar Metin’in, üniversite öğrencisi olan bir LGBT arkadaşı yaş, akademik statü, toplumsal cinsiyet, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimden kaynaklı hiyerarşik konumundan faydalanarak taciz ve istismar ettiği şeklinde yer alıyordu. Yazıda polisin, hukukun ve akademinin cinsiyetçi tutumları genel olarak eleştiriliyor; bu yüzden tacize uğrayan kişinin soruşturma süreçlerine girmek istemediği ve yazıyı yayınlayan grubun kamuoyunu, Serdar Metin’e karşı tavır almaya ve Metin’i tecrit etmeye çağırdığı ifade ediliyordu. İki metnin yaygınlaşmasının ardından Serdar Metin, Facebook üzerinden paylaştığı açıklamasında neyle suçlandığının kendisine tam olarak açıklanmadığını, kendisinden bu zamana kadar açıklama istemediğini sadece birtakım yaptırımların devreye sokulduğunu dile getiriyor ve Boğaziçili Feministler imzasıyla dolaşıma sokulan metinlerle özel hayatının mahremiyetinin ihlal edildiğini belirtiyordu. Açıklamada, herhangi bir disiplin süreci işletildiğinde hakkındaki suçlamalara açıklık getirebileceği şeklinde yorumlanabilecek ifadeler de bulunuyordu. Okumaya devam et Kamuoyuna: Boğaziçi’nde yaşanan taciz olayı ve süreç üzerine

Hepsi Gerçek – Devlet Kaynaklı Cinsel Şiddet: Aktarım Notları

Özetleyenler: Esra Aşan

Gökçe Oflu

Seda Karakaş 

Hepsi Gerçek – Devlet Kaynaklı Cinsel Şiddet[1] Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu aktivistlerinden Avukat Eren Keskin ve Leman Yurtsever’in yayına hazırladığı, Punto Yayınları tarafından Aralık 2006 yılında yayınlanan ve büronun on yıllık çalışmalarının dökümünü sunan bir kaynaktır. Bu çalışmayla Türkiye’de militarizm güdümündeki şiddet ortamının ve özellikle devlet kaynaklı cinsel şiddetin kadınların hayatı üzerindeki tahrip edici etkileri görünür kılınmaya, konunun daha fazla konuşulmasına ve hak arama bilincinin güçlenmesine katkı sunulmaya çalışılmaktadır. Yaşadığı şiddeti açıklama cesareti gösteren ve bunu bir hak arama mücadelesine dönüştüren kadınların çalışmaları sonucunda şekillenen bu kitap ülkemizde tartışılması tabu olan devlet kaynaklı cinsel şiddeti tüm veçheleriyle gözler önüne seriyor. Kadın avukatların, doktorların ve kadın hareketi aktivistlerinin bu alandaki detaylı çalışmalarına yer verirken asker, polis, jandarma gibi devlet güçlerinin taciz ve tecavüzlerine maruz kalan kadınların tanıklıklarını da belgeliyor.

Bu yazıda Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu’nun kuruluş sürecini ve çalışma alanını, büroda şiddetin tanımı ve belgelenmesi üzerine yürütülen çalışmaları, hukuk süreçlerinin işleyişi ve sınırları üzerine yapılan değerlendirmeleri aktarmaya çalışacağız. Okumaya devam et Hepsi Gerçek – Devlet Kaynaklı Cinsel Şiddet: Aktarım Notları