Emma Goldman: Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir!
Emma Goldman: Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir!
Aktarım Notları
Deniz Taşyürek
Miralem Gür
2011 Bahar döneminde BÜKAK’ın feminist hareket tarihiyle tanışıklık kazanmak hedefiyle oluşturduğu Feminizmler çalışma grubunun bazı katılımcıları olarak Emma Goldman’ın Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir adlı kitabını okuduk ve grubun tümüne sunmak üzere bir aktarım hazırladık. Bu yazı ile Emma Goldman’ın kişisel tarihine, feminist aktivizmine ve adı geçen kitabındaki düşüncelerine yer verdiğimiz bu aktarımın derlenmiş halini sizinle paylaşmaya çalışacağız. [devam ...]
Neden Sadece Kadınlara Açık Kamusal Alanlar?
Kübra Çobanoğlu
Şebnem Keniş
“Neden kulüpte hiç erkek yok?” “Neden bu gösteri sadece kadınlara açık?” “Feministlerin 8 Mart Mitingine neden erkekler alınmıyor?” “Neden partilerin kadın kollarında çalışmak yerine bağımsız kadın örgütlenmeleri kuruluyor?” Bu sorular BÜKAK’ın ve feminist kadınların çok sıklıkla karşılaştıkları sorulardan birkaçı. Bu yazıda feministlerin neden sadece kadınlara açık alanlar oluşturmaya ihtiyaç duyduklarını ve feminist karşıt-kamuların önemini anlatmaya çalışacağız.
Feminist karşıt-kamular sadece kadınlara açık olarak tasarlanmış kamusal alanlardır. Feminist karşıt-kamuların en önemli amaçlarından biri erkek egemen kamusal alanlara alternatif bir söylemsel etkileşim alanı yaratarak kadınların eril baskı ve denetim altında olmayan bir iletişim sürecine girmelerine olanak tanımaktır. Böyle bir iletişim süreci kadınların kendi gereksinim, hedef ve stratejileri hakkında kendi aralarında müzakerede bulunabilmelerinin altyapısını oluşturur. Kadınların feminist karşıt-kamular içindeki tartışma, öüzakere ve eğitim süreçlerinden güçlenerek çıkmaları ve erkek egemen kamularla mücadelede daha dirençli olmaları hedeflenir. [devam ...]
Medyada Cinsel Şiddet Temsilleri ve Kadın Odaklı Habercilik: Burçin Belge ile Söyleşi
Merve Tabur
Öykü Tümer
Bağımsız haber portalı bianet’in editörü Burçin Belge ile ana akım medyada kadına yönelik şiddetin yansıtılma biçimleri, cinsel şiddeti gündemleştirmeyi amaçlayan kampanyalar, medyada çalışan kadınların maruz kaldığı cinsiyetçi tutumlar ve alternatif medyada kadın bakış açısıyla habercilik yapmanın önemi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. [devam ...]
Kadın Cinayetlerine İsyandayız! Hilal Esmer ile Kampanya Üzerine Söyleşi
Melce Hüsünbeyli
Öykü Tümer
“Erkeklerin Sevgisi Her Gün Üç Kadını Öldürüyor!” son zamanlarda en çok duyulan sloganlar arasında. Bu slogan, bir taraftan çarpıcı bir istatistikî veriyi sunarken diğer taraftan kadınların kadın cinayetlerine karşı yükselen öfkeli sesini de duyuruyor. Bağımsız Feminist Kadınlar, MOR ÇATI, Amargi, Filmmor, KADAV ve Sosyalist Feminist Kolektif’ten kadınların bir araya gelerek kurdukları İstanbul Feminist Kolektif (İFK) 2010 Nisan ayından bu yana “Kadın Cinayetlerine Karşı İsyandayız” platformunu oluşturup aynı isimli kampanyayı başlattı. Kampanyanın ilk eylemi Taksim Hill Otel’in çatısından, üzerinde “Kadın Cinayetlerine İsyandayız” yazan altmış metrelik bez afişin sarkıtılmasıydı. Kampanyanın en çok ses getiren ve basında kendine yer bulan eylemi ise 5 – 6 Kasım tarihlerinde İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İKAM (İstanbul Kadın Araştırmaları Merkezi Derneği) ortak çalışması sonucu düzenlenen Başbakan’ın, Kadından Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın ve üst düzey yetkililerin yoğun olarak katıldığı İstanbul Kadınist (Womanist) Konferansı’nda gerçekleşti. İFK’lı kadınlar konferansta, “Kadın erkek eşitliğine inanmıyorum” diyen ve kadın cinayetlerine kesinlikle değinmeyen Başbakan ve diğer konuşmacıları konferans salonunda açtıkları dövizlerle protesto ettiler. Dövizlerdeki sloganlar kampanyanın örgütlenme nedenini hem salonda bulunanlara hem de tüm Türkiye’ye gayet açık bir şekilde izah ediyordu: “Erkeklerin sevgisi her gün 3 kadını öldürüyor”, “Eşit değiliz denildikçe daha çok öldürülüyoruz”. Aynı gün yaptıkları basın açıklamasında da her geçen gün üç kadın daha ölmeden söylenmesi gerekenin kadınların kaç çocuk doğuracağı ya da ne kadar eşit olup olmadıkları değil, kadınların erkek egemen şiddetten nasıl korunabileceği olduğunu belirttiler. [devam ...]
MOR ÇATI Kadın Sığınağı Vakfı ile Söyleşi
Büşra Karpuz
Esra Aşan
Meltem Keniş
MOR ÇATI Kadın Sığınağı Vakfı yaklaşık 20 yıldır, şiddet gören kadınlara dayanışma ve sığınak desteği sağlıyor. BÜKAK’ta kadına yönelik şiddet üzerine yürüttüğümüz okuma çalışmaları sonrasında feminist dayanışmayı ilke edinmiş MOR ÇATI’lı kadınları ve çalışmalarını daha yakından tanımak amacıyla bir söyleşi yaptık. MOR ÇATI’dan Birgül Akay, Fatma Mefkure Budak ve Gökçe Kartaler’le MOR ÇATI’nın kuruluşu, kadın sığınaklarının işleyişi, çalışma yöntemleri ve geçtiğimiz Aralık ayında gerçekleştirilen 13. Kadın Sığınakları Kurultayı üzerine konuştuk. [devam ...]
Flört Şiddeti: Güzin Yamaner ile Söyleşi
Ceren Şafak
Elif Bozgan
Kadına yönelik şiddet konulu dosya çalışmamızda Türkiye’de çok gündemde olmayan ama üniversiteli kadınlar olarak bizi etkileyen bir konuyu tartışmaya çalıştık: Flört şiddeti. Çalışmamızda konuya dair kısa ve giriş niteliğinde bir aktarım gerçekleştirdik ve flört şiddetinin tanımı, mücadele yolları üzerine tartışmalar yürüttük. Yurtdışında bu konuda oldukça geniş çalışmalar ve detaylı incelemeler yapıldığı halde, çalışmamız esnasında Türkiye kaynaklı oldukça sınırlı sayıda çalışmayla karşılaştık. Bu çalışmalardan biri de Nevşehir Üniversitesi Cinsiyet Eşitliği Kulübü’nün geçen yıl 8 Mart etkinlikleri kapsamında düzenlemiş olduğu flört şiddeti konulu konferanstı. Biz de konferansın konuşmacılarından biri olan Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Güzin Yamaner’le internet üzerinden flört şiddetinin tanımı, bu konuda Türkiye’de yapılanlar ve yapılması gerekenler hakkında kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. [devam ...]
Şiddetin Normalleştirilme Süreci: Aktarım Notları
Özetleyen: Melce Hüsünbeyi
Uppsala Üniversitesi’nden sosyolog Eva Lundgren’ın Şiddetin Normalleştirilme Süreci[1] adlı kitabı, toplumda kabul gören şiddet tanımlarını ve eksikliklerini anlamak adına yola çıkan bir araştırmanın ürünüdür. Lundgren kitap boyunca kullandığı kavramsal çerçeveyi yaklaşık altmış kadar kadın ile onların eşleri ve çocuklarıyla yaptığı görüşmelerden hareketle geliştirmiş. Berna Ekal’ın çevirisiyle Rengahenk Sanatevi/Gökkuşağı Yayınları tarafından 2009 yılında yayınlanan Şiddetin Normalleştirilme Süreci, kadına yönelik şiddeti feminist bir bakış açısıyla nasıl ele alabileceğimiz konusunda oldukça yol gösterici bir kitap. [devam ...]
Türkiye’de Aile içi Şiddete Karşı Feminist Mücadele: Aktarım Notları
Derleyenler: Aydan Saraç
Büşra Karpuz
Meltem Keniş
Merve Tabur
BÜKAK’ta bu dönem aile içi şiddet biçimleri ve bunlarla mücadele yöntemleri üzerine bir çalışma yaptık. Bu çalışma kapsamında MOR ÇATI’nın yayımladığı Evdeki Terör[1], Kadın Sığınakları III. ve IV. Kurultayları[2], Geleceğim Elimde[3], ve Şiddete Karşı Anlatılar[4] isimli kitaplardan bölümler okuduk ve MOR ÇATI broşürlerinden yararlandık. Bu yazı, kulüp içinde yaptığımız aktarım çalışmasının notlarından oluşmaktadır. [devam ...]

